ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

DESTAN DAĞARCIĞININ SON SAYFASI

   
Hüseyin AKSAKAL Hüseyin AKSAKAL

Bırakın evreni, güneş sisteminde bile küçücük bir gezegen olan, buna rağmen içinde yaşayanların uçsuz bucaksız denizler, dağlar ve ovalarla dolu muazzam büyüklükte bir alem olarak bildiği yerkürenin dört bir yanı destanlarla doludur.  Marko Polo ve İbn Batuta gibi,  eski Dünya’yı batıdan doğuya dolaşan bir kişi, her kültürün kendine has bir destanı olduğunu görür.  Ama insanların bir bardak su içer gibi gönül rahatlığıyla destan yazdığı Anadolu haricinde bir yer bulunmaz.

Homeros, İlyada destanında Yunan şehir devletlerinden oluşan birleşik donanmanın Truva şehir devletini-Bugünkü Çanakkale-kuşatmasını ve tahta bir atın içinde saklanan askerlere dayanan bir hileyle ele geçirmesini anlatır.  Homeros aynı zamanda Odysseia destanıyla, Truva kuşatmasına katılan İthaka Kralı Odysseus’un evine dönüşünü anlatır.  Gerek İlyada, gerekse Odysseia, yunan panteonuna mensup birçok ilahi varlığın yanı sıra, pek çok doğaüstü unsurla da epik niteliğin vurgulandığı anlatılardır.

Hint destanlarından Mahabbrata, Kurular ve Pandu oğulları arasında geçen bir dizi savaşı anlatır.  İçindeki fabller aynı zamanda ahlak ve hayat öğretileri aktarır.Yine Hint destanlarından olan Ramayana destanı,  kralın kızına talip olan Prens Rama’nın kandırılarak gönderildiği sürgünden dönüşünü anlatır.  Mistik unsurlar, konuşan hayvanlar gibi unsurlarla bildiğimiz anlamda bir destandan ziyade masallara daha yakın anlatılardır.

Pers-İran kökenli Simurg Destanı, Kral Sam’ın şeytan tohumu zannettiği albino oğlu Zal’ı yetiştiren kanatlı dev Simurg’u anlatır. Simurg, aynı zamanda bilgelik ve hikmetin mutlak sahibidir.  Zal insanların dünyasına giderken, Simurg kendisine bir tane altın tüy verir. Tüy yandığında Simurg Zal’ın yardımına koşacaktır. Zal’ın yardıma ihtiyaç duyarak tüyü yakışı, karısı Rudabah’ın  zorlu doğum sırasında kaybetme tehlikesi ortaya çıktığında olur. Yardıma koşan Simurg, sezaryen uygulamasını sağlayarak Zal’ın oğlunun doğmasını sağlar. Doğan çocuk en büyük pers kahramanlarından Zaloğlu Rüstem’dir.

Alman Nibelungen efsanesi genç yaşta, maceralara atılmak için babasının şatosunu terk ederek yollara düşen Siegfried’in yolculuklarını, bir ejderhayı öldürüşünü, aşkını, ihanet yoluyla öldürülmesini ve çocuklarının mücadelesini anlatır. Temelde doğaüstü unsurlar taşıyan birçok küçük masalın birleşimi sayesinde oluşturulmuş yapıdadır.

İzlanda kökenli Völsunga Destanı  kısmen Göç Dönemi sırasında Orta Avrupa'da gerçek olayları, özellikle de beşinci yüzyılda Hunlar tarafından Burgundian Krallığı'nın yıkılışını yansıtır. Yine İzlanda’da geçen Yanık Njal Destanı’nda, modern demokratik hukuk devletinin temellerini bulursunuz.

Anglosakson Beowulf Destanı, Danimarkalıların mücadele ettiği Grendel adında bir canavarı öldüren ve ülkesi Geatland’a döndüğünde kral olan Beowulf adlı ünlü savaşçıyı anlatır.

Başka bir deyişle, ihtiyar dünyamızın Greenwich boylamının batısında kalan kısmı bir yana bırakıldığında elimize geçen eski dünya bir destanlar yatağıdır. Yukarıda sayılanlar bu destan dağarcığının küçük bir kısmıdır sadece. Hepsinin ortak özelliği gerçeğin nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan anlatılar oluşudur. Gerçeğin yavanlaştığı ortamlarda, daha muhteşem bir anlatı kurgulamak için muhayyilenin desteği eklenerek yazılmıştır hepsi.

SON BÜYÜK DESTAN…

Fakat iş destan yazmaya geldiğinde, başka hiçbir coğrafya parçası, Orta Asya’dan dörtnala gelip, Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan Anadolu’nun yerini alamaz.

Kendi başına insanlarının cesareti, bilgeliği ve adaleti ile destan yazma potansiyelini içinde barındıran, bize ait bu cennet, bu cehennem, uzak geçmişteki göçebe atalarından miras kalan bu yeteneği, bu topraklarda ilk kez 1071’de, bugün Malazgirt-Ahlat arasında kalan Malazgirt Ovası’nda Bizanslı Romen Diyojen’in çeyrek milyonluk ordusuna, altmış bin kişilik ordusuyla çıkan Alp Arslan ile kanıtladı.

Neredeyse bir asır sonra Miryakefalon’da, Kılıç Arslan’ın 50 bin Anadolu Selçuklusu yiğidiyle, 1. Manuel ve diğer ünlü komutanların idaresindeki 70 Bin kişilik Bizans ordusunu darmadağın ettiği yeni bir destan yazıldı.

Saymakla bitmez… Yıldırım Beyazıt Niğbolu’da, 2. Murat Varna ve Kosova’da; dünya tarihinin gördüğü en büyük komutanlar arasında sayılan Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinde,   Kanuni Sultan Süleyman’ın Mohaç’ta yazdığı destanlar bu milletin yazdığı devasa destan külliyatının sadece birer sayfasıdır.

Bu milletin yazdığı destanlarda, doğaüstü desteğe lüzum yoktur. Destan yazmak için içlerinden yetiştirdikleri büyük komutanlar ile o destanlar için kanını, terini ve hayatını fedakarca harcayan insanların imzası yeterli ve gereklidir.  Bu destansı olaylar arasında her biri birer menkıbe kaynağı olan yüzlerce zafer doludur ki sayması neredeyse imkânsızdır.

Yazıldığı yer bizzat tarihin kendisi olan bu muazzam destan külliyatının son sayfasında, daha sonra bütün bir ulusun Ata’sı olması yazgılı, 38 yaşında genç bir komutanın, 19 Mayıs 1919’ta Doğu Karadeniz şehirlerinden Samsun’un rıhtımına ayak basmasıyla başlayan, 30 Ağustos 1922’de Büyük Zafer ile sona eren,  yok oluşun eşiğinde bulunan bir ülkenin, Zümrüd-ü Anka gibi yeniden küllerinden doğmasını sağlayan muhteşem destan bulunur.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun.

 

 



YORUMLAR


Hüseyin AKSAKAL Tarafından Yazılan Son Yazılar

HER ÇEŞİT AKIL TUTULMASI… Anlayacağınız o işler şehirden görüldüğü gibi değil


Kötülük çoğu zaman kendi sonunu hazırlar derler. Tersi durumda iyi gözüken şeylerin sonucunun köt&uum... Devamını oku >>

ÖNCE OYUN VARDI… Ya da Oyuncak Müzesi üzerine…


Karadeniz Ereğli Belediye Meclisi, Haziran ayı toplantısında, Devrim Bulvarı’nda, İnönü Parkı girişinde eskiden Abdi İpek&c... Devamını oku >>

UMUT ETMEDEN OLMUYOR Kİ!


Üniversite kampüsü yapılması fikri ilk ortaya atıldığında Ereğli’de yaşayan herkes gibi bu işin biraz gayretle kısa s&... Devamını oku >>

GÜZEL ŞEYLERİ VAR EDENLERE…


Bir akşam önce, Aşk-Efza Türk Sanat Müziği Korosu’nun verdiği “Hatıra Defteri” konserini keyifle izleme ay... Devamını oku >>

FESTİVAL İÇİN BİR GİRİZGÂH


Karadeniz Ereğli 22. Uluslar arası Sevgi Barış Dostluk Kültür ve Sanat Festivali, 21-24 Temmuz tarihlerinde (4 Gün) yapılaca... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

HER ÇEŞİT AKIL TUTULMASI… Anlayacağınız o işler şehirden görüldüğü gibi değil
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

16,6731
17,5066
975,68

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

parçalı bulutlu
parçalı bulutlu 20o

SON YORUMLAR