22 : 34 - Çatıdan düşen yaşlı adam hayatını kaybetti   18 : 52 - Ereğli'nin ve spor camiasının acı kaybı...   17 : 45 - Motosiklet ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı   17 : 42 - Radyo koleksiyoncuları onun peşinde   17 : 38 - Bu aşkı ancak çekici çekebildi...   17 : 33 - Yeşil sahadan Mehmetçik'e destek   17 : 47 - Öğberliler'den İstiklal Marşlı destek…   15 : 07 - Posbıyık: "Yasalar ne derse desin OYAK suçludur"   17 : 52 - Park halindeki otomobilin lastiğine çarpıp takla attı   17 : 33 - 21 yıl görev yapan sahte öğretmenin yargılanmasına devam edildi
 
 
ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
FOTO GALERİ
DİĞER
Firma Profili | Yayın İlkeleri | İletişim | Sitene Ekle | Arşiv | Rss | MOBİL BÖLÜM
ANA SAYFA  / Gündem
Bakar: "Yürütülen süreç rant ve talan politikalarına dayanmaktadır"
Bakar: "Yürütülen süreç rant ve talan politikalarına dayanmaktadır"

Depremle birlikte ortaya çıkan can ve mal kayıplarını "kadere" bağlamak, her afetten sonra günü kurtarma anlayışı ile yapılan açıklama ve çalışmalar deprem gerçeğini anlamamanın ötesinde insan hayatı ile kumar oynamanın örnekleri olarak değerlendirilmelidir. Ülkemizde halen yürütülmekte olan süreç, rant - talan politikalarına ve yoğun emek sömürüsüne dayanmaktadır.

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       
 16 Agustos 2019 13 : 38 

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ereğli Temsilci Yardımcısı Halil Bakar,  17 Ağustos Marmara Depremi'nin 20. Yıldönümünde, depremin ülkenin hala en büyük sorunu olduğunu bildirdi.  

Bakar, ilgili mevzuatı deprem gerçeğine göre yeniden ele almakta sorumlu olan siyasi iktidarın yaklaşımının yanlış olduğunu ifade etti.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şube Kdz Ereğli Temsilciliği, Temsilci Yardımcısı Halil Bakar, yazılı açıklamasında 17 Ağustos 1999 depreminin 20. yıl dönümünde, depremin ülkemizin hâlâ en büyük sorunu olduğunu hatırlatmanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirtti.

Bakar şunları kaydetti:

" Çünkü deprem önlemlerini almakta, toplumu depreme karşı bilinçlendirmekte, yapı üretim sürecini ve yapılaşmayı deprem tehlikesini gözeterek düzenlemekte, ilgili mevzuatı deprem gerçeğine göre yeniden ele almakta birinci derecede sorumlu olan siyasi iktidarın konuya yaklaşımının yanlış olduğunu,  toplumun güvenle geleceğe hazırlanmadığının düşünüldüğü belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Türkiye bir deprem ülkesidir. Topraklarının ve nüfusunun büyük bir bölümü deprem tehlikesi altındadır. Türkiye topraklarında 1900`lü yılların başından günümüze otuza yakın büyük ölçekli deprem meydana gelmiş ve resmi kayıtlara göre 100 bin civarında insan hayatını kaybetmiştir.

Buna karşın deprem bir doğa olayıdır. Öncelikle bu gerçek kabul edilmelidir. Bu konuda neredeyse özdeyiş haline gelen "deprem değil uygunsuz konut öldürür" tanımlaması doğru ancak eksik bir tanımlamadır. Çünkü konut, yer seçiminden planlamaya, projelendirmeden programlamaya, inşadan denetlemeye uzanan ve bir bütünlük taşıması gereken yapı üretim sürecinin bir ürünüdür. Bu nedenle süreç bir bütün olarak ele alınmalı ve öldürenin deprem değil bilim ve tekniği yok sayan, günübirlik çıkar odaklı ve ranta dayalı "bozuk yapı üretim süreci" olduğu gerçeği görülmelidir.

Depremle birlikte ortaya çıkan can ve mal kayıplarını "kadere" bağlamak, her afetten sonra günü kurtarma anlayışı ile yapılan açıklama ve çalışmalar deprem gerçeğini anlamamanın ötesinde insan hayatı ile kumar oynamanın örnekleri olarak değerlendirilmelidir.

Ülkemizde halen yürütülmekte olan süreç, rant - talan politikalarına ve yoğun emek sömürüsüne dayanmaktadır. Bu kapsamda da ülke ekonomisinde inşaat işkolu ekonomiye sanal lokomotiflik yapacak bir "sektör" haline dönüştürülmüştür. 2012 yılında, halkımızın güvenli ve sağlıklı konutlarda yaşamasını temin etme söylemleriyle çıkarılan  6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" kısaca "kentsel dönüşüm" yasası YIK-YAP anlayışı ile yeni sorun yumakları oluşturmuştur. Kanunda sayılan özelliklerde dahi olmayan alanlar Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edilip yapılaşmaya açılmıştır. Bunun yanında siyasal iktidarın kentlere dönük saldırısı; kentsel değerlerin ve kamusal alanların sermayeye teslim edilmesi, kent merkezlerinin rant projelerine ayrılması, doğal kaynaklar, orman arazileri, kamu ve halka ait arazi ve mülkler ile deprem toplanma arazilerinin kentsel dönüşüm adı altında yağmalanmasını da beraberinde getirmiştir.  İmar Barışı adı altında çıkarılan ve uygulaması ekonomik ihtiyaçlarla uzatıldığı anlaşılan yasayla tehlikenin boyutu kat be kat artmıştır."

"TİCARİ KAYGI TEKNİK KAYGININ ÖNÜNE GEÇTİ"

 Sonuç olarak Ülke topraklarının büyük ölçüde deprem tehlikesi altında bulunduğunu ifade eden Akar, şu görüşlere yer verdi:

"Nerede ise her gün ülkemizin bir yerinde bir deprem yaşanmaktadır. Buna karşın yapı üretim süreci Ülke ve halkın ihtiyaçları gözetilerek değil, konut inşaasını ekonominin anahtarı olarak gören bir anlayışla, rant yaratmaya yönelik olarak işletilmektedir.

Bilim ve tekniğin yok sayıldığı bir ortamda ticari kaygı teknik kaygının önüne geçmiştir. Bilgi ve beceriye dayalı yöneticilerin yerini şirket ve cemaat ilişkileri almıştır. Üniversiteler, meslek odaları sürecin dışına itilmiştir.

Bilimin, tekniğin ve insan yaşamının dikkate alındığı bir kentleşme ve yapılaşma yerine, kişi ve grupların çıkarlarına dayalı bir yapılaşma anlayışı kentlerimizi yaşanmaz bir hale getirmiştir. Ormanlar, ağaçlar, yeşil alanlar, su havzaları, park ve bahçeler yok edilerek kentlerde boş alan bırakılmazken, güvenli yapı ve yaşanabilir bir çevrenin yaratılması Ülkenin karar vericilerinin öncelikleri arasında yer almamıştır.

Biz inşaat mühendisleri Odasının, Odaya bağlı şubelerin ve temsilciliklerin yöneticileri olarak bilim ve tekniğe bağlılığın Ülkemizin ve halkımızın aydınlık geleceğinin biricik yolu olduğuna inanıyor ve bu inançla depremin bir afet değil doğa olayı olduğunu, onu afet yapanın rant yaratma politikaları ve buna bağlı olarak işletilen bozuk yapı üretim süreci olduğunu kamuoyu ile paylaşıyoruz."


Haberi Paylaş
Haber :
Bu Haber 710 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :

YORUMUNUZ
YORUM EKLE
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Diğer Başlıklar
 Bu Kategori ile ilgili diğer Başlıklardan
 13-10-2019 | 22 : 34 46  Çatıdan düşen yaşlı adam hayatını kaybetti  (113)
 13-10-2019 | 18 : 52 38  Ereğli'nin ve spor camiasının acı kaybı...  (166)
 13-10-2019 | 17 : 45 00  Motosiklet ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı  (136)
 13-10-2019 | 17 : 38 41  Bu aşkı ancak çekici çekebildi...  (86)
 13-10-2019 | 17 : 33 55  Yeşil sahadan Mehmetçik'e destek  (95)
 12-10-2019 | 17 : 47 19  Öğberliler'den İstiklal Marşlı destek…  (287)
 12-10-2019 | 15 : 07 17  Posbıyık: "Yasalar ne derse desin OYAK suçludur"  (277)
 11-10-2019 | 17 : 52 54  Park halindeki otomobilin lastiğine çarpıp takla attı  (284)
 11-10-2019 | 17 : 33 34  21 yıl görev yapan sahte öğretmenin yargılanmasına devam edildi  (227)
 11-10-2019 | 16 : 37 18  Tıp fakültesi yolu ulaşıma kapatıldı  (290)
 11-10-2019 | 15 : 44 43  Ereğli'nin geleceği mi, "Son Mohikan" fantezisi mi?  (12)
 11-10-2019 | 15 : 08 12  Ereğli belediyesi ‘e-devlet kapısı'nda  (247)
 11-10-2019 | 13 : 56 15  Jandarmaların yemin töreninde duygulu anlar yaşandı  (242)
 11-10-2019 | 13 : 13 16  Madenciler, Mehmetçik için Kur'an-ı Kerim okuttu  (570)
 10-10-2019 | 21 : 32 29  Aydın: "Kamuoyu vicdanında adalet tecelli etmedi"  (262)
 10-10-2019 | 17 : 08 43  Maden ocağındaki göçükte ölen işçi defnedildi  (243)
 10-10-2019 | 15 : 39 19  Katliamda hayatını kaybedenler, Zonguldak'ta anıldı  (226)
 10-10-2019 | 15 : 29 12  Aşkar: "Barış Pınarı Harekatı'nı destekliyoruz"  (211)
 10-10-2019 | 15 : 19 33  Gülüçlü kadınlar, Güneydoğu yolcusu  (232)
 10-10-2019 | 14 : 47 29  Adı alt geçit ama geçebilene aşk olsun  (218)
 10-10-2019 | 14 : 16 12  Kanaryalarımız, dünyaya açılıyor  (192)
 10-10-2019 | 14 : 12 27  Şüpheyle durduruldu, üzerinden uyuşturucu çıktı  (212)
 10-10-2019 | 11 : 33 24  Dünyanın en iyi 25 şirketi açıklandı  (678)
 10-10-2019 | 11 : 03 45  Halk otobüslerinden bin liraya yakın bozuk para çalındı  (195)
 10-10-2019 | 10 : 56 21  Göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi  (166)
Köşe Yazarları
İzzet Aslanbay
Ereğli'nin geleceği mi, "Son Mohikan" fantezi

ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

YORUMLAR
» 149 Kişi alınacak, bin 755 kişi başvurdu
» Çakır, yeni açılan okulları ziyaret etti
» Ala ve Kıran son yolculuklarına uğurlandı
» Türeli: "Özel okul zinciri olan bir bakandan ne beklenebilir?"
» Ereğli'nin yedi renkli "çiçeği" mezarı başında anıldı
» Alaplılılar, (ALTIN)cı Filo'ya karşı harekete geçti
» Devlet Hastanesi'ne 2 atama yapıldı
» "Erdemir'in bölge halkının geleceğini hiçe saydığı doğru mudur?"
» GMİS, Başdanışman Oruç'u ziyaret etti
» THK, 12 bin liralık kurban derisi topladı
 

KATEGORİLER

DEMOKRAT

Sosyal ağlarda Demokrat'ı takip et

Hay&NS web katalogları