18 MEZAR AÇTIRDI, OĞLUNUN CENAZESİNE ULAŞTI

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde enkazdan çıkarıldıktan sonra kaybolan oğlunu bulmak için 4 yıl boyunca emniyet, hastane ve morgları dolaşan 70 yaşındaki Emine Cebeci, mahkeme kararıyla açtırdığı 18 mezarın birinde evladının cenazesine ulaştı.
Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan depremin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, o gece yaşanan acılar ve sonrasında verilen mücadeleler hafızalardaki yerini koruyor. Deprem gecesi oğlu Serkan ile birlikte enkaz altında kalan 70 yaşındaki Emine Cebeci, 16 saat sonra yaralı olarak kurtarıldı. Oğlu ise 13. saatte enkazdan çıkarılarak hastaneye sevk edildi ancak sevkin ardından kendisinden bir daha haber alınamadı.
Bir yıl boyunca hastanelerde tedavi gören ve 14 kez ameliyat olan Cebeci, tüm yaşadığı zorluklara rağmen oğlunu aramaktan vazgeçmedi. 4 yıl boyunca Türkiye'nin dört bir yanında oğlunun izini süren, emniyetleri, hastaneleri ve morgları dolaşan Cebeci, başlattığı hukuki mücadele sonucu 18 mezarın açılmasını sağlayarak evladının cenazesine ulaştı.
"1999 bizim için milattan önce ve milattan sonra gibi oldu"
O gece yaşadıklarını anlatan Emine Cebeci, "Derler ya, 'milattan önce, milattan sonra' diye. Bizim için de öyle oldu. 1999'dan önce bir hayatımız vardı, 1999'dan sonra başka bir hayata döndük. O gece oğlumla beraber evdeydik. Çok sıcak bir ağustos ayıydı. Bu sıcaklar beni zaten hep korkutur. Yine böyle kötü, sıcak bir geceydi. Oğlum astsubaylığı kazanmıştı. 'Gece erken yatayım, yarın sabah raporlarımı götüreceğim askeriyeye' dedi. Televizyon izliyordum. O sırada büyük bir gümbürtü koptu. O kadar büyük bir gümbürtüydü ki deprem olduğunu düşünemedim. Bir an evin altından tren geçiyor zannettim. Öyle sert bir sarsıntıydı. Birden fırladım. Oğluma koşturayım, korkmasın diye düşündüm. Ne yazık ki üç adım atabildim, dördüncü adımı atamadım. Hani '45 saniye sürdü' dediler ya, biz ilk 10 saniyede yıkılan evlerden biriydik" dedi.
"Öyle bir sarsıntıydı ki döne döne yıkıldık"
Birinci katta oturduklarını ve üzerlerinde 5 kat bulunduğunu belirten Cebeci, sarsıntının şiddetine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sağa sola çarpa çarpa, döndüre döndüre evimiz yıkıldı. Öyle bir sarsıntıydı ki döne döne yıkıldık. Ben yüzüstü yere düştüm. Bütün merdivenler yıkılmış, yanıma gelmiş. Sadece çenem yerdeydi. Kafam kımıldamıyordu. Beton kafama değiyordu ama ezmiyordu. Bacaklarım, kolum kolonun altında kaldı. Aradan zaman geçti. Oğluma seslendim, sesini duyayım diye. Ondan hiç ses alamadım. ‘Eyvah' dedim, ‘Oğlum öldü herhalde.' Hiç aklımı kaybetmemeye çalışıyorum, yüzüstü düştüğüm halde. Deprem olduğunu düşünmüyorum. ‘Bizim bina yıkıldı' diyorum. Sahilden gören olur, binanın yıkıldığını fark eder, yardım eden olur diye düşünüyorum. Ama bir iki saat hiç kimseden ses gelmedi. Ne sahilden ne dışarıdan. Bir iki saat sonra oğlumun sesini duydum. 'Anne, iyiyim. Sadece ayağım ezik' dedi. ‘Tamam oğlum, dayan. Sahilden dönenler görür bizi, kurtarırlar' dedim."
"Oğlum, 'Kurtaramayacaklar bizi, kimse yok' dedi"
Enkaz altında oğluyla sabaha kadar konuştuklarını dile getiren Cebeci, "En son oğlum, 'Kurtaramayacaklar bizi, kimse yok' dedi. 'Hakkınızı helal edin' dedi. 'Yok oğlum, öyle deme. İlla kurtulacağız. Sen gayret et' dedim. Oğlum helalleşmeyi düşünüyordu ama ben o an bunu düşünemedim. Ona cesaret vermeye çalışıyordum. Saatlerce arada gelen giden olmaya başladı. Enkazı görenler yardıma koşmaya çalıştı. Komşuların sesini duyuyoruz ama onlar bizim sesimizi duyamıyor. Enkazın altında sen her şeyi duyuyorsun ama onlar seni duyamıyor. Enkazlarda çok büyük yanlışlar oluyor. Üzerine o kadar insan çıkıyor ki o devamlı betonlar kayıyor. Sağlam insanlar aşağıda ezilmeye başlıyor. Hiç kimse orada ilk anda ölmedi. Bazen ölmek istiyorsun, ölemiyorsun. Diri diri mezara giriyorsun ama çaresizsin yapacağın bir şey yok. Oğluma teselli vermekten kendime unutmuştum" ifadelerini kullandı.
Aradan 13 saat geçtikten sonra oğlunun enkazdan sağ olarak çıkarıldığını ifade eden Cebeci, "Allah'a şükürler olsun. Oğlumu buldular ya, beni bulmasalar da olur' diyordum. Sadece bizim binamızın yıkıldığını zannediyorum. Oysa deprem olmuş, her taraf yerle bir olmuş. Daha sonra oğlumu çıkardılar. Yanında köpeğimizi de çıkardılar. Köpeğimiz yaşıyordu. Oğlumla beraber onu da çıkardılar. Oğlum, 'Gitmem, annemi çıkarın. Annem aşağıda yaşıyor' diyordu. Daha sonra en yakın arkadaşım zorla oğlumu ikna etti ve Gölcük Askeri Hastanesi'ne götürdü. Ben hep şükrettim. ‘Oğlum gitti, kurtuldu. Ben kurtulmasam da olur' diye düşündüm. Saat 16.00 sıralarında beni de oğlumdan üç saat sonra çıkardılar. Çıktığımda çok kötüydüm. Herkes bunu söylüyor. ‘Serkan çok iyiydi, senin hastaneye ulaşacağını bile düşünmüyorduk' diyorlardı" dedi.
Enkazdan çıktığında her yerin yerle bir olduğunu gördüğünü aktaran Cebeci, tedavisinin ardından başlayan zorlu arayış sürecini şöyle anlattı:
"Gölcük adeta yerle bir olmuştu. Ben sadece oğlumu soruyordum. Bir yıl boyunca hastanelerde kaldım, sürekli ameliyat oldum. Ayağımdan 14 kez ameliyat geçirdim. ‘Ben Serkan'ı bulacağım' dedim. Onu kaybettiğim yerde arayacaktım. Gölcük'e geldiğimde bir baktım, duvarların üzerinde hep kayıp insanların fotoğrafları vardı. Bir sürü kayıp vardı. Askeriyeye gittim. Askeriye bana, 'Biz 18 kimsesiz kişiyi gömdük ama resimleri elimizde' dedi. Resimlere baktım, benim oğlum yoktu. Yine de ‘Bakın, bir sürü kayıp var. Bu kayıplardan biri o mezarlıktan çıkabilir. O 18 mezarın açılmasını istiyorum' dedim. Çünkü hangi kaybı bulsak, bir anne için bu huzurdur."
"Oğlum o mezarlardan birinden çıktı"
Kayıp aileleriyle bir araya gelerek yıllarca sürecek bir hukuk mücadelesi başlattıklarını belirten Cebeci, "Benim mahkeme sürecim 4 yıl sürdü. Mezarları açtırabilmek için mücadele ettim. Mahkemeye para yatırmadan zaten süreç ilerlemiyordu. Daha sonra tüm kayıp ailelerinin davaları iptal oldu. Bir tek benimki devam etti. Ben de tekrar üst mahkemeye müracaat ettim. Depremi yaşamışsın, bağırıyorsun ama seni soran olmuyor. Sonunda mezarlar açıldı. 18 mezarın açılmasını istedim. Benim oğlum çıkacak diye değil, başka kayıpların bulunması için açtırdım ama benim oğlum o mezarlardan birinden çıktı. 4 yıl sonra. Ben bu 4 yılda Türkiye'de gitmediğim yer bırakmadım. Bu işler öyle ufacık bir aramayla olmuyor. Her gün sırtımda kayıpların resimleriyle Türkiye'yi dolaştım. Oğlumun mezarını buldum ama yine de ‘Ya oğluma benzeyen biri olsaydı?' diye düşünüyorsun. 4 yıl sonra bulmak öyle kolay bir şey değil. Herkes cenazesini aldı, kabul etti. Benimki çok zor oldu. Çünkü çocuğumu sağ olarak göndermiştim, ben de onu her yerde sağ olarak arıyordum. Öldüğünü aklına bile getirmiyorsun" şeklinde konuştu.
Gözyaşlarına hakim olamayan Cebeci, sözlerini şöyle noktaladı:
"Ben 4 yıl kapımı kapatmadım 'Çocuğumdan bir haber gelir, bir ses duyarım' diye düşündüm. Yıllarca sokak sokak dolaştım. Her arabanın içine baktım. 'Acaba benim çocuğum bir yerlerde şuurunu yitirdi de geziyor mu?' diye düşündüm. Bakırköy'e gittim, akıl hastanelerini aradım. Oğlumu bulana, o mezarlar açılana kadar aramadığım program, gazete, haber kalmadı. Yurt dışına kadar fotoğrafını gönderdim. 'Belki bir gören olur, bir yerlerden bir ses gelir' diye umut ettim."

YORUMLAR
İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler
MUHTAR, OĞLUNUN NİKÂHINI KIYDI
29.1.2021 15:50 5533Zonguldak'ın Ereğli ilçesi Yalnızçam Köyü Muhtarı Ersin Kuşcu, oğlunun nikâhını kıydı. Karadeniz Ereğli Muhtarlar Derneği’nde nikâh ...
DAYISININ CENAZESİNE GİDERKEN YAKALANDI
27.12.2020 11:47 3950Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde yaralama suçundan yakalaması olan zanlı uygulama noktasında yakalanarak gözaltına alındı. Olay gece saatlerinde Alaplı-Er...
Ocağının saha sorumlusu gözaltına alındı
19.10.2021 11:55 2229Kilimli İlçesinde 1 madenciye mezar olan maden ocağının saha sorumlusu M.A gözaltına alındı. Zonguldak’ın Kilimli İlçesinde dün kaçak o...
Son Eklenen Haberler
Çalışırken öğren, kazanırken geleceğini kur!
17.8.2026 11:27 96Karadeniz Ereğli Mesleki Eğitim Merkezi, meslek sahibi olmak, eğitimine devam etmek ve iş hayatına güçlü bir başlangıç yapmak isteyen gençlere &oum...
OYAK MADEN METALÜRJİ
17.8.2026 11:03 100"17 Ağustos’un acısını taşırken, o günden çıkardığımız en büyük dersle, yarınları daha güvenli inşa etme sorumluluğumuzun farkındayız. Kaybetti...
SAAT 03.02’DE HAYAT DURDU
17.8.2026 10:37 14317 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde hayatını kaybedenler, depremin merkez üssü Gölcük’te anıldı. Saatler, felaket...
VALİ MAKAS: ´´ACISI HALA YÜREĞİMİZDE´´
17.8.2026 10:08 128Düzce Valisi Mehmet Makas, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümü dolayısıyla anma mesajı yayımladı. Vali Makas, depremde hayatını kaybeden vatand...
19 YAŞINDA GENÇ ÖLDÜ
17.8.2026 09:28 257Zonguldak'ta iki kişi arasında çıkan bıçaklı kavgada ağır yaralanan 19 yaşındaki Celal Can Er hayatını kaybetti. Bahçelievler Mahallesi Zambak Sokak ü...
KARADON ŞUBESİ KURULU YAPILDI
15.8.2026 15:37 322Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Karadon Şubesi’nin 13’üncü Olağan Genel Kurulu, 15 Ağustos 2026 tarihinde GMİS Genel Merkez Şemsi Denizer Salon...
KOMUTAN DEĞİŞTİ
15.8.2026 09:42 695Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Düzce İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan Jandarma Kıdemli Albay Mustafa Tetik, Tuğgeneral rütbesine yü...
´´NE TAAHHÜT ETTİYSEK YÜZDE 90 ORANINDA HAYATA GEÇİRDİK´´
15.8.2026 09:34 575Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tayyip Erdoğan olarak siyasette 50 yılı geride bıraktım. Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet m&uu...
OPERASYON!
14.8.2026 16:35 1177Eskişehir merkezli gerçekleştirilen operasyonda Akçakoca ve Ereğli’de toplam 54 kişinin gözaltına alındı. Akçakoca’da TABNET firmasına y&o...
KANDİLLİ’DE İNFİAL YARATAN OLAY!
14.8.2026 15:26 934Zonguldak ili Ereğli ilçesi Kandilli beldesinde köpeğin öldürülmesi olayı infial yarattı. CİMER’e 400 bine yakın şikayet bildirildi… Alı...





















