ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

DERVİŞİN FİKRİ VE ZİKRİ…

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Güzel bir Kızılderili hikayesidir…

Bir gün New-York´ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar. Gruptan biri, Kızılderili’dir. Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek cırcır aramaya baslar.

Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder. Aralarından bir tanesi inanmasa da, onunla aramaya devam eder.

Kızılderili, yolun karsı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder. Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır böceği bulurlar.

Arkadaşı, Kızılderili’ye: "Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar.

Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini takip etmesini söyler. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar.

Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, onun ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder.

Kızılderili, arkadaşına dönerek:

"Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir.

Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin."

 

Hikaye bu işte… Tıpkı, atalarımızın o güzel, “Dervişin fikri neyse zikri de odur” sözündeki gibi…

Bu boğazına kadar, tıka basa parayla düşünen insanlar öylesine tıka basa doldurmuşlar ki her köşe bucağı, hani nerdeyse boğulma hissi uyandırıyor insanda. Kırk günlük yoldan yaprak sesi gelse ona bile, “birisi para mı sayıyor” diyecekler.

Kimi zaman, Napolyon’a haksızlık ediyoruz diye düşünmüyor değilim. Gerçi o üç kez demişti, “para, para, para” diye… Bizim dervişler tespih çeker gibi saat başı 33 kez “para” demeye üşenmiyor.

Ee tabii fikre göre zikir şart olunca bu kaçınılmaz oluyor.

Hem belki bizim dervişlere de haksızlık ediyor olabiliriz.

Kim bilir onların tek dileği dervişane bir şekilde her gün soğana talim etmektir…

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun şiirindeki gibi…

 

“Mudurnu’nun Alagöz nahiyesinden

Durmuş’a,

Büyük ikramiye vurmuş..

Parayı nideceksin demişler,

Bundan böyle demiş,

Her allahın günü

Soğanın cücüğünü yiyecem

cücüğünü”

Artık bu soğan cücüğü zamane dervişlerinde neye karşılık gelir onu bilemeyiz…



YORUMLAR


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

Bir, iktidar hastalığı - YÖNETİCİLERİ YÖNETME TAKINTISI


Karadeniz Ereğli’de, İçişleri Bakanlığı tarafından, 81 ilde, kontrollü sosyal hayat döneminde "sağlık için, h... Devamını oku >>

ZOR ZANAAT… Beddua karşılığı çalışmak…


Bayramın ve bayram tatilinin son gününde daha iç açıcı bir yazı yazmak isterdik. Ancak icra ettiğimiz mesleğin, &ld... Devamını oku >>

SANSÜR, OTO-SANSÜR, EGO-SANSÜR


Dün, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayram’ıydı. Basında sansürün kaldırılışının (bu kaldırılışı Meşrutiyet koşulların... Devamını oku >>

“SATILMIŞ GAZETECİ”


14 Temmuz Salı akşamı, Ereğli Gazeteciler Derneği Başkanı Necati Günay ile oğlu CHP Karadeniz Ereğli Belediye Meclisi üyesi ve Ke... Devamını oku >>

BİR “GÜNAH VADİSİ”, SOSYAL MEDYA…


Türkiye’de her dönem en arızalı sahaların başında olagelmiştir basın faaliyetleri. Varoluşu gereği eleştirel ve bağımsız ol... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

Bir, iktidar hastalığı - YÖNETİCİLERİ YÖNETME TAKINTISI
SALGIN… NEREYE GİDİYORUZ?
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

7,2915
8,5355
477,17

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

az bulutlu
az bulutlu 21o

SON YORUMLAR