ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

SANSÜR, OTO-SANSÜR, EGO-SANSÜR

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Dün, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayram’ıydı. Basında sansürün kaldırılışının (bu kaldırılışı Meşrutiyet koşullarında ve ne oranda bir kaldırıştır, not edelim) 112. yıldönümüne atfen kutlamaktan ziyade sansürün neresindeyiz, sorusunun cevabını aramak mesleki olarak önemli bir tutum.

İkinci olarak yaygın basında olduğu gibi bu günün yerel ölçekte de gazetecilerin ve gazetecilik ilkelerinin hatırlandığı, bilince çıkartıldığı, bu yönüyle mesleğe saygınlık katan etkinlik ve programların tümüyle ortadan kalkışının nedenlerini sorgulamalıyız?

24 Temmuz Gazeteciler Bayramı ve sansürün ülkemizdeki tarihçesi, trajik-komik seyri ve bugün aldığı hal üzerine Hüseyin Aksakal arkadaşımızın bugünkü yazısında belirttikleri yeterince aydınlatıcı ve açılayıcı olduğu için işin o kısmına pek girmeyelim.

Yazımızı iki ana başlık üzerinde, birincisi sansür kavramını çeşitlendirerek, ikincisi itibarsızlaşan bir meslek olarak gazetecilik pratiğimiz olarak kurgulayalım.

SANSÜR VE GAZETECİ

Günümüzde sansür kaba gözlemle üç şekilde karşımızda çıkmaktadır. Ancak bu sınıflandırmada gazetecinin tutumu kanımca farklılık arz etmelidir.

Klasik anlamda sansür, iktidarın, yasa koyucunun veya her hangi bir güç sahibinin yazılı, görsel veya işitsel herhangi bir düşünceyi veya konuyu yazmayı, yaymayı kati suretle yasaklamasıdır. Bu genel anlamda “yasal tedbirlerle”, “yargı” tehdidiyle veya ekonomik baskıyla yapılmaktadır. Gazetecinin bu tür sansür anlayışına karşı temel misyonu, her şart altında gerçeğin açığa çıkması için mücadele etmektir.

OTO SANSÜR VE GAZETECİ

Sansürün ikinci türü olan oto-sansürü de negatif ve pozitif olarak iki şekilde görüyoruz.

Gazetecinin görevini yaparken, kendisini sınırlandırdığı ve negatif oto-sansür diyebileceğimiz sansür çeşidi yine klasik sansürün bir uzantısı olarak karşımıza çıkar. Gazeteci dolaylı olarak yazacağı veya yapacağı haber veya yazının her hangi bir güç sahibinin hoşuna gitmeyeceği kaygısıyla kendisini sınırlandırır. Yazdığı, yaptığı takdirde başının belaya gireceği, maddi ve manevi zarar göreceği korkusu gazeteciyi baskı altına alır. Bu negatif oto-sansürdür ve gazeteci bu sansür çeşidiyle de mücadele etmelidir.

Gazetecinin meslek ilkeleri ve toplumsal sorumluluk gereği haber ve yazılarında kişi hak ve özgülüklerine, en geniş anlamda toplumun yararına ve günümüzde çok daha öne çıkan dezavantajlı gruplara karşı göstermesi gereken hassasiyeti de bir çeşit oto-sansür olarak görmeliyiz. Ancak bu mesleğe ve gazeteciye saygınlık katacak pozitif bir oto-sansürdür. Yani her türlü habercilik ve yayın faaliyetinde kadın, çocuk, özelbireyler gibi toplumsal katmanlara zarar verici bir tutuma girmekten imtina etmesi, kişi haklarına, toplumsal değerlere hassasiyet göstermesi bir zafiyet değil, erdemdir.

EGO-SANSÜR 

Hemen her meslek dalında ortaya çıkan, kaynağı mesleğin kendisi değil, mesleği icra ettiğini ileri sürenin kişiliğindeki boşluklardan beslenen, mesleği bu yetmezliklerin zırhı olarak kullanan ve zaafları etrafında dokunulmazlık kozası örmeye çalışan, bu yönüyle mesleği de itibarsızlaştıran kişilerle ilgili bir durum bu da. Bu durumda kişi yerini bilmiyorsa, bağlı bulunduğu temel ahlaki ölçütler yoksa sonuç hem kendisi, hem toplum, hem de meslek için felaket oluyor. İşte bu durumda yapılacak yegane ve en olumlu sansür çeşidi; kişinin kendi yetmezliklerine karşı EGO-SANSÜR olarak çıkıyor karşımıza.

NEREDEYİZ?

Genelden yerele, yerelden bireye doğru baktığımızda “SANSÜR” karşısında pek de iyi bir yerde olduğumuz söylenemez. Sansür ismen yasal bir uygulama olmamakla birlikte, yasaların yorumu, özellikle siyasi iktidarın çıkar ve beklentilerine hizmet edecek tarzda basının üzerindeki en büyük baskı olarak halen varlığını sürdürüyor. Kimi haklı uygulamalar dışında gazetecilere verilen cezalar, yayın durdurmalar, para ve kapatma cezaları sansürün, kaldırılışının 112. yılında da tüm şiddetiyle sürdüğünün işaretidir. Basın ve gazetecilerin kamusal yaptırımı elinde tutan bu dolaylı sansür mekanizmasına karşı duracak ne maddi ne örgütlü gücü vardır.

Oto-sansürde de durumumuz içler acısıdır. İstisnalar hariç ülkede güçlüden değil de haklıdan yana meslek icra eden, neyi yazıp yazmayacağına maddi beklentiler üzerinden ya da yaptırımlardan korunma kaygısını aşarak karar veren gazete ve gazeteciden bahsetmek çok güç. Bu yerel ölçülerde çok daha fazla böyle.

Ancak gazeteciliği hepten mecalsiz bırakan, içten içe çürütüp bir kolera sokağına dönüştüren, mesleği bir koruma duvarı olarak kullanmayı bir çeşit gazetecilik bellemiş, EGO-SANSÜR yeteneği evrim geçirerek, EGOSANTRİK (ben-merkezci) bir hal almış kişiliklerimizle Ereğli’de mesleğin önündeki en büyük engeller bizler, yani gazetecileriz.

Bu tespit ve yazının hedefi de şu veya bu kişi değil, hepimiziz.

Anlatılan bizim hikayemizdir özetle…24 Temmuz Basın ve Gazetecler Bayramı’nda hem gazeteciler hem de farklı bir kurum tarafından organize bir etkinliğin gelişememesi saygınlık ve özsaygımızın dibe vurduğunun ispatıdır. Gerisi, “ayna ayna söyle bana benden daha güzel gazeteci var mı?”  masaldır. Bizim masala değil, gerçeğe ihtiyacımız var oysa….



YORUMLAR


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

“SATILMIŞ GAZETECİ”


14 Temmuz Salı akşamı, Ereğli Gazeteciler Derneği Başkanı Necati Günay ile oğlu CHP Karadeniz Ereğli Belediye Meclisi üyesi ve Ke... Devamını oku >>

BİR “GÜNAH VADİSİ”, SOSYAL MEDYA…


Türkiye’de her dönem en arızalı sahaların başında olagelmiştir basın faaliyetleri. Varoluşu gereği eleştirel ve bağımsız ol... Devamını oku >>

BENİM JENERASYONUM SENİN JENERASYONUNU DÖVER


İlginç bir toplumuz vesselam. Çoğu kez kişisel marifetlerimizle yetinmeyiz. Kendimizi anlamlı kılmak, önemli göster... Devamını oku >>

ZONGULDAK “LOBİSİNİN” EREĞLİ FOBİSİ


İlçeleriyle birlikte Zonguldak siyasetinin en bilinen karın ağrısıdır. Lobicilik, yerelcilik, klikçilik. Özellikle siyas... Devamını oku >>

ANNELİK DOĞADAN GELİR, BABALIK SONRADAN ÖĞRENİLİR...


Her babalar gününde olduğu gibi özellikle sosyal medyada tekrar eden bir ritüel bu günde boy gösterdi. Yapısı... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

SANSÜR, OTO-SANSÜR, EGO-SANSÜR
EREĞLİ’YE İLHAM VERMEK…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

6,9810
8,1963
441,54

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

açık
açık 27o

SON YORUMLAR