ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

OMURGA, RAKI VE SİNA ÇILADIR

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Sevgili Sina duydum ki benden sıkılmışsın. Hiçbir ortak yanımız ve paylaşımımız yokken bu sıkıntın nereden aksetti anlayamadım. Ama yine de halden anlarım. Madem çok sıkıldın son bir kez sıkıp bırakacağım. Ama önce, aslında kendini tarif edip bana isnat ettiğin incileri burada sıralayayım ki okuyanlar meseleyi tam anlasın.

Aşağıdaki alıntı, Sina Çıladır’ın son yazısında şahsıma yönelik ifadeleridir:

 

“İZZET…

İzzet senden gerçekten sıkıldım.

Ne zaman, ben ‘Fatih’ desem, sen zıplıyorsun..

Adımın geçtiği yere balıklama dalıyorsun..

Sence de ‘patron koruma refleksini’ biraz abartmıyor musun?

Zonguldak’ta üç kuşaktır gazetecilik yapan Çıladır ailesinin bireylerine hangi hakla ve kariyerle (Ahmet Naim Çıladır 40 sene, Babam Sina Çıladır 57 sene, ben 15 sene) öğüt vermeye kalkışıyorsun?..

Allah aşkına, sen kimsin?

Mesleki kariyerin ne?

Hangi gazetelerde çalıştın?

Mesleğe kimleri kazandırdın?

Hangi kitabı yazdın ya da hangi araştırmanın içinde bulundun?

‘Duayen’ edasıyla ‘yoldaş’larla rakı içerken, nasıl da bir anda Aksosyalist oldun?

Eğer gerçek utanma duygusunu tatmak istiyorsan, yalnızca aynaya bak!..

O sana yetmezse, ben yine buradayım..”

****

Evet Sevgili Sina… Gazeteciliği veraset yoluyla sürdüren, Hüseyin Aksakal’ın deyimiyle “beşik ulemalığı” taslayan (kavramı anlamaya bilirsin, babandan bu konuda yardım istemen ayıp olmaz) büyük gazeteci…

Bilinen sözdür… Kişi kendisini nasıl bilirse karşısındakini de öyle zanneder. Sen, gazeteciliği parayla haber yapma veya yapmama, ısmarlama yazı yazma, olmadı kurgu yaratıp kimini FETÖ’cü, kimini ÇETECİ ilan edip, para sızdırmanın kaynağı olarak gördüğün için, beni de öyle zannetmiş olabilirsin.

Bak Küçük (oğul) Sina.. iyi dinle… Ismarlama yazı yazma, parayla haber yazma, kumpas yazı dizileri söz konusu olduğunda Halep ordaysa arşın da burada… Ereğli sokakları en iyi hakem ve tartıdır. Çıkar geziniriz. Ama bırak parayla yazı yazma, para karşılığı hiçbir çıkar işine bulaşmamışlığım bir yana, yüzüne tükürülecek hale gelirsen karışmam. O nedenle o bahse hiç girmeyelim dilersen. Daha açık söyleyeyim, benim kalemimi ne senin yemlendiğin yerler ne de başkası satın almaya teşebbüs etmedi. Neden sence? Sende bilirsin ki satın alınmak için önce pazara düşmen, piyasa malı olman gerekir. Şimdi soruyorum sana beni geçtik… Hadi gazeteci değilim. Ya sen kaç kuruşluk gazetecisin. Yanlış anlama hakaret etmiyorum… Sadece fiyatını merak ettim.

Hani diyorsun ya sen kimsin? Mesleki kariyerin ne? Bu ağdalı laflara hiç girme Sevgili Sina. Ben  öyle kariyer derdi olan, hatta gazeteciyim iddiasında olan birisi değilim. Dilimin döndüğünce doğru bildiğimi yazarım. Doğrudur ben gazeteciliği babamdan miras alıp tatlı tatlı sömüremedim. Ama çok merak ediyorsan az araştır. Benim gazetecilikle ilişkim gazetecilerin sokaklarda satırlarla doğrandığı, ucunda uzun hapis cezaları olan yıllarda dayanır. Yaşın yetmez belki ama o zamanlarda da artık kulvar dışında koşan büyüklerinden öğrenebilirsin. Bak belki hoşuna gider yazı işleri müdürlüğü yapmışlığım bile vardır. Çok yetenekli olduğum için mi? Korkma ondan değil. Çünkü ucunda ölüm ve hapis vardı benim büyük gazetecim…

Senin ve kuşaklardır gazeteci yetiştiren ailen gibi “gazeteciler” yetiştiremedim. Doğru. Ama çok üzücü değil mi? O yetiştirdiğinizi iddia ettiğiniz gazeteciler nerede? Kaç tanesi adınızı hayırla yad ediyor. Papaz olmadığınız birisi var mı onlardan yanınızda…

Yazarken hızını alamamış, boyundan büyük laflara da bulaşmışsın. Gençliğine veriyorum. Siyasi kimliğimi diline dolamaya çalışmışın. Kendince siyasi kavramlar icad etmişsin.

Tane tane yazıyorum iyi oku. Gerçi bunlar devlet arşivlerinde var, senin bildirme zahmetine gerek yok. Ama öğren yine de…

Sosyalist olduğum doğrudur. Ak-sosyalist miyim değil miyim? Bu aklı, morlu, allı işler üstad babanın bildiği işlerdir. 1970’li yıllarda kısa bir süre konakladığı sol kulvarda solu kırk parçaya bölme operasyonlarında Al Aydınlık, Ak Aydınlık, Mor Aydınlık hikayelerini sana bir anlatsın. Ha bir de dört nala Perinçek’in hala ülkenin başına bela olmuş Aydınlık’ına nasıl dümen kırdı. Bir zahmet bunları da anlatsın. O şanlı tarihten sana da bir şeyler aktarmazsa darılırım.

Sosyalistim evet. Türkiye topraklarının yetiştirdiği en büyük değerlerden olan Doktor Hikmet Kıvılcımlı külliyatı ve ekolünden geliyorum. Her dönem safım neredeyse orda durmayı, bedel ödemeyi de bilirim. Sende bilisin ki gazetecilik camiasında tırnak içinde değil gerçek manada muhalif kimliğini saklamayan birisiyim.

Sen söyle Büyük Gazeteci, Küçük Sina sahi senin, sizlerin bir siyasi görüşü var mı? Yoksa her dönem gelir getiren bir akaret olarak mı gördünüz siyaseti. Siyaseti, her dönem bal tutanın parmağından biz de yalayalım pratiğine indirip bir gün CHP’li, diğer gün Ak Partili, öbür gün Bozkurt, olmadı Mankurt. O yüzden sevgili Sina karşındakine “omurgadan” bahsederken sürüngen diye bir canlı sınıfı olduğunu da unutma.

Gelelim rakı masalarına… Dinime söven Müslüman olsa gibi bir basitlik yapmayacağım merak etme… Rakı içtiğim, dost masalarına iştirak ettiğim doğrudur. Ama şu “duayen” edasıyla poz vermek nedir yahu? Bak Sinacığım bir nasihat daha vereyim. Rakı sofrasında kimseye akıl verilmez. Siyaset yapılmaz. Adı üstünde dost meclisidir orası. Adabıyla ve ayarınca içer, konuşur, eğlenir kalkılır. Senin bu masalarla takıntını çözemedim inan.

Ha seni de anlıyorum. Bir yandan Külliye’de gözükmek için sırıtkan poz vermek, diğer yanda Ak Parti içerisinde akıl satıcılığı yapmak, diğer yanda alkol masalarında kadehi masanın altına saklamak kişilik bölünmesi yaratınca ne diyeceğini bilemiyor insan.

Yani güzel kardeşim merak etme ben haftada bir veya iki arkadaşlarımla, yoldaşlarımla yemek yer, alkol alır, eğlenirim. Alkol veya başka bir menfaat için kimsenin kapısında dilenmişliğim yoktur ama…

Hele ki arkadaşlarıma “duayenlik” yapmak, sonra ilk fırsatta onları satmak, bunlar benim beceremeyeceğim kadar yetenek isteyen işler.

Çok merak ettin biliyorum. Onu da yazayım. Mehmet Fatih Çakır’la, Saadet Oruç’la ne ilişkim var? Ak Partili mi oldum? Aslında, bana para yağdırıyorlar deyip, seni de sevindirmek isterdim. Yok ama öyle değil. İsimlere takılma Sinacığım. Benim bir yoldaşlarım vardır. İki dostlarım. Yoldaşlarımla ölüme giderim. Dostlarımı ise asla satmam. Yanlışlarını söylerim ama satmam… İnsani yönlerini de sahiplenir savunurum.

İnsan dedik değil mi? Evet sevgili dostum bütün keramet burada, ilişkilerinin, hayatının merkezine ne zaman parayı, çıkarı değil de insanı koyarsan o zaman insanlaşırsın.

İnsan olman dileğiyle Sevgili Sina…

 



YORUMLAR

Hasan Turgut | 28 Eylül 2020
Herkes haddini bilecek.
Arslan | 28 Eylül 2020
Ağzına sağlık abi.
Rıdvan | 29 Eylül 2020
İzzet bey ,cevap vermeye değmezdi. Millet onların nasıl bir üç kuşak olduğunu biliyor.
Hikmet | 29 Eylül 2020
Yoldaşlarımla ölüme giderim. Dostlarımın hatalarını söyler, ama satmam. Değerli yoldaşım, dostum, zaten yazının içeriğindeki en çarpıcı ve ama fikir bu olmuş. Emeğine, düşüncene, yüreğine sağlık.


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

“YASAK AŞK” HABERLERİNİN GERÇEK MAĞDURLARI! “VURUN KAHPEYE”


Türkiye’nin yetiştirdiği değerli düşünce insanı ve siyasetçi, rahmetli Yaşar Nuri Öztürk’ü... Devamını oku >>

MADALYONUN İKİ YÜZÜ: “HAİN” ARINÇ, “KAHRAMAN” ÇAKICI…


Geride bıraktığımız haftaya iki isim damga vurdu. Neredeyse birbirleriyle hiçbir ortak yanı yok bu iki ismin. Kullandıkları dil, ... Devamını oku >>

EREĞLİ’NİN KÜÇÜK GELİNİ KİM?


Rahmetli annemin numunelik lafları vardı. Hemen her durumda lafı çok uzatmaz, durumu sade şekilde özetleyen, izah eden bir d... Devamını oku >>

BİR YEM BORUSU OLARAK, “EREĞLİ İL OLSUN” SÖYLEMİ VE POSBIYIK’IN ÜÇÜNCÜ YOLU


Kimi durumlar vardır. İzahı için saatlerce konuşulabilir. Ya da cuk oturacak bir sözle, deyimle fazla lafa gerek kalmaz. Bil... Devamını oku >>

DÜĞÜN DEĞİL BAYRAM DEĞİL, POSBIYIK KİMİ ÖPÜYOR?


Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, siyaset ve yöneticilik açısından küçümsenemeyecek bir birikim ve deney... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

“YASAK AŞK” HABERLERİNİN GERÇEK MAĞDURLARI! “VURUN KAHPEYE”
HİPOKRAT’IN TORUNLARINA DİYECEĞİM VAR…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

7,8250
9,3671
447,92

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

kapalı
kapalı 10o

SON YORUMLAR