KÖYLER GÖÇTÜ OYUNU

Karadeniz Ereğli’de Kurban Bayramı, etkinliklerin ve turnuvaların Covid 19 Pandemisi nedeniyle kısıtlandığı bir ortamda gerçekleşti. Geçtiğimiz yıllarda köylerde düzenlenen futbol turnuvaları, daha önce gerçekleştirilen toplu oynanan çeşitli oyunların yerini aldı. Çocukların oynadığı Gupben, Galesir, çelik çomak gibi oyunların yanı sıra, yetişkinlerin katıldığı karakucak turnuvaları ve köylerin bir araya gelmek suretiyle oynadığı çeşitli oyunlar da bugün itibarıyla unutuldu. Bunların en önemlisi bugün artık nadiren oynanan ve çoğu unutulmuş olan Köyler Göçtü oyunudur.
Köyler Göçtü oyunu, yetişkinlerin katılımı dolayısıyla çocukların oyunlarından biraz daha zorlu yönleri olan bir oyundur. 2014 Yılında Ballıca köyü halkından, o dönemde 70 yaşında olan Niyazi Çınar’ın anlatımıyla, merhum Prof. Dr. Ali Osman Özcan ve Gazeteci Hüseyin Aksakal’ın çalışmasıyla kayda geçen bu oyun, aynı zamanda bölgede yaklaşık iki asır önceki bir iskân hikâyesini öyküleştiren bir etkinlik olarak da değerlendirilebilir.
KİMLER OYNUYORDU?
Ereğli’nin kimi bölgelerinde oynanan “Köyler Göçtü” oyunu, oynandığı ortamda bulunan herkesin aktif veya pasif şekilde katıldığı bir oyundur. Genellikle iki veya daha fazla köyün insanlarının bir araya gelebildiği, Düğünler, Bayramlar, Karakucak Müsabakaları gibi zamanlarda, köy meydanları, harman düzlükleri ve benzeri düz bir alanda oynanır.
Oyunun en önemli ayırıcı özelliği, sadece yetişkinlerin oynadığı bir oyun olmasıdır. Oyuna aktif olarak katılanlar genelde 20 ila 35 yaş aralığında kişilerdir. Ancak oyun oynanırken pasif katılımcı pozisyonunda olan seyircilerde, sözü edilen yaş sınırına bağımlı değildir.
Aktif katılımcılar, en az 10 kişiden oluşur. Bir Turacı, bir ebe ve kalanlar da oyunculardan ibarettir. Aktif katılımcıların sayısının 40’ın üstüne çıktığı oyunlar dahi görülmüştür. Oyun eğlence etkisi devam ettiği sürece devam eder. Ancak iki saatin üstüne çıktığı nadiren görülmüştür.
HANGİ ARAÇLAR KULLANILIR?
Oyunda kullanılan en önemli araç, oyun kuralları içinde aktif oyuncuların cezalandırılması için kullanılan “Tura” dır. Tura, küçük bir torba, büyükçe bir mendilin ucuna içine, cezalandırılan kişide kalıcı bir yaralanma veya sakatlığa yol açmayacak şekilde bez, kağıt parçaları doldurulup, bir urganla bağlanmasıyla elde edilen, futbol topundan küçük bir nesnedir. İstenilen ağırlığın elde edilmesi için çaputların ortasına küçük bir taş konulduğu da olur. Bağlanan ipin uzunluğu, kullananın ceza amacıyla vurmasına izin verdiği gibi, uzaktan atarak da kullanabilmesi için uzun tutulur.
İkinci araç ise ebenin belirlenmesi için kullanılan küçük bir nesnedir. Bu nesne bir mendil, bir taş, bir dal parçası olabilir. Çoğunlukla bu iş için bir mendil veya benzeri bir kumaş parçası kullanılır.
TURACI, EBE, OYUNCULAR VE SEYİRCİLER…
Tura denilen içi çaputla dolu torba veya mendili kullanarak ebeyi cezalandıran kişidir. Turacı oyundaki en özellikli kişidir. Kondisyonu yüksek, espri yeteneği fazla kişiler arasından seçilir. Oyun kurulduğunda çoğu zaman Turacının kim olduğu en baştan bellidir. Turacı görevini yapabilecek yetenekte birisi yoksa oyun kurulmaz. Turacı oyun başladıktan sonra değişmez.
EBE, OYUNCULAR VE SEYİRCİLER…
Ebe, Turacı’nın oyun düzeni alındıktan sonra aktif oyuncular arasından seçtiği kişidir. Turacı ebeyi seçerken, oyun kapsamında üretilecek esprilerin seyirci üstündeki etkiyi göz önünde bulundurur.
Aktif oyuncular, oyuna katılmaya gönüllü herkesin katılımıyla oluşur. Oyunculardan birinin ebe olarak seçilmesi durumunda kimi zaman uzun süre koşması gerekebildiğinden gücü kuvveti ve kondisyonuna güvenenler oyuna katılır.
Seyirciler oyunun pasif katılımcılarıdır. Ebe, Turacının önünden kaçarken seyircilerin arasına girerek onları da oyuna katabilir. Köy meydanlarında oynanan oyunlarda, ebenin çevredeki evlere girdiği, o evlerdekileri de oyuna çektiği görülmüştür. Böyle bir durum yaşandığında evlerdekiler ebe evlerine girmesin diye ebenin üstüne su, kül, toprak gibi nesneler atarak eğlence etkisini arttırır.
NASIL OYNANIR?
Oyuncular ikili gruplar oluşturur. Bu ikili gruplar oyunun oynandığı alanda daire şeklinde dizilir. Dairenin büyüklüğü, katılımcıların sayısı ve meydanın izin verdiği ölçüde büyük olabilir. Örneğin otuz kişi katılıyorsa, on beş grup oluşturulur.
İkili grupların üyelerinden birisi yere çömelir, diğeri de yere çömelen arkadaşının arkasını görmesi mümkün olmayacak şekilde arkasında ayakta durur. Turacı söz konusu dairenin dışında, elinde turayla bir yönde dönmeye başlar. Dönerken esprili hareketler ve sözler ederek seyircileri güldürmeye çalışır.
Turacı, çömelen oyunculardan birinin arkasına, ebeyi belirlemek için kullanılacak nesneyi fark ettirmeden bırakır ve turuna devam eder. Çömelen kişi nesnenin arkasında olduğunu fark edebilirse (mendil diyelim) mendili eline alarak ebe olmaktan kurtulur. Turacı da turunu tamamladığında mendili alarak turuna devam eder ve mendili başka birinin arkasına bırakır. Ebe mendilin arkasında olduğunu fark etmezse, Turacı turunu tamamladığında “Köyler Göçtü” diye bağırarak elindeki turayla hem ebeye, hem de ebenin takım arkadaşına vurur. Ebe bu durumda kalkarak dairenin etrafında koşmaya başlar.
Turacı ebeyi kovalarken, “Babanın sözünü niye dinlemedin”, “Niye anana bakmıyorsun”, “Sarı öküze yemini niye vermedin”, “Geçen yıl bayramda dedenin hatırını sormadın” gibi gerçek veya gerçekdışı ifadelerle takaza eder. Seyirciler de bu türden esprilerin çeşitlilik kazanmasına tezahüratlarıyla katkıda bulunur.
Ebe, kovalanırken beklenmedik bir anda oyuncu takımlarından birine sarılır. Bu durumda Turacı “Köyler Göçtü” diye bağırarak ebe, çömelen kişi ve ayaktakini Tura ile cezalandırmaya devam eder. Ebe, çömelen ve ayakta duran kişi toparlanmaya çalışır. Eğer ebe ayakta veya çömelik pozisyonda yer alabilirse, açıkta kalan kişi yeni ebe olarak oyuna devam eder. Turacının “Tersine göçtü” diye bağırması halinde ise ebe ve Turacının koşu yönü tersine döner.
OYUNA MECBURİ KATILANLAR… SEYİRCİLER… YAKINDAKİ HANE HALKLARI…
Ebe koşarken seyircilerin arasına dalarak bir iki kişiye de sarılabilir. Bu durumda turacı ebeyi cezalandırdığı gibi, seyirciyi de cezalandırır. Köy meydanlarında oynanan oyunlarda ebenin peşindeki Turacıyla birlikte etraftaki evlere çıktığı ve evlerdeki izleyicilerin de Turacının darbelerinden nasibini aldığı biliniyor. Yukarıda da belirtildiği gibi, ebe evine çıkarken, ev sahibi gelmesin diye kül, su gibi şeyler atarak eve gelmesini önlemeye çalışır. Tüm seyirciler, Turacının esprili takılmalarına katkı verir. Ebe her halükarda turadan payını alacak seyirciyi sarılmak suretiyle seçer. Bu kişinin kimi zaman ebenin hatırının geçtiği kadınlar arasından da olabildiği görülmüştür.
Oyunun ne zaman, hangi sürede bittiğine dair bir kural yok. Ya seyirci ve oyunculardan birisinin teklifi, ya da Turacının yorulmasıyla oyun sona erer. Bayramlarda oyunun ardından başka köylerden gelenler varsa evlere yemeğe davet edilir.
İSKAN VE GÖÇ HİKAYESİ…
Oyunun anlattığı tarihin, Yunanistan’ın Osmanlı’dan ayrıldığı 1832 ile Bulgaristan’ın kuruluşu ile sonuçlanan 1876-77 Osmanlı Rus Savaşının sonunda yaşanan göç hareketlerinden birini ifade ettiği görüşü yaygın olarak kabul edilmektedir.
Merhum Prof. Dr. Ali Osman Özcan, oyunun 18. Asırdan itibaren uygulanan iskan ve göç uygulamalarını hikaye ettiğini savunmuş, “Turacı meşruluğunu taşıdığı tura ile açıkça göstermektedir. Tura ona bir meşruluk kazandırmaktadır. Diğer köylüler onun sözünü dinlemekle mükelleftirler. Turacı sayesinde oyun oynayanlar karınlarını da evlerden yiyecek içecek toplayarak doyurmaktadırlar” ifadelerini kullanmıştı.
Oyunda “Turacı” olarak rol alan kişinin, göç esnasında devleti temsil ettiği düşünülmektedir. Kurallara uyulmasında eksiklik yaşandığında elindeki “Tura” ile oyunun toplumunu oluşturan, hatta izleyici durumunda olan kişileri de cezalandırabildiği göz önüne alınırsa, “Tura” nın, Osmanlı döneminde devletin en temel simgelerinden olan “Tuğra’dan bozularak daha sonraki zamanlara ulaştığı düşünülmektedir. Oyunun benzerlerinin, Anadolu’nun farklı bölgelerinde de çeşitlemeleri bulunması, resmi iskan politikasının kapsamının büyüklüğü hakkında fikir vermektedir. Merhum Prof. Dr. Özcan’ın aktardığına göre, “Açıklamalı Divan Şiiri Sözlüğü-Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı” adlı kitabın 295. sayfasında “Köy Göçtü” oyunu da bu oyunun bir varyantıdır.
Oyunun içeriğinden, köylerin toplu olarak göç ettiği anlaşılmaktadır. “Göçtü” ifadesi, bugün yerel lehçede “Çöktü” anlamına gelen sözcüğü değil, gerçek anlamıyla “Göçmek”, “Göç etmek, eylemek” sözcüklerini ifade ettiği neredeyse kesindir.
Haber: Hüseyin Aksakal
Fotoğraflar: Cemaller Köyünde oynanan bir Köyler Göçtü oyunundan…
YORUMLAR
İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler
DEVLET TİYATROLARININ KARAR ADLI OYUNU EREĞLİ´DE SAHNELENİYOR
14.1.2020 21:55 1911DEVLET TİYATROLARININ KARAR ADLI OYUNU EREĞLİ´DE SAHNELENİYOR TARİH:15 OCAK ÇARŞAMBA SAAT:20.00 HÜSEYİN TATOĞLU KÜLTÜR MERKEİ ...
TEK KİŞİLİK “KARANLIĞIN YÜREĞİ”…
28.12.2021 11:37 1961Zonguldak'ta, eşleri madende ölmüş olan kadınların yaşadığı çeşitli sorunların anlatıldığı “Karanlığın Yüreği” isimli tek kişilik oyun sahnelen...
Çakır oyunu kullandı… “Hayırlı olsun” dedi…
14.5.2023 13:20 2122AK Parti Önceki Dönem İlçe Başkanı ve Demokrat Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mehmet Fatih Çakır oy kullanmasının ardından, Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Mi...
Son Eklenen Haberler
ZONGULDAK´TA SİLAHLI KAVGA: 1 ÖLÜ
20.3.2026 23:13 1463Zonguldak'ın iki arkadaş arasında çıkan silahlı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre, Dereköseler köyünde saat 17.30 sıralarında, ...
MUHTARDAN ÇOCUKLARA İZZETÜİKRAM
20.3.2026 22:52 680Kapı kapı gezen çocukların bayramda şeker toplama adetini bir üst seviyeye çıkaran muhtar, her dini bayramda evinin içine kurduğu ‘mini markette&r...
EREĞLİ KÖYLÜLERİ EYLEM BAŞLATTI
20.3.2026 14:11 543Zonguldak’ın Ereğli ilçesine bağlı Hasbeyler Köyü’nde vatandaşlar içme suyu şebekesinin yakınına beton santrali kurulmasına tepki göstere...
EREĞLİ’DE BAYRAMLAŞMA…
20.3.2026 14:02 289Komşu coğrafyadaki çatışmalara ve sivil ölümlerine dikkat çeken Karadeniz Ereğli Kaymakam Fatih Yılmaz, “orada katledilen çocuklar, kadınlar ...
BEUN PERSONELİ TOPRAĞA VERİLDİ
19.3.2026 14:00 472Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) camiası, Mühendislik Fakültesi idari personeli Abdulkerim Arslan’ı kaybetmenin üzüntüsün...
ANKET BAŞLADI!
19.3.2026 13:09 348Zonguldak Havalimanı yeni destinasyon talep anketi başlatıldığı bildirildi. “Batı Karadeniz Bölgesi’nde artan sanayi yatırımları, gelişen lojistik altyapı...
GMİS: “RAMAZAN BAYRAMI’NIN HUZUR VE BARIŞ GETİRMESİNİ DİLERİZ”
19.3.2026 12:55 308Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil, Yönetim Kurulu adına bir mesaj yayınlayarak Ramazan Bayramı’nı kutladı. Yeşil, bayramın; ka...
Erdemir Ramazan Bayramı mesajı
19.3.2026 12:48 287Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. ...
RAMAZAN BAYRAMI´NDA ALINAN TRAFİK TEDBİRLERİ
19.3.2026 11:34 337Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Trafik Başkanlığı Denetleme Şube Müdürü 2. Sınıf Emniyet Müdürü Zafer Aydın, Ramazan Bayramı'nda ...
ZONGULDAK’TA YAŞAYAN YABANCI ÖĞRENCİLERİN İSTEĞİ...
18.3.2026 15:31 711Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nde (BEUN) eğitim gören ve ülkelerindeki çatışmalar nedeniyle bayramı ailelerinden uzakta geçiren uluslarar...





















