ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

REKTÖR, EREĞLİ KAMPÜSÜ KONUSUNDA FİKRİNİ NİYE SÖYLEMİYOR?

   
Hüseyin AKSAKAL Hüseyin AKSAKAL

Karadeniz Ereğli Bülent Ecevit Üniversitesi’ne bağlı bir üniversite kampüsü istiyor.  Bu talep aslında hep vardı ama beş yıl kadar önce devlet hastanesinin taşınmasıyla boşalan arazinin üniversiteye tahsisiyle somut bir hal aldı.

Yine de projenin somut bir hedefe dönüşmesi, onun gerçekleşmesinin kolay olduğu anlamına gelmiyor. Ereğli’nin bu arazinin tahsisi konusundaki mücadelesi bile kendi başına anlatılmaya değer bir hikayedir. Dile kolay… Bugünün rayiç fiyatıyla yaklaşık altmış milyon lira değerinde, ilçenin en güzel manzarasına sahip arazisinden söz ediyoruz. 

Daha tahsis aşamasında bu işin politik bir manevra olduğuna dair bir görüş gelişmeye başladı. Hastane binalarının yıkımı ihaleye verildi, yıkım tamamlandı, hafriyat kaldırıldı. Bu tamamen Ereğli’nin kendi dinamikleri çerçevesinde yapılan bir iş oldu.  Dönemin rektörü geldi, incelemelerde bulundu. Sonra alana komşu olan, belediyeye ait parsellerin bağışı gerçekleştirildi, bu parsellerin birleştirilmesi işlemi gerçekleştirildi. Belediye meclisinde alanın imar düzenlemeleri tamamlandı.

Aslında, bir üniversitenin parmağını bile oynatmadan kampüs yapılacak büyüklükte bir arazinin kendiliğinden eline geçmesine dört elle sarılmasını, bir yerlerden ödenek uydurup hiç değilse temel atarak burayı sahiplenmesini beklersiniz ama öyle olmadı. Üniversite ağırdan alınca, YÖK’ün burası hakkında herhangi bir karar alması mümkün olmadı.

Bu beş yıllık sürede, başka engeller de çıktı. Alandan geçen Nato Boru  hattı var denildi, arazi içinde anıtlar yüksek kurulu envanterine kayıtlı ve değiştirilmiş bina olduğu söylendi, en sonunda da askeriye şerhi ile aylarca süren bir tartışma yaşandı.  Tüm bu engeller Karadeniz Ereğli kamuoyunun baskısı, yerel siyasiler ve STK’ların girişimleriyle aşıldı. Özellikle askeriye şerhinin aşılması için bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girmesi gerekti.

Şükür bunu da aştık derken yine rektörlükten – ve başta valilik olmak üzere Zonguldak bürokrasi ve siyasetinden –  tık yok.  Bunun üzerine ilçede 30’u aşkın okul yapan hayırseverler yeniden harekete geçti.  Büyük bölümü kamuya açık taahhütler halinde olan yaklaşık elli milyonluk bir bağış rakamının gerçekleşeceği anlaşıldı. 

Bu işlerin hepsinin arkasında ithamlar, karşı ithamlar, müstehzi tebessümler, başarısızlık korkusu, başarma arzusu gibi binbir türlü mihnetli süreç yaşandı. Bu süre boyunca Ereğli kamuoyu  kampüs meselesinde ilçenin kendi kamu, sivil ve siyasi unsurlarının beceriksizliği olduğuna kimi zaman inandı, kimi zaman inandırıldı.

Beş yılın ardından geriye bakıyoruz da… Ereğli’de artık kampüs konusunda herhangi bir ilçenin yapabileceği her şey yapılmış, yapılacak hiçbir şey kalmamış, Bülent Ecevit Üniversitesi’ne sadece altın tepsiyle sunulan bir imkanı değerlendirmek kalmış.

Ama o cephede en başından beri devam eden suskunluk bir türlü aşılamamış.

Peki Rektörlük veya mevcut rektör Prof. Dr. Mustafa Çufalı niye bu konuda ağzını açıp iki kelam etmiyor, sorulunca da cevabı en cevval beyinlerin bile dumura uğradığı bir muğlaklıkta oluyor?

RUSSELL ÖRNEĞİ… ZONGULDAK’A UYARLAMASI…

Bertrand Russell,  ABD’nin güneyine yaptığı bir yolculukla ilgili değerlendirmesinde, “Tanrı dediklerinde, pamuktan söz ettiklerini zannediyordum, yanılmışım, gerçekten Tanrı demek istiyorlarmış” der.

Tıpkı Russell gibi, Ereğli kampüs istediğinde, Zonguldak’ta siyaset, medya ve kamu idaresinin bir bölümünde, ilçenin Z onguldak’tan ayrılarak il olmak istediği anlaşılıyor.  Fakat yine Russell örneğinde olduğu gibi, aslında Ereğli kampüs istediğini söylediğinde kampüs istiyor.  Diğer tüm seçenekler, ancak bu kampüs isteğinin gerçekleşmemesi halinde üstünde tartışılmaya başlanabilecek meselelerdir.

İşin tuhafı, en son Ereğli kamu idaresi, siyasileri ve başlıca STK’ları bu konu hakkında girişimlerde bulunduğunda, Zonguldak menşeli olmak üzere, bu kurumları temsil eden kişilerin kişisel alanları üzerinde şüphe uyandırıcı yazı ve yorumlar peyda oldu.  O zaman maksadın kişiler olduğunu düşünenler oldu ama bu ilk örnek olmadığından, konuya daha dikkatli bakanlar, asıl maksadın kurumların ortak girişimlerini sabote etmek  olduğu şüphesini konuşmaya başladı. Bu arada, Ereğli kamuoyunda öteden beri var olan Zonguldak’ın Ereğli’nin taleplerini görmezden geldiğine dair algı giderek güç kazandı. 

Merkez ve Ereğli arasında oluşan uçurumun aşılması,  bu kadar hırsla, tutkuyla, özlemle istenen Ereğli Kampüsü’nde makul bir ilerlemeyle tedavi sürecine girebilir, yaralar kapanabilirdi ama buna rağmen başta rektörlük olmak üzere Zonguldak’tan tık ses çıkmadı. Niye çıkmadı?

Elbette bu soruyu hem sorup hem cevabını vermek doğru değil. Sadece tahmin yürütülebilir.  Bunlardan birincisi, rektörlüğün, valiliğin veya  Ereğli kökenli olmayan siyasilerin Ereğli’ye kampüs yapılmasına karşı olmasıdır.  Değilse, tüm bu sayılan kurumlar ve temsilcileri, bu konuda direnç gösteren bir güç odağından çekiniyor, daha doğrusu fena halde korkuyor olmasıdır.

Başka ne olabileceğini hayal etmek mümkün gözükmüyor. Varsa söylesinler.

EREĞLİ’NİN ALTERNATİFİ

Ama dediğim gibi siyasilerden seçim dönemleri söylenen yuvarlak cümleler, rektörlükten basın mensuplarının sorusu üzerine verilen muğlak ifadeler dışında hiçbir şey yok ortada…

Yer hazır, hayırseverler hazır, Ereğli kamuoyu hazırken, bu projenin gerçekleşmemesi durumunda Zonguldak’taki direnç merkezlerinin asabını bozacak başka seçenekler de konuşulabilir ama şu an itibarıyla bunları konuşmak için erken. Ereğli’nin talebi bu değil.

Ereğli Zonguldak’ın nüfus, ekonomik ve sosyal göstergeler bakımından en büyük ilçesi.  Ereğli’nin göç alması, Zonguldak’ın göç alması demektir. Ereğli’de yükseköğretim altyapısının gelişmesi, Zonguldak’ın gelişmesidir. Diğer seçenekler  gelişmenin önündeki direncin kırılmaması halinde mecburen konuşulabilecek, meselenin daha uzun vadede çözülmesini sağlayacak şeylerdir.

Kampüs konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın apaçık tavrına hilafen girilen engelleyici tutumun ortadan kalkması için yollar henüz tükenmiş değil.   Bu yolların bir kısmının kimilerine ağır gelebilecek faturaları da içerdiğini düşünmek gerekir.Gelinen noktada Zonguldak (Yani kampüs işini tıkayanlar ittifakını oluşturan kesim) Ereğli kampüsü konusundaki tavrını ortaya koymalıdır.

Böylece Ereğli de hangi yolu tercih edeceğine karar verebilecektir.



YORUMLAR


Hüseyin AKSAKAL Tarafından Yazılan Son Yazılar

POSBIYIK SEVİLİYOR MU, SEVİLMİYOR MU?


Başkan Posbıyık,  Temmuz ayının ilk toplantısında “Sevilmeyen bir adam olduğumu biliyorum” dedi. Bunu elbette genelde Ereğ... Devamını oku >>

PÜR MELALİMİZİ VALİ Mİ SÖYLEMELİYDİ?


Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, ilçe ziyaretlerinin sonuncusunu Karadeniz Ereğli’ye yaptı. Bu bir tercih. Hatırlanacak... Devamını oku >>

İYİMSER


Ağaca bakarken ormanı gözden kaçırmamak gerekir.  Derya içinde olup deryadan bihaber balıklar olmamanın ilk şartıdı... Devamını oku >>

KAMPÜS DENİLİNCE KUMPAS ANLAMAK


Bu satırların yazarı, Karadeniz Ereğli’de kampüs kurulmasının gündeme geldiğinden bu yana, kampüs ve önündek... Devamını oku >>

BİRİNİN SİZİ SALGINDAN KORUMASINI ÇOK BEKLERSİNİZ!


1 Haziran itibarıyla Coronavirüs mücadelesinde yeni bir aşamaya geçiyoruz. Bugüne dek, salgınla mücadelede ka... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

BİR “GÜNAH VADİSİ”, SOSYAL MEDYA…
POSBIYIK SEVİLİYOR MU, SEVİLMİYOR MU?
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

6,8666
7,7664
399,21

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

az bulutlu
az bulutlu 27o

SON YORUMLAR