ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

ORADA BİR ÖĞRETMEN VAR…

   
Hüseyin AKSAKAL Hüseyin AKSAKAL

Cumhuriyet bir anlamda köy öğretmenlerinin başarı hikâyesidir.

Çok değil, sadece otuz-kırk yıl öncesine kadar, gıslavet lastik dışında pabuç bilmeyen, erken çağları doğada yaşayan diğer canlılarla aşağı yukarı eşit koşullarda geçen, başı bitli, bedeni uyuz, burnu sümüklü çocukların öğretmen, öğretim görevlisi, bilim adamı, siyasetçi, mühendis, doktor, bürokrata dönüşmesini sağlayan süreçlerin tamamının kökünde, bir köy öğretmeninin koyduğu maya vardır.

Yetmişli yılların sonlarına kadar Karadeniz Ereğli’nin merkeze uzak köylerinde elektrik, telefon yoktu. Okullar sobayla ısıtılır, yakacak ise muhtarlar tarafından yapılan çağrılarla okula getirilen odun ve kömürle temin edilirdi. Okullarda hizmetli filan olmadığından ya veliler sabah saatlerinde sırayla okulun sobasını yakmaya gelir, ya okulun üst sınıf öğrencileri bu işi üstlenir yahut öğretmen bizatihi kendisi bu işi de üstlenirdi.

O yıllarda, belli bir örgün eğitimden geçmiş, sosyal hayatın nimetlerini tanımış bir devlet memuru için köy hayatı pek fazla şey vaat etmezdi. Konuşacak görüşecek kişi sayısı sınırlıydı. Aynı okulda görev yapan -varsa- diğer öğretmenler, Muhtar, köyün din görevlisi,  belki birkaç hallice aileden ibaretti hepsi. 

Köylüler ekmeğini, kışlık yiyeceğini, yakacağını, hatta kışlık çoraplarını, kilimini bile kendisi üretebilirken, öğretmen ya köyde sınırlı sayıda ürün satışı yapan bakkala, ya da haftada bir-iki kez ilçe merkezine giden köy minibüsünün seferlerine bağımlıydı. Sadece köy halkı gibi yaşamak değildi söz konusu olan; öğretmen aynı zamanda özel yaşamıyla da köy halkı için rol modeli olabilecek bir konforu da sergilemek, kamuyu temsil etmenin gerektirdiği standartlara da uymak zorundaydı.

Şimdi dönüp geriye bakınca, öğretmen okulundan –o yıllarda lise seviyesi- mezun bir öğretmenin,-çocuk yaşta- ilk görev yeri olan okulun bulunduğu köyde, kendileri de çetin koşullarda yaşayan köylüler arasında, hiç bilmediği o çetin koşullar altında nasıl olup da seneler boyu görev yapabildiği bir bilmece gibi görünüyor.  

***

Yine de o zor koşullar altında, sınıfındaki öğrenciler arasında çiftçi, işçi veya madenci değil de öğretmen, doktor, mühendis olacak, köylerini, şehirlerini ve ülkelerini değiştirmek için bir ışık gördükleri öğrenciler buldular. Onları, o yaşta gördüklerinden başka bir hayata hazırladılar,  başka türlü olması halinde olacakları kişi yerine, üstlenmeleri gereken yeni, farklı bir geleceğin insanı olmaları için cesaretlendirdiler.

 İlköğretimden sonraki eğitimin sadece müşkülat olarak görülmesinin doğal karşılandığı bir ortamda aileleri ikna ettiler, yeri geldiğinde bir üst okula kayıtları yaptırmak için gönüllü oldular.

Tüm öğrencileri için bunu yapamadılar belki. Fakat annelerin neredeyse hiç birinin okuryazar olmadığı, babaların hatırı sayılır bir kesrinin okuma yazma bilmediği, cehaletin ilim sayıldığı ortamları en azından neredeyse herkesin okuryazar, şanslı olanların meslek ve misyon sahibi olabildiği ve rol modelleri ortaya koyduğu yerlere dönüştürdüler.  Bu rol modelleri, bir nesil sonra, ilkokul sonrası eğitimin zorunluluk olarak görülmesini sağladılar.

Bugün Karadeniz Ereğli’nin ve Türkiye’nin diğer 921 ilçesinin büyük bölümünde köylerdeki öğrencilerin velileri çocuklarını geleceğin mimarı, mühendisi, bürokratı, işadamı olarak görecek cesareti buluyorsa, bu kendisi de birçok zorluğa katlanmayı göze alarak o öğrencileri bulan, kendi başına bulamayacağı fırsatları gösteren ve ilk mayasını o öğrencinin hamuruna katan köy öğretmenlerinin eseridir.

***

Özellikle kültürünü, geleneğini bilmediğiniz bir köye tayin olup, orada eğitim vermenin zorlukları bugün de devam ediyor.  Yine de köy öğretmenleri bugün, elli yıl önce olduğuna kıyasla çok daha geniş imkânlara sahip.

 Grup köylerinin devam edebildiği ortaokullar, liseler var. Köylerde yaşam eskisine göre çok daha fazla sosyal yaşam olanağı sağlıyor. İhtiyaçların temini bakımından köyde yaşayanlarla aralarındaki aşılmaz makas büyük oranda kapandı. Birçok ihtiyaç artık daha kolay temin edilebiliyor ve şehir merkezlerine erişim eskisinden kolay. Dahası artık öğrencilere bir gelecek rotası çizme konusunda veliler eskisi kadar dirençli değil.

Bu kolaylıkların kökenini biraz kurcalarsanız, kırsaldaki büyük dönüşümde de öğretmenlerin köy idare heyetlerinden çok daha büyük rolü olduğunu görebilirsiniz. Bunu belli bir köy, ilçe veya vilayete mahsus olarak değerlendirmemek gerek. Türkiye genelinde çobanlar üniversite sınavında birinci olabiliyorsa, Mardin’in Savur ilçesinden çıkan bir çocuk köyüne Nobel Ödülüyle dönebiliyorsa, en ücra köylerden bugünün doktoru, mimarı, mühendisi, işadamı çıktıysa, Köy Enstitülerinden koca bir devre mührünü basan yazar ve bilim adamları nesli doğmuşsa, bu Cumhuriyetin eğitim alanında aldığı muazzam mesafenin göstergesidir.

İşte bu anlamda, Cumhuriyet başka unsurların yanı sıra, köy öğretmenlerinin eseridir.

***

İlkokul yıllarımdan, Ayşe Elmas, Mihriban Gündoğdu, Mehmet Akif Şeker, Fatma Şeker ve Ayşe Önaller’i düşünüyorum.

 Armutçuk Özel Ortaokulu’ndan Erol Sağtekin, Sevil Sağtekin, Adnan Çakmak, İlhan Tekin, Kenan Duru;  kendisinin öğrencisi olmamama rağmen çabalarına şahit olduğum Bayat Ortaokulu Fransızca öğretmenleri Meral-Yüksel Uluçay çifti,  sınıf öğretmenleri Nurhan Uz, Bayram Yalınkaya, Kerim Özdemir, Metin Gündoğdu ve saymakla bitmeyecek birçok öğretmen geliyor aklıma…

Memleketin iç güvenlik sorunları yaşayan bölgelerinde görev yapan, bazıları şehit düşen köy öğretmenlerimiz… Ülkemin dününü bugüne, bugününü yarına taşıyan gerek kırsalda, gerek kent merkezlerindeki öğretmenlerimiz…  Erişilmez görünen hayallere kılavuzluk eden, onları mümkün kılan ve kocaman, daha cesur bir geleceği zerreyi zerre üstüne koyarak inşa eden eğitim neferleri…

Öğretmenler gününüz kutlu olsun.



YORUMLAR

Baki GÜL | 24 Kasım 2021
Geçmişi çokta güzel anlatmişsın kardeşim. Kalemine sağlık. Ilk okul öğretmenlerini unutmak mümkün değil. O yıllarda bize ingilizce bile öğretmişti.


Hüseyin AKSAKAL Tarafından Yazılan Son Yazılar

O CUMARTESİ AKŞAMI…


Kimi zaman eskiden çok iyi bildiğiniz ama bugün unuttuğunuzu fark ettiğiniz şeyler çıkar karşınıza. Kimi zaman da bir şe... Devamını oku >>

İLİM ADAMI VE MUSKACI …


Şu Zonguldak öyle ilginç bir yer ki başka yerde yaşamayı düşünmek bile abesle iştigal geliyor. Can sıkıntısı denilen... Devamını oku >>

Kısa deparlarla maraton tamamlamak… POSBIYIK NEREYE KOŞUYOR?


Belediye Başkanı Halil Posbıyık, son belediye meclisi toplantısında “Gülüç Belediyesinin Devlet Hastanesi Acili yolu... Devamını oku >>

ARAMA EKİBİYLE KENDİNİ ARAMAK…


Şaşırıyoruz mu desem bilemedim. Aslında en şaşırtıcı olayların kendi içinde çok sıradan koşullar arasında yaşandığını ihtimal... Devamını oku >>

VE KAYMAKAM GİDER…


Gazeteciliğin doğasında, hayatın rutinine aykırı, sorgulanması gereken unsurları tespit etmek vardır. Bu nedenle, iş başındaki kamu gö... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

SORUN CAMİ DEĞİL CAMİALAR ARASINDA
O CUMARTESİ AKŞAMI…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

13,4710
15,2948
795,25

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

kar yağışlı
kar yağışlı 0.o

SON YORUMLAR