19 : 37 - Ereğli Belediyespor, Bartınspor'a boyun eğdi...   19 : 13 - Zonguldak Kömürspor: 2 - Şanlıurfaspor: 0   19 : 01 - Hatipoğlu'ndan Rektör Çufalı'ya ziyaret   15 : 14 - Kızlar iyi başladı…   15 : 04 - Kendi imkanlarıyla "yerli robot" üretti   14 : 59 - Zonguldak, Akdeniz Sahillerini aratmadı…   14 : 53 - Demirtaş: "Sosyal güvenlikte kara delik büyüyor!"   16 : 51 - Ereğli, Milli Takıma 34 sporcu verdi   16 : 45 - Mağaralarda, Anadolu rock rüzgarı esti   14 : 25 - Bektaş: "Muhtarlarımızla her zaman istişare halindeyiz"
 
 
ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
FOTO GALERİ
DİĞER
Firma Profili | Yayın İlkeleri | İletişim | Sitene Ekle | Arşiv | Rss | MOBİL BÖLÜM
 
 
KÜFREDEREK MEDYATİK OLMA
KÜFREDEREK MEDYATİK OLMA
16 Eylül 2019 13:10:21

Yazar : İzzet Aslanbay
   
   
 
   
 
Makaleyi PaylaşYazı boyutunu büyütmek için       

Küfür Medyası ya da medyatik küfür tabiri ne kadar doğru, kullanırken epey zorlandım. Ancak ulusal basın başta olmak üzere hem yazılı hem de görsel medya da "sokak dili"nin giderek yer bulması ister istemez bu tabiri kullanmayı koşulluyor.

Kendine has bir tekniği, kuralları, ölçüsü olan "haberciliğin" sahasına kadar sirayet eden bu kanserojen durumun birçok sebebi var. Ancak habercilikle ilgili tek ilişkisi sanırım daha çok okunur, izlenir olmak. Yani amaç için her şeyi kullanabilir bir eşiğe gelmek.

Konunun ulusal boyutunu bir yana bırakarak kendi mahallemize bakmak asıl derdim.

Steril bir "ahlak" tanımına hiçbir zaman inanmadım. Ahlak tanımı bana göre ancak "ilkesellikle" vücut bulacak olgu. Söylenen ve yapılan arasındaki tutarlılık ve kendi yaşam felsefenle çelişmemek. Buna bir de insanlığın biriktirdiği genel insani doğruları eklediğinde bas bayağı ahlaklı olabilir insan.

Orta ölçekli bir şehir de yaşıyoruz. Bu ölçeğe göre hatırı sayılır nicelikte bir gazeteci, haberci ya da bir biçimde kendisini bu sektörde sayan popülâsyona sahibiz. Her sektörde olduğu gibi basın camiasında da mesleki, ekonomik, siyasi farklılıklar, hesaplar, beklentiler zıtlaşmalara, kutuplaşmalara, sürtüşmelere yol açması doğal.

Doğal olmayan, bu sürtüşmelerde kullanılan dil, bu dilin giderek küfür ağırlığı kazanması ve en kötüsü bu dilin haberci, medya elemanı, gazeteci sıfatıyla kullanılır olması.

Sanırım burada temel sıkıntı medya ile sosyal medya arasındaki sınırın, tanımın tamamen ortadan kalmasında zaman zaman ikisini birbirlerinin yerine ikame edilmesinde yatıyor.

Varoluş nedeni olarak basın veya medya, kamusal bir alan iken adı üzerinde sosyal medya kişisel bir mecra. Var olma ve kullanılma nedenleri birbirinden çok farklı olan bu iki alanın giderek iç içe girmesi kullanılan dilin de eksen kaymasına yol açıyor.

Kişi tabi ki sosyal medya hesabında dilediğini paylaşma, istediği cümleyi kurma hakkına sahiptir. Burada temel itiraz, bu dilin "gazeteci" sıfatıyla kullanılmasıdır. Aslolan habercilik dilini sosyal medyaya taşırmakken, sosyal medyadaki fütursuz, kural tanımaz ve ağır ifadelerin habercilik diline taşınması her şeyi tuz buz ediyor.

Hani neredeyse herkesin kendi meşrebince bir habercilik dili, yayın tekniği oluşuveriyor. Olan, mesleğin kendisine, sektöre oluyor.

Peki bunun nedeni ne?

Eğitimsizlik mi?

Eh, bir kısmı öyle diyelim.

Doğallık mı?

Evet belki de kendi doğal halini, dilini kendine has kural ve ölçüleri olan bir meslek dilinin üzerinde tutmayı, yiğidin yoğurt yiyişi tarzı mesleki bir yetenek zannedenler de var diyelim.

Ama asıl sorun yine başta belirtiğimiz, "izlenme, takip edilme, okunma" malum ifadeyle "beğeni" oranını artırmayla gelip buluşuyor.

Sorun bu olunca da günde bir düzine, şayet bir psikolog tarafından incelense "bir megolamana ait" denilecek fotoğraf, yetmedi aleme ayar, siyasete nizam veren, daha da akıllanmayanlara bel atından sükseli cümleler sökün ediyor. İlgi görüyor, "beğeniliyor", demek ki doğru yapıyor.

Oysa yapılanın tam adı şu…

Aslında kurduğu her cümlede diğerini "kadın ticareti yapan" mesleğe dahil eden, hızını alamayıp çoklu cinsel ilişki yöntemleri tarifi veren bu kişilerin tek derdi, bu süslü, ağdalı ve bol küfürlü dille kendini pazarlamak.

Kişilerin kendisini pazarlama tekniğine karışamayız. Tek itirazımız bu tekniğe "gazetecilik" kılıfı giydirmektir ki gazetecilikte bu türden bir tekniğin varlığı ne yazık ki henüz literatüre girmiş değil.

Neticede bizimkisi ahlaki değil, mesleki bir hatırlatma…

  Bu Yazı Toplam 493 Defa Okunmuştur

 
 
Yorum Ekle    Arkadaşına Gönder

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Köşe Yazarları
İzzet Aslanbay
Ereğli'nin geleceği mi, "Son Mohikan" fantezi

Ereğli Belediyespor, Bartınspor'a boyun ..
Kızlar iyi başladı…
Demirtaş: "Sosyal güvenlikte kara ..
Bektaş: "Muhtarlarımızla her zaman ..
ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

İmamoğlu: "İstanbul'a hizmet etmek, Türkiye'ye hizmet etmektir"

YORUMLAR
» Öğberliler'den İstiklal Marşlı destek…
» Posbıyık: "Yasalar ne derse desin OYAK suçludur"
» 149 Kişi alınacak, bin 755 kişi başvurdu
» Çakır, yeni açılan okulları ziyaret etti
» Ala ve Kıran son yolculuklarına uğurlandı
» Türeli: "Özel okul zinciri olan bir bakandan ne beklenebilir?"
» Ereğli'nin yedi renkli "çiçeği" mezarı başında anıldı
» Alaplılılar, (ALTIN)cı Filo'ya karşı harekete geçti
» Devlet Hastanesi'ne 2 atama yapıldı
» "Erdemir'in bölge halkının geleceğini hiçe saydığı doğru mudur?"
 

Magazin  
Başkandan taraftarlara önemli çağrı!
  Başkandan taraftarlara önemli çağrı!
  Bakan Kılıç bıçağı eline ..
  Ereğli'de, Pascal Nouma izdihamı
  Nikah masasında transfer pazarlığı
  Zonguldak'ta Model rüzgarı esti
İSTATİSTİK
  İstatistik
  Dün : 14159
  Bugün : 5561
  Toplam: 36123303
   Şuan Çevirimiçi:

 102 konuk,

 

KATEGORİLER

DEMOKRAT

Sosyal ağlarda Demokrat'ı takip et

Hay&NS web katalogları