ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

KİRLENMEK GÜZELDİR AMA… TEMİZLİK DE İMANDAN GELİR!

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Bir çamaşır deterjanının reklam sloganıdır. Kirlenmek güzeldir! Öyle ya, kirlenmeye her zaman olumsuz bir mana yüklemek doğru mu? Hele ki doğayla iç içeysen, toprakla, ağaçla, çiçekle uğraşıyorsan. Bak o vakit kelimenin tam anlamıyla güzeldir kirlenmek. Hatta kirlenme, çoğu kere bir iş yapma, emek sarfiyatının sonucudur ki üretmiş olmanın dolaysız işaretidir.

Bir de bizlerin, Ereğlililerin uzun süredir tanık olduğu, yaşadığı ama son 10-15 yıldır daha derinden hissettiği ve olumsuz sonuçlarını yaşadığı kirlenme var. Havanın, suyun, bir bütün doğanın kirliliği. İlle de hava kirliliği. Bölgede kimi ağaç türlerinin kısa ömürlü olması, kanser hastalıklarının artış hızı ve hasta sayısı bu kirliliğin boyutlarına kanıt olarak görülüyor, gösteriliyor birçok otorite ve kurum tarafından.

Peki, bir kaynağı, nedeni var mı bu kirlenmenin? Evet var. Her ne kadar aksi iddialar sayılsa da, tüm üretimin çevreye en az zarar verir bir teknoloji ve tedbirle gerçekleştirildiği savunulsa da bu kirlilikte bir sanayi devi olan Erdemir’in aslan payına sahip olduğu bir sır değil.

Sanayi kenti olmanın kaçınılmaz bir sonucu bu. Sanayi ile birlikte büyümüş kentleşmiş bir kasaba olarak Ereğli bu gerçeği bir biçimde kabul etmiş, ediyor. Belki kirlenmek güzeldir demiyor bu konuda Ereğlili ama böylesi bir sanayi devine ev sahipliği yapmanın getirisi olarak kabulleniyor.

Ancak bu kabulleniş nereye kadar, bir ölçüsü olmayacak mı? Bu konuda Erdemir ve OYAK’a eleştiri yapılmayacak mı? Kentin sesi yükseltilmeyecek mi? Kesinlikle yükseltilmeli

Neden?

Nedeni şu ki öyle anlar oluyor ki bu kirlilik oranı, hava kalitesi dolaylı yol açtığı rahatsızlıkların, hastalıkların, tarım üretimine etkisinin çok ötesinde o an bile yaşam dışı, ölüme yakın bir tanımlamayla çıkıveriyor karşımıza.

“DAHA CİDDİ SAĞLIK ETKİLERİ” NE DEMEK?

En yakın örneğini dün gece (21-22 Ekim gecesi) yaşadık. Türkiye Cumhuruyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uhdesindeki www.havaizleme.gov.tr internet adresinde yayınlan anlık hava kalitesi ölçüm verilerine göre; hava kirliliği, Karadeniz Ereğli ve Alaplı çevreleri için alarm seviyesini işaret ediyor. “PM10” kodu ile birlikte “tehlikeli” denilen Ereğli havası için “Sağlık alarmı: Herkes daha ciddi sağlık etkileri ile karşılaşabilir” deniliyor.

Açıkçası, kişisel olarak bundan, “şu an kendinizi sağlıklı gibi hissediyorsanız da aslında o kadar da değilsiniz, hatta daha sağlıksız da olabilirsiniz” anlıyorum bundan.

ÖNERİLEN SUNİ TENEFFÜS MÜ?

Hava ölçüm değerlerinin aktarıldığı sitede, 21.10.2020 tarihi ve 23.00 saati itibari ile ‘güncel ölçümü’ kaydedilen veriler yanı sıra, açıklanan etkinlik önerileri de dikkat çekiyor. Buna göre ise “açık hava sporları kesinlikle yapmayın. Kesinlikle bisiklet sürmeyin. Açık havada yürüyüş kesinlikle yapmayın. Dışarıda piknik kesinlikle yapmayın” uyarıları yer alıyor.  Açıkçası, ikinci dünya savaşında Alman uçaklarının bombardımanını haber veren sivil savunma sirenleri gibi bu vurgu, “derhal evinize gidin, kapınızı kilitleyin, mümkünse eve hava girecek tüm yerleri ıslak bir bezle kapatın” dememiş sadece. Bir de doğal solunumu bırakıp suni teneffüse geçin denmemiş.

BİRAZ “İMANA” DAVET ETMEK HATALI OLUR MU?

Bu aktarılanlardan sonra tabii ki kimsenin, Erdemir üretimi durdursun, bölgeyi terk etsin demiyor. Hatta yukarda da vurguladık, sanayi varsa kirlilik de olacaktır. Kabul edilebilir ölçülerde, en azından suni teneffüsü dayatmayan, korona salgını dolayısıyla zaten evlere mahkum edilmiş Ereğli halkını ikinci bir müebbet cezayla açık havaya çıkmamaya mahkum etmeyen bir çevreci üretim planlamasını, bunun tedbirlerini, gerekirse harcamasını Erdemir’den beklemek her Ereğlilinin hakkı.

Şöyle yapalım…

Kirlenmek güzeldir deyip, biz Erdemir’in sanayi üretimine, kar etme isteğine rıza gösterelim. Ama bir güzel sözümüz daha var.

Temizlik imandan gelir. Erdemir-OYAK da biraz “imana” gelsin… Makul olan bu değil mi?

****

Not: Burada ifade edilen “iman” hiçbir şekilde kurum veya kişilerin inançlarla olan münasebetine değil, anlayış beklemeye ve özellikle “temiz  bir hava” sağlayacak üretim zihniyetine yapılmış bir vurgudur…

 

 



YORUMLAR


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

“YASAK AŞK” HABERLERİNİN GERÇEK MAĞDURLARI! “VURUN KAHPEYE”


Türkiye’nin yetiştirdiği değerli düşünce insanı ve siyasetçi, rahmetli Yaşar Nuri Öztürk’ü... Devamını oku >>

MADALYONUN İKİ YÜZÜ: “HAİN” ARINÇ, “KAHRAMAN” ÇAKICI…


Geride bıraktığımız haftaya iki isim damga vurdu. Neredeyse birbirleriyle hiçbir ortak yanı yok bu iki ismin. Kullandıkları dil, ... Devamını oku >>

EREĞLİ’NİN KÜÇÜK GELİNİ KİM?


Rahmetli annemin numunelik lafları vardı. Hemen her durumda lafı çok uzatmaz, durumu sade şekilde özetleyen, izah eden bir d... Devamını oku >>

BİR YEM BORUSU OLARAK, “EREĞLİ İL OLSUN” SÖYLEMİ VE POSBIYIK’IN ÜÇÜNCÜ YOLU


Kimi durumlar vardır. İzahı için saatlerce konuşulabilir. Ya da cuk oturacak bir sözle, deyimle fazla lafa gerek kalmaz. Bil... Devamını oku >>

DÜĞÜN DEĞİL BAYRAM DEĞİL, POSBIYIK KİMİ ÖPÜYOR?


Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, siyaset ve yöneticilik açısından küçümsenemeyecek bir birikim ve deney... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

“YASAK AŞK” HABERLERİNİN GERÇEK MAĞDURLARI! “VURUN KAHPEYE”
HİPOKRAT’IN TORUNLARINA DİYECEĞİM VAR…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

7,8277
9,3663
448,15

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

kapalı
kapalı 10o

SON YORUMLAR