ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

BENİM MESLEKTAŞLARIM İŞİNİ BİLİR

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Türkiye siyasetinde marka olmuş isimler vardır. Marka isimlerin, markalaşmış ve neredeyse artık atasözüne, deyime dönüşmüş sözleri vardır. Bu hususta şampiyonluk, açık ara hiç şüphesiz eski başbakan ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e aittir. Demirel’in neredeyse her durumda bir dil sihirbazı gibi şapkadan tavşan çıkarırcasına söyleyecek bir sözü olmuştur ve çoğu halen günlük siyasette hatırlanır.

Demirel kadar olmasa da 1991 yılında madenlerin özelleştirilmesi için sergilediği inatlaşma nedeniyle maden işçilerinin eylemlerde attığı “Çankaya’nın şişmanı, işçi düşmanı” sloganıyla biz Zonguldaklılarla daha özel bir münasebeti bulunan yine eski başbakan ve cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın da tarihe mal olmuş incileri vardır.

Kendisi hakkında olumsuz yazı yazan gazeteciler için uçakta (ki önemli tespit ve açıklamaları uçarken yapmayı severdi) torunu Turgut’u ima ederek, “Siz gidin küçük Turgut’la uğraşın” sözüyle ayar vermede çığır açmışlığı vardır.

En az bu çığır açıcı söz kadar, Türk bürokrasisinin işleyiş kodlarını sığdırdığı ve kendisine “bürokraside işlerin rüşvet yoluyla yürütüldüğü" imasına verdiği, “benim memurum işini bilir” sözü Özal’ın belagat sanatındaki diğer bir zirvesidir.

Sabah sabah buraya nereden geldik…

Özal’ın bürokrasideki rüşvet çarkını biraz da cesaretlendiren bu tarihi özdeyişini hatırlamışken, Ereğli’de gazetecilik mesleğini “icra eden” bizlerin “meslek aşkına”, “mesleki kurallara duyarlılığına” kaydı aklım.

Şair Özdemir Asafın, “bütün renkler aynı hızla kirleniyordu birinciliği beyaza verdiler” dizesindeki kirlenme hızına yakın bir camiamız olsa da hiç mi elle tutulur yanımız yok?

Hemen, mesleğimizin ana yasası sayılan o altın kural geldi aklıma.

5N 1K… Yani haberin öğeleri ve olmazsa olmazı olan, "Ne? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? Kim?" soruları…

Sonra bir daha düşündüm. Yerel basın camiamızın asla üzerinden atlamadığı ve neredeyse milimine kadar uyduğu, prensip saydığı (!) bu kural konusunda meslektaşlarımıza söylenecek tek bir söz bulamadım.

Eğer böyle olmasa, 7 gün 24 saat büyük bir titizlikle Ereğli’de kimin, nerede, ne zaman, nasıl, neden, ne haltlar karıştırdığını, karıştırma ihtimali olduğunu, deli gibi merak etmez, sonra da kendi öncelik sıralamasına göre önce dedikodu kamuoyuna, ardından da ondan geri kalmayacak sosyal medyaya ve nihayet az daha usturuplu haliyle medya organlarına servis ederler miydi?

Bu konuda Ereğli’de gazetecilik yapan, yapar gibi yapan, yaptığını gazetecilik zanneden her bir arkadaşıma (tabi kendime de) en ufak eleştiri yapanın alnını karışlarım!

Kolay iş değil öyle, öncelikle kimin, nerede, ne yapacağının, yaptığının hesabını tutup, duruma göre jurnallemek (ki jurnalcilik zaten gazetecilik oluyor!), duruma göre dedikodu piyasasına sürmek, yerine göre dolaylı-direk haberini yapmak.

Hiç mi kusuru yok meslektaşlarımızın. Var tabi de o kadarı kadı kızında da olur. Misal çoğu meslektaşım bu kuralda en çok “KİM” sorusunu özellikle, bağıra bağıra öne çıkarmaya bayılır. Ardından “NE YAPTIYI” en şerbetli haliyle anlatır. “KİMİNLE” sorusu da eh biraz önemli ama “NASIL”, “NEDEN” “HANGİ DURUMDA”, “NİÇİN”  gibi teferruata ilişkin detayları görmenin ne önemi var? Hem zaten mesleğimizin ulvi bir görevi olarak, “VATAN KURTARMA” gibi bir sorumluluğumuz varken, “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” dememiş mi Ulu Önder! Şimdi durduk yere ne diye bu sözü boşa çıkarıp da “vatan haini” damgası yesin benim meslektaşım.

Bunca gözlemden sonra söylenecek tek söz kalıyor. Benim meslektaşlarım gerçekten işi(ni) biliyor!

Varsın biraz kirlenelim, varsın birileri birinciliği vermek için “beyaz kalanı” arasın.

Hem onu da biraz mesleğin “duayenleri”, “meslek örgütleri” düşünsün. Tabii renk körlüğünden ve içinde debelendikleri çamurdan kurtulma gibi bir niyetleri varsa.

Bir söz de Ereğli kamuoyuna, idarecilere, yöneticilere, siyasilere… Hiç öyle yan yan bakıp bıyık altından gülmeyin… Bu durum biraz da sizin aynanız. Bitirirken size de bir istek parça yollayıp sözü bağlayalım… Arabeski seversiniz. Sizin için gelsin. BİZİ SİZLER YARATTINIZ…



YORUMLAR

Ölümüne kardeş. | 15 Eylül 2020
Okudum taktir ettim izzet bey kendine yakışanı yapmış. Keşke diğer arkadaşlarımızda aynını yapabilse aman banada bişey olur diye geri duranlar birlik olmadığınız sürece sizede çok şeyler olacak boşa dememiş atalarımız birlikten kuvvet doğarı siz bilin gerisini....


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

MADALYONUN İKİ YÜZÜ: “HAİN” ARINÇ, “KAHRAMAN” ÇAKICI…


Geride bıraktığımız haftaya iki isim damga vurdu. Neredeyse birbirleriyle hiçbir ortak yanı yok bu iki ismin. Kullandıkları dil, ... Devamını oku >>

EREĞLİ’NİN KÜÇÜK GELİNİ KİM?


Rahmetli annemin numunelik lafları vardı. Hemen her durumda lafı çok uzatmaz, durumu sade şekilde özetleyen, izah eden bir d... Devamını oku >>

BİR YEM BORUSU OLARAK, “EREĞLİ İL OLSUN” SÖYLEMİ VE POSBIYIK’IN ÜÇÜNCÜ YOLU


Kimi durumlar vardır. İzahı için saatlerce konuşulabilir. Ya da cuk oturacak bir sözle, deyimle fazla lafa gerek kalmaz. Bil... Devamını oku >>

DÜĞÜN DEĞİL BAYRAM DEĞİL, POSBIYIK KİMİ ÖPÜYOR?


Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, siyaset ve yöneticilik açısından küçümsenemeyecek bir birikim ve deney... Devamını oku >>

DEPREMİN KAHREDENLERİ VE KAHRAMANLARINA…


Acı duyuyorsan canlısın, başkasının acısını hissediyorsan insansın. Biyolojik yanını bir yana bırakırsak insan nedir, kime denir, sorusunu ... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

MADALYONUN İKİ YÜZÜ: “HAİN” ARINÇ, “KAHRAMAN” ÇAKICI…
KUTUP YILDIZININ GÜNÜ
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

7,8187
9,3602
449,33

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

açık
açık 12o

SON YORUMLAR