ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

ZONGULDAK “LOBİSİNİN” EREĞLİ FOBİSİ

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

İlçeleriyle birlikte Zonguldak siyasetinin en bilinen karın ağrısıdır. Lobicilik, yerelcilik, klikçilik. Özellikle siyaset ve bürokraside bu karın ağrısı zaman zaman nükseder. Zonguldak Lobisi, Çaycuma-Devrek ikilisi, Kozlu-Kilimli üçlemesi, Beycuma dükalığı, Alaplı diasporası, Ereğli prensliği… Saymakla bitmez. Ancak bu şiddetli karın ağrısının en kırılgan ve gürültülü fay hattı Zonguldak merkezle Ereğli arasındadır.

İçinden yine benzer gerekçelerle iki il çıkarmış ve teşbihte hata olmaz Fatih’in fethi öncesinde kendi kabuğuna hapsolmuş küçücük Bizans misali haliyle Zonguldak’ta bürokrasi, siyaset ve ticarette bu denli parçalanmışlık ne kadar gerçekçi.

“LOBİCİLERİN” ZİHİN UFKU: ESNAF HESABI

Önce meseleyi doğru koyalım. Türk Dil Kurumu lobi veya lobiciliği, “Bazı ortak çıkarları olan grupların temsilcilerinden oluşan topluluk” olarak tanımlıyor.

Zonguldak özeline geldiğimizde bütünlüklü bir “lobi” ve “ortak çıkardan” bahsetmek zor. Daha çok bürokrasideki atamalar, siyasette seçim dönemlerinde aday belirlenmesi ve ekonomik faaliyetlerde ayrıcalık oluşturma tarzında bir gruplaşma ve ayrışmadan söz edilebilir. Bu da ciddi bir lobi faaliyetinden ziyada kaynağında şahsi çıkarlar olan klik oluşturma kurnazlığı olarak karşımıza çıkıyor.

Buradan bakınca Zonguldak’ta büyük gibi gözüken, herkesi ilgilendirdiği sanısı yaratılan “kocaman” kavgaların arkasındaki asıl nedenin “kişisel çıkarlar ve küçük hesaplar” olduğu anlaşılacaktır. Yoksa kimsenin öyle Zonguldak’ı düşündüğü, merkezi, Ereğli’yi ya da Çaycuma’yı sevdiği, hizmet etmek istediği için yırtındığı yok. Sadece evi, iş yeri, dükkanı, hadi hadi fabrikası ordadır da tüm derdi gökten yağan nimetten benim tarlam daha fazla ıslansın telaşındadır. Hal böyle olunca, işin içine küçük hesap, kişisel çıkar girince de doğal olarak ortalama bir esnaf zekası ve köylü kurnazlığı bir numaralı lobi faaliyeti, akıl hocalığı olarak çıkıyor karşımıza.

Meseleyi daha da soyutlayalım. Gündemdeki en hararetli tartışma Zonguldak merkez ve Ereğli arasında şimdilik iki alana hapsolmuş gibi. Bunlardan birincisi Ereğli’ye kurulacak üniversite kampüsü, ikincisi, Erdemir’in özel endüstri bölgesi ilan edilmesi ve ardından Erdemir tarafından yerel belediyeye ödenen kimi vergilerin Zonguldak İl Özel İdaresi’ne aktarılması.

EREĞLİ FOBİSİNİN TARİSEL ARKA PLANI

150 yıllık bir tarihi olan, ciddi bir kentleşme süreci yaşayamadan hızla gelişen ve Cumhuriyet’le birlikte vilayet olan Zonguldak merkezinin (kömür, liman, ticaret vb. değişkenleri bir an dışarıda bırakarak) diğer tüm ekonomik, sosyal ve en önemlisi siyasi motivasyonunu belirleyen motor nedir dersek. Elde kalan tek şey Zonguldak’ın il merkezi sıfatını elinde tutmaktan başka tutar bir dalı kalmamaktadır.  Bu durum bugün çok daha böyledir. Bu nedenle de her arızalı konuda Zonguldak adına hareket ettiğini iddia eden grup veya kişiler bu resmi sıfata sonuna kadar abanmaktadır. Adına lobicilik denilen bu vilayet kutsayıcılığın, olduğundan büyük ve korkutucu gözükmeye çalışan her canlı gibi bir de temel korkusu, FOBİSİ var.

Adına Zonguldak lobiciliği denen bu dar alan hesapçılığının en büyük korkusu da tarihsel, ekonomik ve daha birçok nedenden dolayı EREĞLİ FOBİSİDİR. Her ne kadar il merkezi olsa da Zonguldak lobicileri, 4 bin yılı aşan bir kentleşme sürecine, tarihsel ve sosyal birikime, küresel ölçekte kayda değer bir ekonomik faaliyete ev sahipliği yapan Ereğli’ye dönük bir bilinçaltı korkusu, FOBİSİ yaşamaktadır, doğal olarak.

Buna bir de bölünerek içinden iki il daha çıkarıp küçülme travması eklendiğinde Zonguldak lobicilerinin fobisini, bilinçaltını anlamak kolaylaşıyor. O nedenle de Ereğli’de içinde büyüme tohumu taşıyan her girişime (bu üniversite olabilir, yatırım olabilir fark etmiyor) cepheden karşı çıkmaları bir nevi dürtüsel bir savunmaya dönüşmüş durumda.

Bu anlattıklarımız işin daha çok tarihsel ve psikolojik arka planı ve bilinçaltıyla ilintili. Meselenin bir de bilinç üste, hesaba çıkara dayanan yönü var. İşte siyaset ve siyasi ikbal peşinde koşanların derdi, telaşı da tam burada başlıyor.

Bilinçaltında yaşadıkları fobiyle Ereğli’nin büyümesine, nefes almasına fırsat vermeyen bu zihniyet tüm bunlara yön verecek bir saha olarak siyaset sahnesinden de Ereğli’yi silmek, etkisizleştirmek istiyor.

Daha da açıkçası bugün süren o “kocaman” kavgaların ardında (anlık ve dönemsel nemalanmaları bir kenara koyarsak) somut olarak olası bir seçimde kimin veya kimlerin aday olacağı kavgasıdır. Buna paralel il, ilçe örgütlerinin, yönetimlerinin belirlenmesi savaşıdır.

Bu şaşalı lobiciliğin, kentin çıkarlarına düşkünlüğün arkasındaki çırılçıplak gerçek budur.

Yaşanan son Erdemir’in Endüstri Bölgesi yapılması ve gelirlerin merkeze alınması kavgası tabii ki kendi içinde çok farklı bileşkenler taşımaktadır. Ama bu kavganın sonucu yukarıda belirttiğimiz siyasi çarpışmaların da sonucunu tayin edecektir. Burada Ereğli’nin elini zayıflatan tam da üzerinde kavga verilen “siyaseten temsil” yeteneğini kaybetmiş, meclise iktidar partisinden tek bir vekil gönderememiş olmasıdır.

EREĞLİ NE YAPMALI?

Bu aşamada Ereğli siyasi bir temsilcisi olmamakla birlikte elini güçlendirecek, hamle üstünlüğü yakalayacak argümanlara sahiptir.

Bunların başında son seçimlerde Ereğli’ye gelerek “Ereğli’nin milletvekili adayı benim”

Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözüdür. Ereğli, kırmadan, dökmeden bu verilmiş söz üzerinden siyaset kurumunu işletmelidir. Üstelik bu süreci çok adil ve sağlıklı şekilde birinci dereceden yürütebilecek ve Sayın Cumhurbaşkanı’na aksettirecek isim-isimler vardır.

Tabii ki mesele burada bitmeyecektir. Siyaseten daha kesin çözüm bundan sonra başta iktidar partileri olmak üzere Zonguldak’tan milletvekili çıkartma potansiyeli ve hesabı olan her siyasi parti Ereğli’nin nüfus, ekonomi ve sosyal potansiyelini göz önünde bulundurarak hareket etmelidir. Aksi takdirde Ereğli yaşanacak yeni bir kırılmayla karşı karşıyadır ve bu çok yönlü bir duygusal kopuşun başlangıcı olacaktır.



YORUMLAR

zeyrek | 29 Haziran 2020
Zonguldak, tüm ilçe ve beldeleriyle bir bütündür, uygarlığın evrimselleştiği son üretim biçimi olan sanayileşmenin özellikle 1938 sonra, sağ tandanslı iktidarların kararıyla homojen olarak dağılımı, ülkenin süreğen bir otoümmün sorunu haline gelmiştir.Sosyal bulanımları tetikleyen Ekonomik sorunlar Zonguldağın üretim değerini arttırak ve sahip olduğu üretim araçlarının gelirini yine bu topraklarda yaşayan insanların menfaati için orantılı b şekilde dağıtılarak şaıbilir bu noktada ilin bir köşesinde ğretilen bir ürün sadece o ilçeye ait olması , o sizin yukarda yazdığınız dükalıklara ve şeyhlilere bölgenin bölünmesine neden olur. Burda bu ayrılıkcılığı şuan ve geçmiş sözüm ona " siyasetçilerin " çıkarcılıklarının, yeteneksizlik ve kapasitesizliklerinin yarattığı sorunlar yine kollektif bir biçimde bu yörenin öz evlatları tarafından çözülür.Var olanı çoğaltmak varken yangından mal kaçırırcasına olanı paylaşmak gelecek nesillere yapılan bir haksızlıktan öteye girmez.BU ayrımı kaşıyanlar iyi takip edildillerinde , ülkenin bölünmesi içinde aynı saflarda yer aldıkları görülür bu noktada. Ereğlisi,gülücü,kilimlisi,devreği,alaplısı,eflanisi,kozlusu,çaycuması,gökçebeyi bir bütün zonguldaktır.


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

“YASAK AŞK” HABERLERİNİN GERÇEK MAĞDURLARI! “VURUN KAHPEYE”


Türkiye’nin yetiştirdiği değerli düşünce insanı ve siyasetçi, rahmetli Yaşar Nuri Öztürk’ü... Devamını oku >>

MADALYONUN İKİ YÜZÜ: “HAİN” ARINÇ, “KAHRAMAN” ÇAKICI…


Geride bıraktığımız haftaya iki isim damga vurdu. Neredeyse birbirleriyle hiçbir ortak yanı yok bu iki ismin. Kullandıkları dil, ... Devamını oku >>

EREĞLİ’NİN KÜÇÜK GELİNİ KİM?


Rahmetli annemin numunelik lafları vardı. Hemen her durumda lafı çok uzatmaz, durumu sade şekilde özetleyen, izah eden bir d... Devamını oku >>

BİR YEM BORUSU OLARAK, “EREĞLİ İL OLSUN” SÖYLEMİ VE POSBIYIK’IN ÜÇÜNCÜ YOLU


Kimi durumlar vardır. İzahı için saatlerce konuşulabilir. Ya da cuk oturacak bir sözle, deyimle fazla lafa gerek kalmaz. Bil... Devamını oku >>

DÜĞÜN DEĞİL BAYRAM DEĞİL, POSBIYIK KİMİ ÖPÜYOR?


Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, siyaset ve yöneticilik açısından küçümsenemeyecek bir birikim ve deney... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

“YASAK AŞK” HABERLERİNİN GERÇEK MAĞDURLARI! “VURUN KAHPEYE”
HİPOKRAT’IN TORUNLARINA DİYECEĞİM VAR…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

7,8353
9,3544
448,00

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

parçalı bulutlu
parçalı bulutlu 9.o

SON YORUMLAR