ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

KÜFREDEREK MEDYATİK OLMA

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Küfür Medyası ya da medyatik küfür tabiri ne kadar doğru, kullanırken epey zorlandım. Ancak ulusal basın başta olmak üzere hem yazılı hem de görsel medya da "sokak dili"nin giderek yer bulması ister istemez bu tabiri kullanmayı koşulluyor.

Kendine has bir tekniği, kuralları, ölçüsü olan "haberciliğin" sahasına kadar sirayet eden bu kanserojen durumun birçok sebebi var. Ancak habercilikle ilgili tek ilişkisi sanırım daha çok okunur, izlenir olmak. Yani amaç için her şeyi kullanabilir bir eşiğe gelmek.

Konunun ulusal boyutunu bir yana bırakarak kendi mahallemize bakmak asıl derdim.

Steril bir "ahlak" tanımına hiçbir zaman inanmadım. Ahlak tanımı bana göre ancak "ilkesellikle" vücut bulacak olgu. Söylenen ve yapılan arasındaki tutarlılık ve kendi yaşam felsefenle çelişmemek. Buna bir de insanlığın biriktirdiği genel insani doğruları eklediğinde bas bayağı ahlaklı olabilir insan.

Orta ölçekli bir şehir de yaşıyoruz. Bu ölçeğe göre hatırı sayılır nicelikte bir gazeteci, haberci ya da bir biçimde kendisini bu sektörde sayan popülâsyona sahibiz. Her sektörde olduğu gibi basın camiasında da mesleki, ekonomik, siyasi farklılıklar, hesaplar, beklentiler zıtlaşmalara, kutuplaşmalara, sürtüşmelere yol açması doğal.

Doğal olmayan, bu sürtüşmelerde kullanılan dil, bu dilin giderek küfür ağırlığı kazanması ve en kötüsü bu dilin haberci, medya elemanı, gazeteci sıfatıyla kullanılır olması.

Sanırım burada temel sıkıntı medya ile sosyal medya arasındaki sınırın, tanımın tamamen ortadan kalmasında zaman zaman ikisini birbirlerinin yerine ikame edilmesinde yatıyor.

Varoluş nedeni olarak basın veya medya, kamusal bir alan iken adı üzerinde sosyal medya kişisel bir mecra. Var olma ve kullanılma nedenleri birbirinden çok farklı olan bu iki alanın giderek iç içe girmesi kullanılan dilin de eksen kaymasına yol açıyor.

Kişi tabi ki sosyal medya hesabında dilediğini paylaşma, istediği cümleyi kurma hakkına sahiptir. Burada temel itiraz, bu dilin "gazeteci" sıfatıyla kullanılmasıdır. Aslolan habercilik dilini sosyal medyaya taşırmakken, sosyal medyadaki fütursuz, kural tanımaz ve ağır ifadelerin habercilik diline taşınması her şeyi tuz buz ediyor.

Hani neredeyse herkesin kendi meşrebince bir habercilik dili, yayın tekniği oluşuveriyor. Olan, mesleğin kendisine, sektöre oluyor.

Peki bunun nedeni ne?

Eğitimsizlik mi?

Eh, bir kısmı öyle diyelim.

Doğallık mı?

Evet belki de kendi doğal halini, dilini kendine has kural ve ölçüleri olan bir meslek dilinin üzerinde tutmayı, yiğidin yoğurt yiyişi tarzı mesleki bir yetenek zannedenler de var diyelim.

Ama asıl sorun yine başta belirtiğimiz, "izlenme, takip edilme, okunma" malum ifadeyle "beğeni" oranını artırmayla gelip buluşuyor.

Sorun bu olunca da günde bir düzine, şayet bir psikolog tarafından incelense "bir megolamana ait" denilecek fotoğraf, yetmedi aleme ayar, siyasete nizam veren, daha da akıllanmayanlara bel atından sükseli cümleler sökün ediyor. İlgi görüyor, "beğeniliyor", demek ki doğru yapıyor.

Oysa yapılanın tam adı şu…

Aslında kurduğu her cümlede diğerini "kadın ticareti yapan" mesleğe dahil eden, hızını alamayıp çoklu cinsel ilişki yöntemleri tarifi veren bu kişilerin tek derdi, bu süslü, ağdalı ve bol küfürlü dille kendini pazarlamak.

Kişilerin kendisini pazarlama tekniğine karışamayız. Tek itirazımız bu tekniğe "gazetecilik" kılıfı giydirmektir ki gazetecilikte bu türden bir tekniğin varlığı ne yazık ki henüz literatüre girmiş değil.

Neticede bizimkisi ahlaki değil, mesleki bir hatırlatma…



YORUMLAR


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

Küçük Çıkarlar, Büyük Tiranlar


Her bayramda, herkes gibi bir “bayramlaşma protokolü” hazırlarım. Yüz yüze görüşülecekler, tele... Devamını oku >>

İYİ NİYET VE CEHENNEMİN YOLU / Posbıyık, meclis üyeleri ve salgın…


İyi niyet, adı üzerinde iyi bir şeydir. Ama tek başına yeterli değildir. Şartlar, o anki gerçeklik, yol açacağı olası so... Devamını oku >>

PLAJ KOMEDİSİNDE İKİNCİ PERDE /Hak ararken hukukla kafa bulmak


Dün, Eski Erdemir Plajı’na ilişkin kaleme aldığımız, haber/yorum okurlarımızdan ilgi gördü. Ancak bu ilgi sadece ... Devamını oku >>

BİZ BİZE YETİYORUZ! Serbestlere Serbest, Halka Zorunlu


Gazeteciyiz… İşimiz bu. Olaylara, olgulara göründüğü gibi değil, görülmesi gerektiği gibi bakıyoruz &c... Devamını oku >>

TÜM SUÇ KORONANIN MI?


Bu da sorulacak soru mu? Tam da bu günlerde… Dünya ölçeğinde her gün binlerce insanın canını almaya devam... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

Küçük Çıkarlar, Büyük Tiranlar
PLAJA GİRİŞİ KİM BEDAVA YAPARSA O ALSIN…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

6,7866
7,4754
374,41

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

hafif yağmur
hafif yağmur 14o

SON YORUMLAR