ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

Ereğli’de kim YERLİ, kim KIZILDERİLİ

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Kadim bir kent olan Ereğli’nin bilinen en temel özelliği binlerce yıldır bir liman kenti oluşudur. Bu özelliğini de hiç şüphesiz coğrafi konumuna borçludur. Zira boydan boya Kuzeye açık Karadeniz şehirlerinin aksine Kuzey rüzgarlarına kapalı nadir birkaç kentten biridir Ereğli.

Bu özelliğiyle 4 bin yılı aşkın zamandır, Kuzey rüzgarlarına ve Karadeniz’in yıpratıcı dalgalarına karşı korunak olmuştur medeniyetlere.

Zonguldak, tevellüt olarak Ereğli’ye göre “dünkü çocuk” sayılmakla birlikte kömür ve sanayi devriminin yarattığı tarihsel avantajla biraz da yabancı sermayenin ellerinde bir nüve olarak başladığı kentleşme macerasını Cumhuriyetle birlikte vilayet olarak taçlandırmıştır.

Hatta kentleşme sürecindeki bu yabancı etki halen kalıntı düzeyindeki fiziki mekanlardan daha çok isim düzeyinde de izler bırakmıştır Zonguldak’ta. Farklı iddiaların aksine Zonguldak ismini, ocakları ilk işleten Fransız ve Belçika şirketlerinin kentin hemen yanındaki Göldağı mevkiini nirengi noktası almaları sonucu, Göldağı bölgesi anlamına gelen "Zone Ghuel Dagh"ın Türkçe okunuşundan almıştır.

Sonrası malum. Cumhuriyetin ilanı. Ardından ocakların millileştirme süreci ve Zonguldak’ın vilayet oluşu. İki ilçesinde kurulan (Karabük ve Ereğli) demir çelik fabrikaları ve taş kömürüyle 1990’lı yıllara kadar Türkiye’nin en önemli sanayi ve ticaret merkezi oluşu.

Tüm bu macera boyunca Zonguldak’ın ve ayrıca Zonguldak-Ereğli ilişkilerinin yakasından düşmeyen özünde ekonomik ve siyasi rekabeti de bağrında barındıran sosyo-psikolojik iki vaka kah derinden kah su yüzüne çıkarak kendini var etmiştir.

Bu vakaların birincisi her sanayi kentinin yaşadığı dışarıdan göçlerle oluşan çok kimlikli kentleşme gerçeğine dayanan yerli-yabancı çatışması. İkincisi de Alaplı’yla birlikte, Ereğli’nin, yanına Devrek, Çaycuma’yı yedeklemiş Zonguldak’la olan çekişmesi.

Ereğli il geneli esas alındığında her ne kadar tarihsel derinliği ve ekonomik gücüne yaslanarak ikinci bir merkez olmayı istemişse de merkez ilçe olma konumu, dolayısıyla bürokrasi ve devletle resmi ve yakın ilişkilerinden dolayı Zonguldak bu çekişmede ağır basan taraf olmuştur. Ağır basmak bir yana zaman zaman Ereğli’yi hırpalamaktan geri durmamıştır. Tabi bu hırpalama durumu çoğunlukla siyasi tartışmalar ve çoğunlukta da isimler üzerinden yapılmıştır.

Tıpkı bu günlerde olduğu gibi.

Bilindiği gibi Ereğli’de yılan hikayesine dönen üniversite kampüsü hikayesinde yakın zamana kadar ciddi bir gelişme yoktu. Nasıl olduysa son bir yıllık süreçte kent bileşenleri bu konuda belli bir uyum yakaladı. Sonuçta eski devlet hastanesi arazisinde kampüsün inşasının ön adımları atıldı. Hepi topu bu. Ama bundan sonra görülmeyen bir kıyamet koptu. Ereğli’deki siyasi parti temsilcilerinin seçilmesi-atanmasından tutun da kurum yetkililerinin özel yaşamına kadar Ereğli adeta ateş altına alındı. O derece ki kimi durumda Ereğli’ye avantaj sağlayacağı düşünülen açıklamalarından dolayı zaman zaman Zonguldak’ta devletin en muktedir makamları, hatta Ereğli Kaymakamı açık eşkal verilerek yıpratılmak istendi. Tabi bu faaliyette vurucu güç olarak çoğu zaman olduğu gibi medya ayağı devreye girdi.

Yapılanların bir kısmı “halkı aydınlatma”, habercilik adına, bir kısmı kentin çıkarları adına, önemli bir kısmı da kimi siyaset ağalarının dümenine destek maksadıyla gerçekleşti, gerçekleşiyor.

Tümünü toparladığımızda Kuzey rüzgarlarına kapalı kadim liman kenti Ereğli son günlerde Kuzey Doğu’dan esen sert rüzgarların tacizi altında. Rüzgardır bu gelir geçer. Tek sıkıntı bu yeni rüzgarın alçaktan seyretmesi. Kentin burçlarını değil, eteklerini zorlaması. Eh o da rüzgarın hoyratlığı deyip bağlayalım.

Ha bu arada Ereğli’nin aklı evvelleri ne mi yapıyor? Onların işi başından aşkın. “Önemli mevkileri”, “yabancılara” kaptırmamak için derin siyaset yapmaktalar. Her ne kadar, bir “yabancı” olarak Ereğli hakkında söze talim etmek bana düşmezse de “yerli” arkadaşlarımızın nazarında bir “Kızılderili” olarak özgürce düşündüğümü yazmak istedim. Bu küçük kusurumuz hoş görülecektir umarım. Zira Ereğli’de kim yerli kim Kızılderili inanın bende şaşırmış durumdayım….

 



YORUMLAR

İsminiz | 28 Şubat 2020
Şu o kadar açık ve netki bu şehre en büyük zararı veren o yerli yabancı ayrımını yapanlardır. Ağızlarında dolanan sadece istemezük, tamam istemiyorsunda neden istemiyorsun arkadaşım diye soruncada bak biz orasını hiç düşünmedük.. Son zamanlarda medya yollu saldırılar gırla gidiyor. Ama eminim Ereğli kaymakamını ite çakal yem etmez. Zaten yazılanların haber değeride yok boş yere Kaymakamımız canını sıkmasın. Millete eğlence lazım, bakmayın sessiz olanda büyük bir çoğunluk var. Ortam PUSLUyken üç köpek havlayınca ses evet çok çıkıyor ama kurtlar o havada sessizce dolaşmayı daha çok seviyor, o yüzden bunlara itibar etmeyip önümüze bakmak lazım...


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

KARANLIK IŞIKLA YENİLİR…


Bu gün 21 Mart. Yani ekinoks… Yani gece ve gündüzün eşitlendiği gün… Yani mevsimin kıştan b... Devamını oku >>

VİRÜS MÜ ERDEMİR Mİ? - ÖLÜM MÜ MOKOKO MU?


Ölüm mü mokoko mu? Ereğli’nin son günlerde yaşadığı ciddi sıkıntı, çok eski bir fıkrayı çağrıştı... Devamını oku >>

VİRÜS BİREYİ ÖLDÜREBİLİR... AMA BİLİNÇ TOPLUMU KORUR VE YAŞATIR


Çin’de ortaya çıkıp, adeta Çin malı metaların dünya pazarlarına yayılma hızında her ülkenin kapısına d... Devamını oku >>

NERİMAN HANIM ve NARSİZM


Farkındayım, başlığı okuyan birçok kişi Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın eşi Neriman Hanıma üstü kapalı, ke... Devamını oku >>

İDLİB’in ÖZETİ... SAVAŞ VE BARIŞ


Savaş ve Barış, Rus yazar Lev Tolstoy’un ilk kez 1869 yılında yayınlanmış 4 ciltten oluşan ve dünyanın en uzun romanları arasınd... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

KARANLIK IŞIKLA YENİLİR…
KORONA GÜNLERİNDE…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

6,4510
7,1898
338,06

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

hafif yağmur
hafif yağmur 8.o

SON YORUMLAR