ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

Bir Melami dervişi, Posbıyık… O “YER” BENİM KİME NE?

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ı İslam tasavvufunun en naif tarikatlarından birisi olan Melamiliğin dervişlerine benziyor.

Her ne kadar bu benzetmeye konu olan Melamiliğin, dünya malına önem vermeyen, şekilciliğe karşı çıkan, olduğu gibi olan ve inançlarını özünde yaşayan özellikleri, bir hırka olarak Posbıyık’ın üzerine tam oturmasa da onun kendini ifade etme tarzı, karşısına aldığı güce efelenmesi, “vurdumduymazlığı” bunu akla getiriyor. Tam da 17. yüzyılda yaşamış Bektaşi Ozanı Kul Nesimi’nin, Melami yaşam tarzını anlatan o mükemmel nefesindeki gibi…

 

Bir bakıyorsun, ya kürsüde ya kamera karşısında “Ben melamet hırkasını, Kendim giydim eğnime, Arı namus şişesini, Taşa çaldım kime ne?” dercesine bu duruşunu tanımlıyor. Karışmayın bana, takmıyorum hiçbir şeyi, kimseyi tadında bir duruş bu.

Bazen bakıyorsun, “Sofular haram demişler, Bu aşkın şarabına, Ben doldurur ben içerim, Günah benim kime ne?” ben karar verip ben yapıyorum, başkan ben değil miyim, size ne havasında.

Melamilik, mal mülk edinmeyi, zenginleşmeyi hakir gören, eleştiren bir inanç bütünlüğü taşısa da, Başkanın, mülk edinirken ki tarzı bile bir Melami diklenmesi gibi…

“Nesimi’ye sordular ki, Yarin ile hoş musun, Hoş olayım olmayayım, O yar benim kime ne?

Tabi burada “yar” ve “yer” kelimeleri yer değiştiriyor.

Malikanesinin yanı başındaki arsayı satın almak istiyor. Bundan doğal olan bir şey olamaz. Kanunen de bir sıkıntı yok. E parası da var, neden almasın. Ama ufak bir sıkıntı var. Satın almak istediği yer kimin? Belediyenin. Satıcı belediye yani. Alıcı olan kim? Belediye Başkanı. Satışı kim onaylayacak? Belediye Meclisi. Yani tam aşağısı sakal, yukarısı bıyık. Gel de tükür… Şimdi o mecliste gel de “hayır” de.. Bu satış işlemi kanunu ama etik değil de.. Hayır oyu ver. Veren de olmadı zaten. Sıkıysa versinler. Başkan bir kere “ o yer benim kime ne?” demiş. Doğru da demiş? Alan da o satan da o. Hem belki belediye kasası biraz para görecek bu satıştan ne güzel.

Melami benzetmesi işin karikatürü tabi. Anadolu topraklarında sürgün vermiş tasavvuf, düşünce sistemlerinin en barışçıl temsilcilerinden Melamiler’le başkan arasındaki tek benzerlik, şeklen, “kendi bildiğini” okumak olur sadece.

ÇEKİMSER OY… UTANGAÇ MUHALEFET…

Aynı gündem maddesi görüşülürken, yani belediye başkanının villasının yanında belediyeye ait arazinin Başkan tarafından satın alınması için satışa çıkarılması görüşülürken, meclis çoğunluğunu oluşturan CHP’lilerden “itiraz” beklemek eşyanın tabiatına aykırı. Bunu yapmak, bir sonraki toplantıda “geçerli bir gerekçe” ile “kentin çıkarlarına ihanet etmekle”, “belediye içerisinden dışarıya muhbirlik yapmakla”, kim bilir belki de “maddi menfaat sağlamakla” etiketlenmeyi getirebilir. O arkadaşları “evet” dedikleri için az çok anlıyoruz.

Anlaşılmayan tutum meclisin muhalif grubu Ak Partililerin,  konuyu, “kanunu ama etik bulmayıp” ardından da oylamada “çekimser kalmaları. Bir şey ya yanlış ya doğrudur. Etik değilse yanlıştır. Yanlış bulunan bir konunun oylamasında “çekimser” kalmak, “vallahi biz aslında sırf, muhalefet olsun diye yanlış diyoruz, yoksa ortada yanlış hatta etik olmayan bir durum yok, bak işte çekimser kalarak kabul ettik bu satış işlemini demek değilse nedir?

Aslında burada başka bir yara var.

Bu yara hem Ak Partili hem de CHP’li meclis üyelerinin elini kolunu bağlıyor. Üyelerin büyük çoğunluğu, ucu bir biçimde belediyeye, belediye başkanına dayanan işlerle iştigal ediyor. Ve bu “el mahkum” mecburiyet, meclisteki her oylamada siyasi karşıtlık bir yana “duruma göre davranmayı” koşulluyor. Eller ona gör kalkıyor, ona göre iniyor. En fazla, “çekimser” kalınıp, utangaç bir muhalefet yapılıyor. Aslında “kabul ettik başkan, ama siyasi pozisyonumuz kabule bu kadar onay veriyor” deniliyor…

Ha konu, başkanı “birinci dereceden ilgilendirmezse” o zaman daha iyi bir muhalefet yapma şansı var muhalif meclis üyelerinin ama konunun merkez üssü başkan olunca muhalefet bile “çekimser” sınırlara çekiliyor.

31 Mart’ta belediye meclisi oluştuğuna, “eksik çok ama bu meclisin en büyük eksiği, bir ‘delinin’ olmaması”  demiştim. İşte o deli bu durumlarda çok lazım oluyor.

Geçen dönem, bu “deli kadrosunu” dolduran Fevzi Ekşi’nin kulaklarını çınlatarak, sözü bağlayalım…



YORUMLAR

adalı | 5 Aralık 2019
´´ Aslında “kabul ettik başkan, ama siyasi pozisyonumuz kabule bu kadar onay veriyor” deniliyor…´´ belediye ne demek? imar demek,arsa demek,rant demek..meclis üyesi kaç yap satcı var?


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

Deprem… Fay hatları… Umut… VE YÜSRA


24 Ocak Cuma akşamı acı bir haberle sarsıldık. 6.8’lik Elazığ depremiyle. Şu ana kadar 39 yurttaşımız depremde hayatını kaybetti. Kur... Devamını oku >>

EREĞLİ, ÜNİVERSİTEYİ (FAKÜLTEYİ) HAK ETMİYOR!


Başlığı okuyanların, şimdi la havle çekip, zülfü yare dokunacak cümleler kurmaya başladığını duyar gibiyim. En iyimse... Devamını oku >>

RAHŞAN ECEVİT’ÖLÜMÜ VE ULUSAL SOLUN SONU


Türkiye siyasetinin nevi şahsına münhasır figürlerinden biriydi Rahşan Ecevit . 17 Ocak Cuma akşamı biyolojik yaşamı sona e... Devamını oku >>

BOYUTU MU İŞLEVİ Mİ?


Durun, hemen heyecana kapılıp fantastik hayallere dalmayın! Gerçi sizler de haklısınız. Yurdum insanı, ülkemdeki teknolojik ... Devamını oku >>

FARKLI BİR POSBIYIK PORTRESİ


10 Ocak Cuma günü, Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladık. Mesleğin içinde olmak, gün&... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

Deprem… Fay hatları… Umut… VE YÜSRA
DERT ÖĞRETİR…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

5,9437
6,5524
302,12

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

kapalı
kapalı 10o

SON YORUMLAR