ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

BİR “GÜNAH VADİSİ”, SOSYAL MEDYA…

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Türkiye’de her dönem en arızalı sahaların başında olagelmiştir basın faaliyetleri. Varoluşu gereği eleştirel ve bağımsız olması gereken basın, toplumu ve muhaliflerini kontrol altında tutmak isteyen siyasal iktidar ve siyasi iktidarı yıpratmak isteyen muhalefet bu nedenle basın özgürlüğü konusunda ortak bir fikre sahip olamaz.

İnternetin gelişimiyle, bilginin ve her türlü iletişimin nerdeyse ışık hızında dönmeye başladığı yeni bir mecra yeni bir ufuk açıldı insanoğlunun önüne. Bu mecranın en önemli sahası hiç şüphesiz sosyal medya platformları.

Günümüzde dünya ölçeğinde milyonlarca insana hitap eden sosyal medya platformları üzerinde tartışmaların 2 temel kaynağını tespit ederek konuya girmek daha gerçekçi olacak.

Bir: En başta gelen neden bu platformların ağında bulunan insan sayısı. Bu korkunç sayı iletişim teknolojilerinin geldiği boyut göze alındığında milyonlarca insanın her türlü bilgisine iletişim imkanı sağlıyor. Kimlik bilgilerinden tutun da siyasi görüşüne, hobilerine kadar.

İki: Bu bilgilere ulaşım tek tek her bireyin kişilik haklarının saldırı altında olması tehlikesinin yanı sıra dünyayı, ülkeleri yönetme kavgasındaki siyasi organizasyonların dahası bu sahayı mega bir reklam, pazarlama ve müşteri alanı olarak gören küresel şirketlerin ağzının suyunu akıtıyor. Yani iş dönüp dolaşıyor BİLGİNİN VE PARANIN kontrolüne, paylaşımına dayanıyor.

İnternette bir konu hakkında gezinti yaptıktan sonra sosyal medya hesaplarımızda boy gösteren reklamların o konuya ilişkin ürünü pazarlaması nasıl bir gerçekle karşı karşıya olduğumuz hakkında sadece basit bir örnek.

Yine kimi ülkelerde yaşanan seçimlerde, seçmenlerin bilgilerinin o ülkedeki siyasi partiler veya iktidarlarla paylaşıldığı söylentileri bu gücün diğer bir göstergesi.

Tabii, bu iki temel vurguya geniş yığınların manipüle edilmesi, kışkırtılması, trol faaliyetleri dediğimiz propaganda ve karşı propaganda faaliyetlerini de ekleyince şekil daha da belirginleşiyor.

Tüm bunların yanı sıra kendisini farklı mecralarda ifade edemeyen kişiler, çevreler, muhalif gruplar, gençlik kitleleri gibi bir anlamda düzenle sıkıntı yaşayanlar da sosyal medyayı bir “özgürlük” sahası olarak değerlendiriyor.

SİYASİ MÜCADLEYİ KİMLİK SALDINA İNDİRGEMEK

Türkiye’de zaman zaman kamu kararıyla yasaklanan, erişimi engellenen ancak kör topal da olsa halen varlığını devam ettiren sosyal medya deneyimi ve kullanımı son günlerde yeniden tartışılır oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı ve damadı Esra-Berat Albayrak çiftinin yeni doğan bebekleri sonrası sosyal medyada yapılan çirkin paylaşım, bir “günah vadisi” olarak sosyal medyayı yeniden gündeme taşıdı. Her kesimden yapılan kınamaları, iktidarın gayri resmi ortağı MHP lideri Bahçeli’nin sosyal medyadan hicreti izledi. Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan sosyal medyadaki denetimsizliğe işaret ederek yeni düzenlemeleri gündeme getirdi.

Burada öncelikli olarak Albayrak çiftine özellikle de Esra Albayrak’a kadın ve ana kimliği üzerinden yapılan saldırıyı kesin bir dille karşı çıkmak gerekir. Kimi “muhaliflerin” düştüğü hata gibi burada söz konusu olan bu insanların siyasi görüşleri, işgal ettikleri sosyal veya siyasal konum değil, kişilik hakları en önemlisi bir kadının, bir annenin kimliği, kişiliğidir. İktidar çevreleri, benzer saldırılar farklı düşünen insanlara yapıldığın da sessiz kaldı demek, muhalif bir tutumdan ziyade özgürlüğü ve insan haklarını bilince çıkarmamanın sonucudur.

Açıkçası, siyasi iktidar buradan hareketle sosyal medyayı tümüyle denetim altına alma fırsatçılığı içerisinde olabilir. Bunu ayrıca tespit etmeli, ayrıca eleştirmeli.

KARİZMA ZEDELENMESİ

Bu tespiti yaparken, üzerinden atlanmaması gereken bir diğer gerçek ise tüm bu gelişmelerden birkaç gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere yönelik gerçekleştirdiği canlı yayında geçlerin yayını bir anda bir protesto platformuna çevirmesidir. Bu durum sahip olduğu siyasi kudret, iktidar gücü açısından Erdoğan’ın karizmasına gençler tarafından atılmış küçük ama derin ve birazda muzipçe çiziktir.

Süregelen tartışmaların altına bir de bu çiziği eklemek konuyu daha anlaşılır kılacaktır.

SİYASİ İKTİDARIN HEDEFİ

Siyasi iktidarın sosyal medyanın denetimi başlığında sürdürdüğü tartışma ve olası düzenlemeleri tek bir amaca dönük açıklamak zor.

Özetle ve sırayla…

Her biri küresel bir şirket olmuş sosyal medya platformlarını ülke internet ağında rahatça dolaşabilmeleri için mali bir bedel ödemeye zorlamak…

Yine aynı şirketleri, iktidarın rızası olmayan konuları, paylaşımları engellemeye ve nihayetinde kendi siyasal çıkarlarına hizmet eden bir çizgide tutmak. Tabii buna istendiğinde bilgi paylaşımını da eklemek gerekir.

Düğer bir amaç ise sosyal medyayı genellikle muhaliflere özellikle çok daha yaygın kullanan ve iyiden iyiye bir Ak Parti karşıtlığında kümelenen muhalif gençlere dar etmek, biraz da cezalandırmak.

YASAKLAMAK ÇÖZÜM MÜ?

Tümü tartışılır, mantıklı veya mantıksız bulunabilir hedefler. Ama en çok da sonuncusu. Şu çok açık… Günümüz gençliği kendinden önceki kuşakların algıladığı tarzda bir siyaset algısına sahip değil. Onlar, her açıdan daha az kalıpçı daha çok özgürlükçü. Daha fazla nefes almak, gençliklerini yaşamak ve gelecek güvencesi arıyor. En özgür saha olarak da kendi kuşaklarının içine doğduğu sosyal medyada hareket ediyorlar. Nefes alıyorlar. Kendilerini ifade ediyorlar.

Bu sahanın “kanun” kuvvetiyle gençlere “yasaklanması” asla sorunu çözmeyecektir. Yine yapısı gereği karşı durma ve “yasak çiğneme” meyli olan gençleri başka yollar aramaya, iktidarın “yasa dışı”, gençlerin “meşru” ilan edeceği yollara itecektir.

 

 



YORUMLAR


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

“YASAK AŞK” HABERLERİNİN GERÇEK MAĞDURLARI! “VURUN KAHPEYE”


Türkiye’nin yetiştirdiği değerli düşünce insanı ve siyasetçi, rahmetli Yaşar Nuri Öztürk’ü... Devamını oku >>

MADALYONUN İKİ YÜZÜ: “HAİN” ARINÇ, “KAHRAMAN” ÇAKICI…


Geride bıraktığımız haftaya iki isim damga vurdu. Neredeyse birbirleriyle hiçbir ortak yanı yok bu iki ismin. Kullandıkları dil, ... Devamını oku >>

EREĞLİ’NİN KÜÇÜK GELİNİ KİM?


Rahmetli annemin numunelik lafları vardı. Hemen her durumda lafı çok uzatmaz, durumu sade şekilde özetleyen, izah eden bir d... Devamını oku >>

BİR YEM BORUSU OLARAK, “EREĞLİ İL OLSUN” SÖYLEMİ VE POSBIYIK’IN ÜÇÜNCÜ YOLU


Kimi durumlar vardır. İzahı için saatlerce konuşulabilir. Ya da cuk oturacak bir sözle, deyimle fazla lafa gerek kalmaz. Bil... Devamını oku >>

DÜĞÜN DEĞİL BAYRAM DEĞİL, POSBIYIK KİMİ ÖPÜYOR?


Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, siyaset ve yöneticilik açısından küçümsenemeyecek bir birikim ve deney... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

“YASAK AŞK” HABERLERİNİN GERÇEK MAĞDURLARI! “VURUN KAHPEYE”
HİPOKRAT’IN TORUNLARINA DİYECEĞİM VAR…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

7,8324
9,3696
448,00

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

kapalı
kapalı 10o

SON YORUMLAR