ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

FESTİVAL İÇİN BİR GİRİZGÂH

   
Hüseyin AKSAKAL Hüseyin AKSAKAL

Karadeniz Ereğli 22. Uluslar arası Sevgi Barış Dostluk Kültür ve Sanat Festivali, 21-24 Temmuz tarihlerinde (4 Gün) yapılacak.  

Ancak bu durum hep böyle değildi.  Önceleri festival Haziran sonu, Temmuz başı civarında yapılıyordu.  Nitekim bir önceki festival 5-7 Temmuz tarihlerinde yapılmıştı. Posbıyık’ın 2014 seçimlerinden önce gerçekleştirdiği son festival olan 20. Uluslar arası Sevgi Barış Dostluk festivali ise 28-30 Haziran tarihlerinde yapılıyordu.  Bu zamana kadar tüm festivaller üç gün sürüyordu.  İhtimal bu sene üç de yetmez dört tane diyerek sürenin uzatılmasına karar verildi, belki de programa davetli olan sanatçıların bağlı bulunduğu organizasyon şirketi bu tarihi verdiği için tarih sürekli değişiyor. İlk festivallerin Çilek Festivali ile birleşik olarak Haziran ayında düzenlendiği hatırlanacaktır.

Büyük festivallerde, kurumsallaşmanın gerçekleşmesi için zamanlama çok kritik bir konudur.  Mesela,  Dört bin yıllık geçmişi olan Çin Yeni Yıl Festivali Ocak ayında başlar ve iki hafta sürer. Venedik festivali 40 gün sürer ve Şubat ve Mart aylarını ortalayan bir takvimi vardır. Almanya’nın ünlü festivali Oktoberfest, 1810 yılından beri kutlanır ve daima Ekim ayının ilk haftasını içine alacak şekilde eylül sonunda başlar.  Süresi de iki hafta ve takip eden hafta sonu olmak üzere 16 gündür.  Bunlar ve tüm uluslar arası festivallerin tarihleri aşağı yukarı bilinen konulardır.

Festival tarihinin kurumsallaşma ile ilgisi görmezden gelinse bile, Temmuz ayının son haftasında, Ereğli festivalinin misafirlerinin büyük bölümünün mensup olduğu Batı Karadeniz’de fındık üreticilerinin hasat öncesi bahçe temizliğine başlaması gerektiği göz önüne alınmamış gibi görünüyor.

Büyük festivallerin kurumsallaşmasının bir başka boyutu da şeffaflıkla ilgilidir. Mesela yukarıda örneği verilen festivallerden Oktoberfest’te kimin hangi çadırı, ne gibi standartları sağlayarak, kaç kişilik kuracağı ve yeni çadır kuracak olanların uyması gereken kurallar bellidir. Festivalin yapıldığı Bavyera eyaletinin festival için yaptığı düzenlemeler genelde aynıdır.  İşin ekonomik boyutu, kaynakların geldiği yer daima belli olduğundan kimsenin bunları sorgulamak aklına bile gelmez.

Bizim memleketin festivalinde, son derece pahalı sanatçılar gelir, bu sanatçıların şarkı söylediği devasa bir sahne kurulur, dışarıdan gelen konukların ağırlamaları gibi konularla birlikte ele alındığında, masrafın büyük bölümünün bu festival için kurulan komisyonun aldığı bağışların hayli külliyatlı olması gerektiği anlaşılır. Ancak bugüne kadar sahnenin maliyeti, sanatçıların aldığı ücretler ve diğer kalemlerdeki masrafların tam olarak ne olduğu, nereden temin edildiği, nasıl harcandığı gibi konular hiç bilinmez. Bunu sorgulamak isteyene vebalı muamelesi yapılır, Ereğli’nin tanıtımına taş koymaya çalışan kötü niyetli kişiler olarak damgalanırlar.

Finansmanı sağladığı bilinen kesimler ise kayıtdışı olmak üzere mahrem ortamlarda homurdanırlar ama birçoğunun festivali düzenleyen belediye ile karşı karşıya kalmamak için nedenleri bulunduğundan açıkça kendilerinden isteneni ve verdiklerini söylemeye çekinirler.

Önceleri, festivalin kültür sanat boyutuna daha çok vurgu yapılıyordu.  Sahne sanatçıları kültürel etkinliklerin yarattığı coşkuyu tırmandırmak için araçsal bir niteliğe sahipti. Anlaşılan o ki şarkıcıların sahne performansları her festivalde kültür içeriğini biraz daha geriye iterek ön plana çıkıyor. Son dönemde uluslar arası katılımların azalması da dikkat çekici.

Bir de sanatçı meselesi var… Ereğli halkına festivalde görmeyi umdukları sanatçılar sorulur ama gelen sanatçıların anket sonuçlarıyla ne kadar ilgili olduğu tartışmalı bir konudur.  Bu seneki konuklar arasında olan Yıldız Tilbe, son dönemde sokak hayvanlarına yönelik beyanları ile hayli tepki toplayan bir isimdi.  Tilbe,  bir sokak hayvanına şahsen zarar vermediği sürece bu konudaki fikirleri kendisini ilgilendirir (Tilbe dedi diye bir canlıya zarar veren biri olursa da suçun şahsiliği prensibi gereği ceremesini şarkıcıya yıkmak doğru olmazdı) ama bu süreç göz önünde bulundurulduğunda sandıktan çıkması en az muhtemel isimlerden biriydi. Bu durum, gerçekte Tilbe’nin sandıktan mı çıktığı, sandık sonuçlarının sanatçı belirlenmesinde ne kadar etkili olduğu gibi konuların sorgulanmasını beraberinde getiriyor. 

Ayrıca Tilbe, pandemi öncesinde, 2019’da yapılan 21. Festivale de gelmişti.  Daha önce de birkaç kez geldiğini zannediyorum. Mesela 2004’te gelmiş ama arada kaç kez gelmiştir bilmem.  Mükerrer gelişlerle ilgili herkesin aklına gelen muhtemelen Ereğli kökenli Murat Boz’dur. Ancak bu sene Boz festival programında değil.  Ama bu seneki programda yer alan Koray Avcı ve Gülşen, 2019 yılında da festival sahnesindeydi. Böyle düşününce, sanatçı kadrosunun yarısı geçen festivalde gelen isimlerden oluşuyor. 

Gülşen’in durumu daha da ilginç… Bu seneki festivalde sahneye çıkacak olan sanatçı, sadece 2019’daki 21. Festivale değil, ondan önceki 20. Festivale katılmak için de Ereğli’ye gelmişti. Yani kendisi üç festivaldir aralıksız sahne alma ayrıcalığını elinde bulunduruyor.

Sanatçılar Ereğli halkının oylarıyla belirlendiğine göre, Ereğli halkının bazı sanatçılara eşine az rastlanır şekilde hayranlık beslediği anlaşılıyor.  Eğer durum bu değilse, o zaman halkın oy kullandığı anketlerin, festivale meşruiyet kazandırmak için hazırlanmış bir gaz alma metodu olduğu yorumları yapanların eline koz geçmiş olur.

Sizin anlayacağınız, yapılacağı tarih takvim sayfalarında pire gibi bir sayfadan öbürüne zıplayan, ekonomik boyutu yuvarlak ifadelerle geçiştirilen,  gelen sanatçıların seçiminin nasıl belirlendiği belli olmayan, bu kez süresi de—niye değiştiği belli olmayacak şekilde— değişen, enternasyonelliği ile kültür ve sanat boyutu her geçen gün sahne konserlerinin gerisine düşmeye başladığı anlaşılan bir festivale hazırlanıyoruz. 

İyi eğlenceler…

 



YORUMLAR


Hüseyin AKSAKAL Tarafından Yazılan Son Yazılar

HER ÇEŞİT AKIL TUTULMASI… Anlayacağınız o işler şehirden görüldüğü gibi değil


Kötülük çoğu zaman kendi sonunu hazırlar derler. Tersi durumda iyi gözüken şeylerin sonucunun köt&uum... Devamını oku >>

ÖNCE OYUN VARDI… Ya da Oyuncak Müzesi üzerine…


Karadeniz Ereğli Belediye Meclisi, Haziran ayı toplantısında, Devrim Bulvarı’nda, İnönü Parkı girişinde eskiden Abdi İpek&c... Devamını oku >>

UMUT ETMEDEN OLMUYOR Kİ!


Üniversite kampüsü yapılması fikri ilk ortaya atıldığında Ereğli’de yaşayan herkes gibi bu işin biraz gayretle kısa s&... Devamını oku >>

GÜZEL ŞEYLERİ VAR EDENLERE…


Bir akşam önce, Aşk-Efza Türk Sanat Müziği Korosu’nun verdiği “Hatıra Defteri” konserini keyifle izleme ay... Devamını oku >>

DESTAN DAĞARCIĞININ SON SAYFASI


Bırakın evreni, güneş sisteminde bile küçücük bir gezegen olan, buna rağmen içinde yaşayanların uç... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

HER ÇEŞİT AKIL TUTULMASI… Anlayacağınız o işler şehirden görüldüğü gibi değil
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

16,7489
17,6379
980,03

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

parçalı bulutlu
parçalı bulutlu 19o

SON YORUMLAR