ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

GEÇEN HAFTA, BU HAFTA

   
Hüseyin AKSAKAL - DÜNYA HALİ Hüseyin AKSAKAL DÜNYA HALİ

İçimden hiç yazı yazmak gelmiyor…  Daha doğrusu ne yazsam yetersiz olacağını bildiğimden, klavyemden utanıyor, belagatimin zayıflığından endişe ediyorum.

En güzel kelimeleri, en anlamlı cümleleri, en etkileyici paragrafları bir araya getirse, Adıyaman’da küçük bir çocuğu enkazdan çıkaran maden işçisinin sevincini, günler sonra ilk kez gökyüzünü gören çocuğun gözündeki ışıltıyı anlatabilir mi insan? Yıkılmış şehirlerin, harap olmuş bir âlemin, biten ömürlerin, solan umutların, kendini derin bir boşlukta ve daracık enkazların arasında kaybolmuş hisseden insanların acısını nasıl anlatmalı?

Daha geçen hafta en önemli meseleler olan, siyasetçilerin, ekonomistlerin, esnafın, sivil toplum kuruluşlarının, pazaryerlerinin, kâh dünya âlemle, kâh kendi içlerinde yaşadığı çalkantıların yerini acıya, korkuya, endişeye, kedere –ve umuda… Çünkü umut hep var – bırakacağını kim öngörebilirdi ki?

Geçen hafta, farklılıklar üzerinden birbirini gücendirmeyi umursamayan insanların, hangi sosyal, siyasal, kültürel gruba ait olduğunu düşünmeden, tek amaç, tek amaç, sadece tek amaç olan bir hayat kurtarma arzusu içinde kenetlendiğini düşünmek mümkün müydü?  Geçen hafta bilgelik saydığımız, derin anlamlar atfettiğimiz politik mülahazaların; acının şiirselliği, çabaların destansılığı, tek tek millet dediğimiz toplumu oluşturan fertlerin hamiyetperverliği karşısında güneş görmüş sis gibi silinip gideceğini düşünmek peki?

Rahat evinden, sıcak çorbasından, çocuğunun başını okşamaktan insan suçluluk duyar mıymış? Pazartesi sabahından bu yana bu milletin döktüğü gözyaşı bir yerde toplansa, koca bir iç deniz oluştururdu.  

Bundan daha büyük bir duygudaşlık olur mu?

***

Günü geldiğinde, önlenebilir yıkımlar için, sorumluluk taşıyanların kendi görevini ne kadar taşıyabildiğini tartışabiliriz ama bugün öyle bir gün değil.  Yardım faaliyetlerinin ne kadarının içten, ne kadarının popülarite arzusu taşıdığını tartışacak gün de değil, çünkü yerine ulaştığında hepsinin değeri aynı.  Bunlar sonraya kalmalı.

Yine de Zonguldak’tan, Soma’dan, Nallıhan’dan, Tekirdağ’dan, Malatya’dan, Hakkâri’den deprem mahalline giden madencilerin elleriyle kazıdığı mucizeleri hayranlık ve umutla izlediğimizi yazmamak olmaz. İnsan, geçen haftalarda bankaların madencinin promosyonu konusunda çatır çatır pazarlık ettiğine inanmak istemiyor.

Askerin, polisin, AFAD görevlilerinin, İtfaiyecilerin, çeşitli kamu görevlilerinin, sivil toplum örgütlerinin, Türkiye ve Dünyanın dört bir yanından destek için koşan gönüllülerin ellerinden gelenin en iyisini yapmak için canhıraş şekilde yürüttükleri çabalarını görmezden gelmek olmaz.

 Hangi meslekten olursa olsun, profesyonel kimlikleri öncesinde hepsi, hepimiz bu milletin bir ferdine dönüştük,  Enkaz altından çıkan her çocuğun annesi, babası, kardeşi, amcası, dayısı haline geldik,  cansız bedenleri çıkarılanların cenazesinde gözleri yaşlı bir cemaate dönüştük,  umutla bekleyen onbinlerce kişinin acıları çerçevesinde bir şekilde akraba kılındık.

***

Belirtildiği üzere, ne yazsan boş.  Sahadaki insanların yaptıklarını düşününce, yazdığın bir şeyin üç beş satır karalamaktan öteye bir değeri olmuyor.

Yaşanan bunca şey karşısında ne yazsan boş, ne desen boş… 

On ilimizi ve Suriye’nin kuzeyini etkileyen depremde hayatını yitirenlere Allah’tan rahmet,  yaralılara şifa, enkazda bekleyenlere umut ve kurtuluş,  kurtarma çalışmalarına katılanlara kuvvet, milletimize sabır diliyorum.

 



YORUMLAR

Tugce | 6 Eylül 2023
İcinden yazmak gelmiyorsa yazma. Silah zoruyla mi yazdiriyorlar. Zaten makale desen degil anı des m hiç değil. Belli belirsiz bir yazı


Hüseyin AKSAKAL DÜNYA HALİ Tarafından Yazılan Son Yazılar

NE BAYRAMINDAN BAHSEDİYORSUNUZ?


Her sene 24 Temmuz’da basın mensupları için kutlama mesajları yayınlanır. Adı üstünde Basın Bayramı ya… Gelec... Devamını oku >>

KENDİ AYAKLARI ÜSTÜNDE BİR EREĞLİ…


Gazetelerde, internet sitelerinde, sosyal medyada, realitenin ne olduğundan ziyade, kimin haklı olduğu veya kimin neye sahip olduğu, neye s... Devamını oku >>

BEKLEYEREK DEĞİL, ÇALIŞARAK…


Karadeniz Ereğli yeni yıla okulda akran zorbalığının bir örneğini konuşarak girdi. Bir meslek lisesinde dört öğrenci, eng... Devamını oku >>

İL OLMA TALEBİ YA DA EREĞLİ’YE SAĞIR OLMAK…


2020 Aralık ayında, neredeyse tam iki yıl önce bu konuyu yine yazmışım. “Karadeniz Ereğli, taleplerini merkezi idareye aktarm... Devamını oku >>

ŞIPINİŞİ FESTİVAL


Tam genel seçimler için kolları sıvayan aday adaylarının ortalıkta gezinmeye başlamasını, kamusal alan pratikleri ve iletişim... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

NE BAYRAMINDAN BAHSEDİYORSUNUZ?
EREĞLİ ‘’DİNAMİKLERİ’’ ZAYIF
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

28,9276
31,3349
1.887,31

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

açık
açık 11o

SON YORUMLAR