ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

DERT ÖĞRETİR…

   
Hüseyin AKSAKAL Hüseyin AKSAKAL

On beş yıl boyunca katlandığım ve aralıklarla nükseden bel ağrıları katlanılmaz hale gelince, tüm sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik meselelerin,  hatta varoluş meselelerinin uzaktan bakana basit gelen bir ağrı karşısında biçare olduğu, fizyolojinin hükümlerinin amir niteliği taşıdığı anlaşıldı. 

Bu durum öyle bir hal aldı ki çözüm olarak tavsiye edilecek olan ameliyat, hasretle yolunu bulmaya çalışan yitik bir yolcunun sılasına dönüştü. Neticede, Karadeniz Ereğli’de kime sorsanız, bu alanda en fazla tavsiye edilen hekime gittim, tavsiye sahiplerinin haklı olduğunu öğrendim. Dr. Selami Altuntaş ilk görüntüleme sonuçlarını görür görmez, sorunu anladığını, çözümün kolaylığını, yüksek bir özgüven taşıyan bir ses tonuyla, birkaç veciz sözle ameliyat kararını tebliğ etti-belirtildiği üzere beklenen bir sonuçtu bu, sadece resmi tebligat böyle oldu. 

Başarılı gençleri anlatırken, “Ben onu bebekliğinden bilirim” demek, bilişsel, kültürel bir şey değildir.  Genleriniz, tüm hormonlarınız, bir muhabbet ifadesi olarak söyler bunu.  Ama operasyonun gerçekleştirileceği Echomar Hastanesini de hakikaten bebekliğinden bilirim.  Bugünlerde olgunluk çağının keyfini süren Alp Demir Zorlu’nun, genç, hevesli bir hekim ve girişimci olarak düzenlediği bir basın toplantısında “Echomar” ismini ilk telaffuz ettiği o anı paylaşmak nasip olmuştu.  O günlerde ismi hastaneninkiyle yazılış olarak farklı, ancak okunuş olarak aynı-sesteş-bir market de vardı.  Sonra Echomar Hastanesi süratle kurumsallaştı, büyük istihdam sağladı, ek bir bina yaparak ilçedeki en büyük özel sektör sağlık tesisine dönüştü. Kalp ameliyatları konusunda bölgede en önemli merkezlerden biri halini aldı.   Özel sektör yatırımları konusunda fikir beyan ettiğim nadirdir ama Alp Demir Zorlu, ortakları ve çalışma arkadaşları, on yılı aşkın süre içinde hakikaten ilçeye önemli bir değer kazandırdı.  Mesele orada tedavi görmek değil. Ameliyat, tüm pozitif göstergeler bakımından durumun böyle olduğunu teslim etmenin bir vesilesi sadece.

Fakat bir kurum, sadece tesisten ibaret değildir.  İçine hangi aleti, hangi gelişmiş teknolojileri koyarsanız koyun, bir sağlık tesisi, içinde insan sıcaklığını bulamadığınız sürece hastane olamaz. İnsan sıcaklığı, otomasyona dayalı bir fabrika ile sağlık tesisini ayıran şeylerin en önemlisidir.  İlk tahlil ve görüntüleme işlemlerinden başlamak üzere, eski tanıdıklardan Echomar Müdürü Kaya Karatepe, Başhekim Nevzat Çimenoğlu’nun tebessümü ve yüreklendiren destekleri, bir senfoni içinde kulağın sürekli aradığı ve işittiği sesler oldu. 

Ameliyathane katına eskiden “İniliyordu”,  ek binanın yapılmasından itibaren “çıkılıyor”muş, bunu da öğrenmek nasipmiş. Yine de ameliyat önlüğü içinde bir sedyeden öbürüne aktarılırken, sanki aşağı inmiş duygusu içine giriyor insan.  Ameliyathanede iki genç –mesleklerini bilemiyorum, sağlık görevlisi diyelim- ile hoş bir sohbete daldık.  Birinin adı Melek idi, öbürü Serdar diye aklımda kalmış. Kendilerinden o kadar hoşlanmış, çenem de düşmüşken, çaktırmadan narkozu vermeselerdi iyiydi ama ne yapalım, o güzel insanların işi bu.  Yine de o sohbete devam etmenin bir yolunu bulmayı pek isterim.

İnsan acaba narkozun etkisiyle niye şablon espriler yapıyor?  Yeni edindiğim platin vidalarım dolayısıyla  “X ray cihazlarının artık yeni bir müşterisi olduğuma” yönelik espriyi biraz fazla kaçırmış, bu yüzden de refakat görevini üstlenen gözümün bebeği, tüm meşakkatlere büyük bir sabırla katlanan Yeğenim  Ömer’in kulaklarını fazlaca tırmalamış olabilirim.  Mesuliyet kabul etmiyorum, kesinlikle narkoz yüzünden.   Sadece Ömer de değil… Orada kaldığım yaklaşık iki buçuk gün boyunca, 3. Kat Genel Cerrahi Servisi personeli de öyle yakın ilgi ve şefkatle bakımımı gerçekleştirdi ki, insan darda kalmış da, kendisini düze çıkarmak üzere memleketin dört bir yanından gelmiş bir yeğen ordusunun içinde zannediyor kendini. Sağ olsunlar, var olsunlar.

Dert hakikaten insana bir sürü şey öğretiyor. Her zaman gözün iç tarafına yazılası şeyleri olduğu  gibi, her devirde değişmesi mümkün şeyleri de…  Mesela, tedavi ve nekahat süreçlerinin aynı zamanda bir hayat hikayesinde yolunuzun kesiştiği birçok kişiyle, ontolojik açıdan yeniden bir kabileye dönüşmenizi sağladığı daha evvel hiç akla gelmeyen, ancak hiç akıldan çıkmayan bir konudur. Sosyal medyanın siz ne derseniz deyin, derdinizi paylaşmaya hazır ne kadar çok insan olduğunu görmeniz açısından önemli veriler sağlaması, ancak bu çağda anlaşılabilecek bir konu...

Derman arama süreçleri, zaten bildiğiniz şeyleri daha da iyi bilmenize de vesile oluyor.  Antropolog Claude Levi Strauss’un vahşi kabileler arasında yaptığı gözlemleri anlatırken, “tüm uygarlık kabuklarının ardındaki, öz olarak insan’ı anlamaya yaklaşır gibi hissettiğine” ilişkin ifadeleri ile paralel bir duygu …  Protokol olarak kurumları temsil eden kişilerin insani nitelikleri bir kez daha tüm açıklığıyla serildi gözlerin önüne. Kaymakam İsmail Çorumluoğlu’nun esprili, canayakın doğası, Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın, kibar, babacan halleri, Ak Parti İlçe Başkanı Fatih Çakır’ın her zamanki sıcaklığı, CHP İlçe Başkanı Eylem Ertuğrul’un nezaketi… İnsan halleriyle çok güzel hepsi.

Ve meslektaşlarım…  Eğer insanları yürekten severseniz, gün olur kendinizin de sevilmeye başladığınızı hissedersiniz mutlaka.  Kimsenin ismini yazmayacağım, çünkü Karadeniz Ereğli’nin tüm basın mensupları ailesini kapsayan büyük bir muhabbet topluluğu bu.  İsim yazmış olsam, hepsini yazamaz, unuttuğum olur zaten…  Sağ olun dostlar…

Ziyaretime gelenler, telefonla arayanlar, mesaj gönderenler, sosyal medyadan yazanlar…  Sivil toplum kuruluşu temsilcileri, iş yaptığımız, selam verdiğimiz kişiler, arkadaşlarım, akrabalarım... Hepsinin adını yazsam burdan köye yol olur.  Dostunuz saydığınız kişilerin her zaman aynı fikirde olduklarınız arasında olmadığına ilişkin kanaatim, bu süreçte her zamankinden daha da perçinlendi… Destek ifadelerindeki samimiyete tüm kalbimle inanıyorum, güzel duygularını hissediyorum.  Hepiniz var olun…

Henüz nekahat dönemindeyim, giderek toparlıyorum ama en kısa sürede büyük Karadeniz Ereğli ailesi içinde bana düşen rolü üstlenmeye hazır olacağıma inanıyorum.  Selamlar…



YORUMLAR


Hüseyin AKSAKAL Tarafından Yazılan Son Yazılar

GAZETECİLİK, BEŞİK ULEMALIĞI DEĞİLDİR…


Mesleğin başlarında olduğum bir dönemde, feleğin çemberinden geçmiş büyüklerimizden birisi şöyle demişti:... Devamını oku >>

CEVABINI ARAYAN SORULAR…


Karadeniz Ereğli’de yaşıyoruz. Aynı zamanda daha büyük bir toplumun, Türkiye’nin bir ferdiyiz. İnsanlık âl... Devamını oku >>

CİDDEN NE KADAR CİDDİ?


Karadeniz Ereğli’de koronavirüs salgınının yayılma hızı konusunda  ciddi uyarılar yapılıyor.  Rakamların bölü... Devamını oku >>

HATIRLADIN MI ESKİDEN?


Bir fantezi şarkısı, “Hatırladın mı eskiden, geçmişteki günlerde, akşamları beklerdim sen okuldan dönerken ” ... Devamını oku >>

ŞU UFAK TEFEK İŞLER…


Halil Posbıyık, seçimi kaybetmesiyle sonuçlanan son döneminde, bugün hala işlevselliğiyle kentsel yaşama katkı vere... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

OMURGA, RAKI VE SİNA ÇILADIR
GAZETECİLİK, BEŞİK ULEMALIĞI DEĞİLDİR…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

7,8250
9,1363
472,37

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

parçalı az bulutlu
parçalı az bulutlu 18o

SON YORUMLAR