ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

İYİ DE HAMSİLER NE DİYECEK?

   
Hüseyin AKSAKAL Hüseyin AKSAKAL

Ereğli Belediyesi’in festival teamülleri giderek oturmaya başladı. Artık festivali yapmak kesmiyor. Önce danışma toplantısı yapıyorsun, sonra tanıtım toplantısı, ardından festival, sonra da bir teşekkür toplantısı…

Nitekim, yaz aylarında yapılan Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Kültür ve Sanat Festivali için bu süreç izlendi. Gelecek sene Haziranda yapılacak sempozyum için önce bir lansman toplantısı yapıldı. Sonra danışma toplantısı yapıldı. Şimdi Hamsi Festivali için aynı sürece girildi.  Danışma toplantısı yapıldı. 

Bu toplantıda  arada gönüllü bir sivil toplum kuruluşu veya ona benzer kurumsal yapısı olan bir şey bulunursa, bir iki stant da ona veriyorlar.  Hamsi festivalinde tabii ki baş sırayı hemşeri dernekleri çekecek. Zira stantlar aynı zamanda hamsi tahsisatı demek. Pankartı asıyorsun, önünde kurulan mangallarda pişirme işlemini yapıyorsun.  Mutlaka Karadeniz yöresinden bir iki halk oyunları gösterileri yapılacak ama asıl etkinlik, ana sahnedeki konserler olacak.

Ana sahne konserleri, hangi festival olursa olsun, belediye algısının yerine Belediye Başkanı algısını geçirmenin bir aracı olarak kullanılır.  Belediye başkanının sloganları alanı dolduran binlerce kişi tarafından tekrarlanır.  Büyük harflerle konuşulur,  iri iri laflar edilir filan…

Fakat konuyu dağıtmayalım. Bugünlerin gündemi danışma toplantısı ya.  Öyle aman aman bir şey danışıldığı gelmesin akla.  Bu iş bir tür gaz almaya benziyor. Program belli olmuş,  bir de siz söyleyin, başka ne yapabiliriz deniyor.  Toplantıya katılım fazla olursa, festival-şenlik vesaire etkinliğin kamuoyunun talebi olduğu, bu talebi belediye başkanı dışında kimsenin yerine getiremeyeceği algısı oluşturuluyor. Tıpkı Ereğli’nin geleceği için yapıldığı belirtilen toplantıda, Başkan Beyin Erdemir ile arasındaki gerginlik çerçevesinde, bir meşruiyet zemini oluşturulmaya çalışılması gibi…  Oysa geçtiğimiz yerel seçim, başka şeyler kadar, festival-şenlik dönemine bir onay teşkil ediyordu ama yedi ayın ardından bu algı aşınmış  olduğundan, toplantılar yaparak ufak hatırlatmalarda bulunmak şart demek ki.

***

Şüphesiz, bu yoğun etkinlik-festival-konser trafiği göz önüne alındığında belediyenin en faal birimlerinden birinin Kültür Müdürlüğü olduğunu düşünmek gerekir.

 Bu altyapıyı sürdürülebilir kılmak için, kentte rutin işlerin bu dönemlerde de sağlıklı bir şekilde yürümesi için ilave yükler altına giren belediye personelinin yanında, sırf bu yoğun festival organizasyonlarına beyin takımı oluşturan farklı bir istihdam türü de gerekli oluyor muhakkak. 

Zaten festivale ne koyalım diye sivil toplum kuruluşları davet edildiğinde, oracıkta açıklanıveren program, bu takımın eseridir. Elli kişi katılır, beş kişi konuşur, herkesin fikrinin alındığı varsayılır. 

Yakında hamsi festivali var ya… Kabul etmeliyiz ki 24 Kasım’da düzenlenecek festivale menü sıfatıyla katılacak olan hamsiler dışında herkesin görüşü alındı.  Karşı olan varsa aha toplantı düzenlendi. İtiraz edeydin.

Bundan sonra susmak düşer. Hamsilere de sormaya gerek yok. Onlar zaten her türlü sosyal etkinliğin karşısındadır. Zihniyetleri öyle.

***

Kimi zaman ayrıntılar arasında boğulup kalır insan.  Biraz geri çekilip manzaraya daha geniş bir açıdan bakmak gerekir.  

Eğlenmek bir insan hakkıdır ve bu hakkın engellenmemesi için merkezi ve yerel idareler gerekli önlemleri almalıdır.  İhtiyaçlar sınırsız, kaynaklar sınırlı olduğundan, kentsel yaşamı kolaylaştırıcı tedbirler ve bunlar arasında makul bir denge kurmak gerekir. 

Fakat sanki bu işlerde akla yatmayan bir şeyler var. Mesela, tüm bu festival şenlik işleri tıkır tıkır yürürken, yedi ayı geçen süre içinde, doğru düzgün bir yatırıma kazma vurulamamış olmasını, kültür müdürlüğü –veya festival komiteleri- dışındaki birimlerin yetersizliğine mi, başka şeye mi yormalı bilemiyorum.  

İşin bir boyutu daha var. Kent Meydanı, Trafik Sorunu, Devrim Bulvarında eski belediye binasının yerini alacak olan kültür merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, ilçedeki yaya altyapısının yetersizliği, otopark problemleri, bunun kent meydanı ile alacağı yeni boyut,  eğitim, istihdam meseleleri falan söz konusu olduğunda sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri veya kentin değişik paydaları akla gelmezken, bu şenlik menlik işlerinde ortaya çıkan danışma ihtiyacı da nedir?

Neyse diyelim… O konuları soracak olsalar, festival toplantısına koşarak giden STK ve diğer temsilciler, aynı katılımı sağlar mıydı diye de sormak geliyor insanın aklına… 

Çağırdılar da biz mi gitmedik diyecekler şimdi…  Orasını kurcalamamak en iyisi…



YORUMLAR


Hüseyin AKSAKAL Tarafından Yazılan Son Yazılar

EKMEK BULAMAYAN HAMSİ YESİN!


Başlıktaki ifade, dönemin politik mülahazaları dolayısıyla, basmakalıp bir yakıştırma sonucu talihsiz Kraliçeleri Marie An... Devamını oku >>

AMAÇ ÜZÜM YEMEKSE…


Karadeniz  Ereğli, yaşadığımız bir fasılanın ardından yeniden bir gerilim ortamına doğru ilerliyor.  Öyle görün&uu... Devamını oku >>

BAŞKAN KİMİN ENSESİNE VURUP EKMEĞİNİ ALDI?


Karadeniz Ereğli Belediye Meclisi Kasım toplantılarını yaptı. Meclis hakkında diyecek bir şey yok. Üyelerden her birine dokunsan bin a... Devamını oku >>

SİYASETTEN ÖNEMLİ BİR KONU…


Lösemili çocuklarla ilk yakın temasım, Osman Ekşi’nin Ereğli Kaymakamı olduğu dönemde gerçekleşti.  D&ou... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

“BEN KAPICI MEMO”
EKMEK BULAMAYAN HAMSİ YESİN!
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

5,7418
6,3197
269,82

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

parçalı bulutlu
parçalı bulutlu 19o

SON YORUMLAR