ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

Ellerin ağır abisi varsa senin de sayın abilerin var…

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Ereğli’de kime dokunsan, efkarı birikmiş tiryaki kötümserliğiyle iç geçiriyor…

Ne olacak bu Ereğli’nin hali…

Ne varmış Ereğli’nin halinde?

Ereğli’nin halleri çok da… Ah o bir tanesi…

Hani türkünün dediği gibi üç derdim var birbirinden seçilmez misali gibi değil.

Biri var ki diğerlerinden seçiliyor, geriyor Ereğli’yi, efkar yapıyor, kedere boğuyor.

 

Tamam, her şeyimiz tam olmayabilir. Yine de ağır aksak, yeknesak yürüyoruz Ereğli olarak. Eyvallah il olamadık, amenna. Sanayileşmede Erdemir’in çelikten sınırları arasına sıkıştık kaldık. Tarım dersen, senede bir gün pembeleşen Ereğli çileği kadar maceramız. Hayvancılık, balık eh işte. Büyükbaş, hane halkına yetecek sütümüz kadar. Etimiz Ankara’dan Mudurnu’dan.. Keçileri bunca kaçırmışken, küçükbaşın bahsi bile olmaz. Kanatlı hayvan, çoğu uçup gitti, kalanına da yılda bir kıran girer…

Velhasıl derdi çok Ereğli’nin. Ama yine de gurur kırıcı değil o müstesna mesele kadar.

Neymiş efendim o müstesna mesele?

Sıkı durun. Sevdiğine açılmaya çalışan mahcup ve mahzun aşık gibi açıklıyoruz..

……

Şey efendim, bizim bir üniversite rüyamız vardı? Sizin de bize böyle bir söz vermişliğiniz kaşla göz arası…

- Hoppala…

Bir kere size kimse söz vermedi. Siz hülyayla rüyayı, rüyayla gerçek dünyayı karıştırmışsınız.

Hem etiniz ne budunuz ne? Hem üç fakülte neyinize yetmiyor?

- Ama efendim…

- Bırak şimdi aman efendimi… Bak kızdıracaksınız ağır ağabeyleri, hepten kesecekler nafakanızı.

…..

 

Üç aşağı beş yukarı böyle Ereğli’yle karar verici arasındaki diyalog.

Peki, kim bu ağır ağabeyler, niye kızarlar? Onlar bir kısmı Ankara’yı mesken tutmuş, bir kısmı Zonguldak’la Ankara arası memik dokuyan, bir kısmı siyaset erbabı, bir kısmı her tarakta bezi olan, bazılarının saçı ağarmış, kimsinin hali kalmamış ama her daim siyaset ve lobicilik labirentinin köşe başlarını tutmuş iş Zonguldak’ın ve kendilerinin ali-menfaatleri olduğunda seni labirentin karanlık çıkmazlarına mahkum edecek kudrete sahip, az ama üst perdeden konuşan ağabeyler.

O zaman, Ereğli’nin sızlanmaya hakkı yok. Maden yok Ankara’da bir lobin,ağır ağabeylerle iş tutmak gibi bir hobin o vakit Sezarlaşacaksın, kesmedi İskenderleşeceksin. Sezaryen usulü, kendi göbeğini keseceksin.* İskender usulü, kör düğümü kılıçla çözeceksin.

Kim mi yapacak bunu?

Tamam ağır abimiz yok. Ama Allah var, düzinelerce sayın abimiz var. Hatta işi cinsiyetçiliğe boğmayalım, sayın ablalarımız var. Tek sıkıntıları, biraz ufuk darlığı, birazdan fazla cesaret eksikliği, fazlanın fazlası bencillik ve birlikte hareket etme yeteneksizliği.

Eğitim yatırımlarına neredeyse mal varlıklarını akıtan aileler var onları ayrı tutalım. Diğer sayın abi/ablalarımızın parasal gücü var (Allah daha çok versin), yerelle sınırlı kalsa da siyasi tecrübeleri, iş yönetme kabiliyetleri, eh uzak yıldızlar kadar parıltıları var. Dedik ya eksiklik, organize olmak ve cesarette.

Özetle, ağır ağabeyler olduğu sürece ve Zonguldak kanun hükmünde kararnameyle “30 büyük şehir ve Zonguldak” statüsünden düşürülüp kazayla da olsa bir kazaya (ilçeye) dönüşmedikçe Ereğli’ye geçtim üniversiteyi, fakülteyi de sadaka tarzında verirler.

Sayın abi/ablalarımız kafa kafaya, ele ele verip bu kördüğümü ya da prematüre doğumu Özel Üniversite kılıcı-hançeriyle aşabilir.

Merak etmeyin, devlet aklımız uyanıktır bizim, özel de olsa oluşan bir teşekkül, işine geldiğinde (ki gelecektir) hızla “devletleştirip” semirtmek için sizden daha fazla Ereğlili olacaktır.

Özetle, onların ağır abisi varsa sizin de sayın abi/ablalarınız var.

Yani top siz de sayın abimmmm, sayın ablam… İster orta sahada top çevirin, ister kaleyi gördüğünüz an basın şutu.. Ve kale şu an çok net görünüyor…

…………..

*Roma İmparatorluğu döneminde İmparator Sezar'ın koyduğu Roma kanunları, doğum sırasında ölen kadınların karınlarının kesilerek çocukların alınmasını emrediyordu. Bu da sezaryen yönteminin ismini Jül Sezar'dan aldı şeklinde kabul ediliyor kimi tarihçiler tarafından.



YORUMLAR

Halil Bakar | 7 Haziran 2020
https://ilerihaber.org/yazar/universite-neden-kurulur-113780.html


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

BİR “GÜNAH VADİSİ”, SOSYAL MEDYA…


Türkiye’de her dönem en arızalı sahaların başında olagelmiştir basın faaliyetleri. Varoluşu gereği eleştirel ve bağımsız ol... Devamını oku >>

BENİM JENERASYONUM SENİN JENERASYONUNU DÖVER


İlginç bir toplumuz vesselam. Çoğu kez kişisel marifetlerimizle yetinmeyiz. Kendimizi anlamlı kılmak, önemli göster... Devamını oku >>

ZONGULDAK “LOBİSİNİN” EREĞLİ FOBİSİ


İlçeleriyle birlikte Zonguldak siyasetinin en bilinen karın ağrısıdır. Lobicilik, yerelcilik, klikçilik. Özellikle siyas... Devamını oku >>

ANNELİK DOĞADAN GELİR, BABALIK SONRADAN ÖĞRENİLİR...


Her babalar gününde olduğu gibi özellikle sosyal medyada tekrar eden bir ritüel bu günde boy gösterdi. Yapısı... Devamını oku >>

İKİ FARKLI POSBIYIK SÖYLEMİ… CİDDİ GÖRÜŞ - SİYASİ GÖRÜŞ…


Çok anlatılan ve bilinen bir hikâyedir. Bir kez de biz özetleyelim meramımızı anlatmadan önce… 12 Eylü... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

BİR “GÜNAH VADİSİ”, SOSYAL MEDYA…
POSBIYIK SEVİLİYOR MU, SEVİLMİYOR MU?
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

6,8612
7,7521
392,27

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

açık
açık 26o

SON YORUMLAR