ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

APTALLIĞIN LÜZUMU YOK!

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Yeni bir yıla girdik.

Aslında girdiğimiz çıktığımız bir şey yok.

Dünyamızın kendi etrafında ve güneşin etrafında attığı turları temel alarak, sonsuz uzay boşluğundaki sınırsız zamanı, eşit miktarda bölüştürerek oluşturduğumuz somut zaman kavramlarından bir tanesi yıl.

Yıldan yıla, güneş etrafında tam bir tur atmış oluyor dünyamız. Bu turun 1 Ocak’ta da tamamlandığını iddia etmek mümkün, 3 Temmuz’da da. Netice de dönüp duruyor dünya.

Dönmesine dönüyor da bu dönüş aklımızı başımızdan mı alıyor yoksa aklımız başımıza mı geliyor? O biraz meçhul.

Yılbaşları, yıl dönümleri, biraz da bireylerin, kurumların, toplumların, kendilerini sorguladıkları, muhasebe ettikleri, ortaya çıkan sonuçlara göre yeni yılı, yeni dönemi planladıkları eşiklerdir. Gidişattan, sonuçlardan memnun değilsek, yeni döneme girerken buna göre bir planlama şart.

Tam burada, Albert Einstein’a atfedilen o sözü hatırlatmak gerekiyor.  Einstein, yaşananlardan ders çıkarmama, yanlışlardan doğruya yönelememe durumunu anlatırken biraz da aptallığın tarifini verir ve “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek, aptalların işidir” der.

İşte 2020 yılına girdiğimiz şu gün birçoğumuz girilen bu yeni yılda kendi adımıza, ailemiz adına, çalıştığımız kurum, yönettiğimiz birim, toplum adına müthiş hedefler koyuyor, iyimser tablolar çizmeye doyamıyoruz.

İyi, güzel de bu değişik ve yeni sonuçlara ulaşmak için önce kendimizden başlamak üzere sonucu etkileyen faktörleri ne kadar yargılıyor, mahkum ediyor, değiştiriyoruz. Her şey bir yana en basit alışkanlıklarımızdan ne ölçüde vaz geçiyoruz, taviz veriyoruz. Yoksa aynı tas aynı hamam, ama soyut bir kavram olan “yeni yıldan” tüm sorunları bir çırpıda çözmesini, o arabesk şarkıdaki gibi “Tanrım beni baştan yarat” hayali mi kuruyoruz?

Oysa formül çok açık.

Farklı sonuçlar mı istiyoruz?

O zaman farklı şeyler denemeliyiz?

Hatta farklı düşünmeyi öğrenmeliyiz?

Yoksa dünyanın güneş çevresinde dönüp durması çare değil.

Aptallığın lüzumu yok…

Dünyanın dönüşünden, aynı yerde durarak, aynı şeyleri düşünerek, yaparak farklı ve umutlu sonuçlar bekleme ahmaklığının özeti de yine bir Nilüfer şarkısı gibi gerçeğin acı tokadını suratımıza çarpıp duracaktır.

“Dünya dönüyor sen ne dersen de

Yıllar geçiyor fark etmesen de…”



YORUMLAR

Emin Semih Özkök | 1 Ocak 2020
Değerli dost her yazdığın ile hayranlığımı arttırıyorsun. Kalemine taş değmesin. Sağlıklı yıllar diliyorum


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

POSBIYIK’I BEKLEYEN TEHLİKE!!! / VEKÂLET DARBESİ…


İnsanların lafı kuyruğundan anladığı bir yer ve dönemde ciddiyet bir yana mizah da çok zor yapılır. Tolum olarak, ökü... Devamını oku >>

DERVİŞİN FİKRİ VE ZİKRİ…


Güzel bir Kızılderili hikayesidir… Bir gün New-York´ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıka... Devamını oku >>

POSBIYIK: YENİLGİ VE ´´ZAFER´´


Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan zaferleri anlatmak için kullanılan bir deyim.  Kaz... Devamını oku >>

Posbıyık da rabia dedi... Ama Nasıl?


1960 ve 70’li yıllar dünyada ve Türkiye’de gençlik hareketlerinin, ulusal kurtuluş savaşlarının ve diktatö... Devamını oku >>

ÇAĞIN EN TEHLİKELİ VİRÜSÜ


Ülkemiz ve dünya son birkaç hafta içinde insanlık ve insanımız açısından ciddi sıkıntılara yol açan b... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

POSBIYIK’I BEKLEYEN TEHLİKE!!! / VEKÂLET DARBESİ…
BİR DE BURADAN BAKIN!
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

6,0706
6,5589
312,80

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

açık
açık 9.o

SON YORUMLAR