14 : 34 - Keleş, yüzde 10 indirim kampanyasına destek istedi   13 : 23 - Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi'nden "ufuk açacak" proje   13 : 10 - Demirtaş: "Seçim için değil, sözümü tutmak için çalışıyoruz"   10 : 45 - Ereğli Belediyespor 2. sıraya yerleşti   10 : 27 - Yavru kedi itfaiyecileri terletti   13 : 02 - Gelecek için kodluyorlar   12 : 42 - CHP, emeklilerin derdine "derman" arıyor   12 : 28 - Otomobil bariyere çarptı…   12 : 22 - Türkiye'nin 7 rengi Ereğli'de tek yürek oldu   12 : 12 - Hastane tedavi amaçlı dedi, bakanlık soruşturma açtı
 
 
ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
FOTO GALERİ
DİĞER
Firma Profili | Yayın İlkeleri | İletişim | Sitene Ekle | Arşiv | Rss | MOBİL BÖLÜM
ANA SAYFA  / Eğitim
Yılmaz: "Sınav kalktı sözü büyük bir aldatmaca"
Yılmaz: "Sınav kalktı sözü büyük bir aldatmaca"

Eğitim Sen Zonguldak Şube Başkanı Orhan yılmaz, "TEOG sınavı kalktı sözü büyük bir aldatmaca olup açıklananın aksine temel eğitimden ortaöğretime geçişte sınav kalkmamıştır. Öğrencilerin önemli bir bölümü Haziran ayında yapılacak olan sınava katılacaktır. Doğal olarak Bakan Yılmaz'ın TEOG' un kaldırılmasına gerekçe olarak sunduğu ‘okul dışı kaynaklara yönelmenin belirgin bir şekilde artması kaçınılmazdır" dedi.

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       
 07 Kasim 2017 13 : 49 

Yılmaz, ortaöğretim kurumlarına girişle ilgili yeniden yapılan düzenlemeye yaptığı yazılı açıklamada, TEOG sınavının kaldırılması ile ilgili tartışmaların yaklaşık iki aydır sadece sınava girecek öğrenciler ve velilerinin gündemini değil, tüm yurttaşların gündemini işgal ettiğini belirtti.

 

5 Kasım 2017 tarihinde Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın, TEOG yerine getirilen yeni sistemi açıklamasıyla zaten karışık olan zihinlerin daha da karıştığını öğrenci ve velilerde oluşan kaygıların büsbütün arttığını ileri süren Yılmaz açıklamasında şunları kaydetti:

 

"Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın TEOG sınavının kaldırıldığını açıkladığı gerekçeler sınava dayalı sistemin dayatıldığı zamanlarda ortaya koyduğumuz gerekçelerin yalnızca birkaçını kapsaması yanında aynı sıkıntıların yeni sitemde fazlasıyla devam edeceğini belirtmek durumundayız. Bunların yanı sıra Milli Eğitim Bakanı   "Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi" adı altında yeni bir sisteme geçiş yapıldığını açıklamıştır. Yeni sistemde özetle öğrencilerin %90 ‘ı adresine en yakın olan 5 okulu tercih edecek ve bunlardan birine yerleşecektir. Böylece ortaöğretim çağındaki 1 milyon 200 bin öğrenciden 1 milyon 80 bini bu şekilde bir ortaöğretim kurumuna yerleştirilecektir. Ayrıca Milli Eğitim Bakanı'nın talihsiz bir şekilde ‘nitelikli okullar' olarak ifade ettiği (fen lisesi, sosyal bilimler lisesi, proje okulları vb.) yine yapılacak merkezi sınavla öğrenci almaya devam edecektir. Türkiye'deki bütün okulların niteliğinden sorumlu olanların ‘nitelikli okullar' vurgusu yaparak, Türkiye'deki okulların yüzde 90'ının niteliksiz olduğunu kabul etmesi, iktidarın eğitimdeki başarısızlığının en açık itirafıdır.

OKUL DIŞI KAYNAKLARA YÖNELİM DAHA DA ARTACAK

TEOG sınavı kalktı sözü büyük bir aldatmaca olup açıklananın aksine temel eğitimden ortaöğretime geçişte sınav kalkmamıştır. Öğrencilerin önemli bir bölümü Haziran ayında yapılacak olan sınava katılacaktır. Doğal olarak Bakan Yılmaz'ın TEOG' un kaldırılmasına gerekçe olarak sunduğu ‘okul dışı kaynaklara yönelmenin belirgin bir şekilde artması kaçınılmazdır. Çünkü sınavla öğrenci alan okul sayısının azalması bu okullara girmek için daha yüksek puan almayı zorunlu hale getireceği için kurs, etüt ve özel derse yönelim daha da fazla olacaktır.

ADRESE DAYALI KAYIT ÇÖZÜM DEĞİL

Bakan Yılmaz' ın açıkladığı ‘adrese dayalı kayıt sistemi' sorunları çözmek bir yana daha da arttıracaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki her öğrencinin istediği okula gitmesi en doğal hakkı olmalıdır. Sınavsız ve her öğrencinin istediği okulda eğitim alması savunulması gereken en temel yaklaşım olmalıdır. Adrese dayalı bir sistemin öncelikle öğrencilerin seçme hakkını kısıtlamakta, öğrencileri sadece oturduğu mahalle ya da eğitim bölgesine hapsetmektedir. Semtlerin ekonomik ve sosyal farklılıkları ve eşitsizlikleri okullara da kaçınılmaz olarak yansımaktadır. Okulların teknolojik donanımlarından, öğrencilere yönelik olarak sunulan olanaklara, velilerin okul yaşantısına katkısına kadar pek çok alanda bu farklılıkları ve eşitsizlikleri görmek mümkündür. Sanki tüm okullar eşit ve aynı olanaklara sahipmiş gibi bir ön kabul ile öğrencileri kendi bölgelerinde/mahallelerinde bulunan okullara gitmeyi zorlamak sınıfsal eşitsizliklerin devamını ve öğrencilerin ait olduğu toplumsal sınıfa göre eğitim almaya zorlamak anlamına gelecektir. Bu durum pek çok velinin öğrencinin gitmesini istediği okulların bulunduğu bölgeye taşınması veya adresini taşımasına neden olacaktır ki bu durumun yaratacağı sosyal ve ekonomik sorunlar oldukça ciddi sonuçlar üretecektir.

Pek çok bölgede seçilebilecek 5 okulun bile bulunmaması zorunlu olarak öğrencilerin istemeseler bile bazı okullara gitmelerini zorlamak anlamına gelecektir. Bahsi geçen 5 okul büyük şehirlerde büyük olasılıkla 1 İmam Hatip Lisesi, 2 Meslek Lisesi, 2 Anadolu Lisesi şeklinde olacaktır. Okul başarı puanı düşük olanlar Meslek Lisesine, daha da düşük olanlar İmam Hatip Liselerine (İHL) yerleştirilecektir. Böylece temel eğitimden ortaöğretime geçişte öğrencilerin en az yüzde 25'inin İHL' ye yerleşmesi garanti altına alınacaktır. TEOG sürecinde İHL' ye yerleşme oranının %11-12 civarında olduğu dikkate alındığında, benimsenen modelin kontenjanlarının ancak yüzde 65'ini doldurabilen İHL' lere yönlendirmeyi temel aldığı açıktır. Bu durum öğrenci, tercih, ilgi ve yeteneklerine göre eğitim alma hakkını ortadan kaldırmaktadır.

TERCİH VE YERLEŞTİRME NEYE GÖRE YAPILACAK

Öğrencilerin hepsinin aynı okulu birince sırada tercih etmesi durumunda o okula yerleştirmenin hangi ölçülere göre yapılacağı da belirsizdir. Örneğin bir bölgede sadece bir lise, bir meslek lisesi ve bir imam hatip lisesi olduğunu varsayalım ve 600 öğrencinin ise adrese dayalı olarak yerleşmesi gerekirse kim hangi ölçüye göre hangi okula yerleşecektir? Zorunlu olarak bu okullardan birine yerleşmek durumunda kalan öğrencinin kendi tercihine göre öğrenim görme hakkı ortadan kalkmış olacaktır.

 

Bakan Yılmaz' ın yeni sistemi açıklarken ‘nitelikli okul', ‘niteliksiz okul' ayrımı yapması büyük bir skandaldır ve kabul edilmesi mümkün değildir. İlk kez bir Milli Eğitim Bakanı, bütün okulların niteliğinden sorumlu olduğunu bile bile devlet okullarına yönelik olarak böylesine tepki çeken bir açıklama yapmıştır. Bakan Yılmaz'ın bu söyleminin, ‘Nitelikli okul' listesine dahil olmayan okulların öğrencileri ve öğretmenlerinin üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerin ne kadar yoğun olacağı açıktır.

Sınavla öğrenci alacak olan okulların toplam 120 bin öğrenci alması planlanmaktadır. Hangi ‘nitelikli okulların' sınavla öğrenci alacağı ise Mayıs ayında açıklanacaktır. Bu durum, Mayıs ayına kadar pek çok okulun Bakanlık koridorlarında bu listeye dahil olma çabası içine gireceğini göstermektedir.

ESAS ALINAN SİYASAL İKTİDARIN İSTEM VE İHTİYAÇLARIDIR

İkinci olarak sınavla öğrenci alacak olan okulların büyük bir bölümünün imam hatip liseleri olması hiç şaşırtıcı olmayacaktır. Proje okullarının ve önünde hazırlık sınıfı bulunan Anadolu liselerinin öğrenci kontenjanlarının yönetmelikle 5 sınıfla sınırlandırılması, sınava girecek yüzde 10'luk kesimin hangi okullara yönlendirileceği ile ilgili fikir vermektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı bugüne kadar benimsediği eğitim politikaları ile eğitim sistemini siyasal iktidarın ihtiyaçları ve hedefleri doğrultusunda yap-boz tahtasına çevirmek dışında eğitimde somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmemiştir. Temel eğitimden ortaöğretime geçişte yapılan son değişiklik, bakanlığın asıl amacının sağlıklı, herkesin memnun olacağı bir ortaöğretim sisteminin oluşturulması olmadığını açıkça göstermektedir. Nitekim MEB' in açıkladığı yeni ortaöğretime geçiş sistemi, sadece özel okulları ve emlakçıları sevindirmiştir.

Eğitimin hiçbir kademesinde öğrencilere ve dolayısıyla ailelerine dayatmada bulunulmamalı, eğitim sisteminin öncelikli sorunu olan "sınav merkezli eğitim" anlayışı derhal terk edilmelidir. Her öğrencinin kendi ilgi ve becerisi doğrultusunda hangi alanda okuyacağını kendisinin belirleyeceği bir eğitim sistemi oluşturmayı hedeflemeden atılacak her adım, eğitimde yaşanan kaosu derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Sınavlara endekslenmiş bir eğitim sisteminin nitelikli olması asla  mümkün değildir. İlköğretimden üniversiteye kadar yapılan sınavlarda çocuklarımız ve gençlerimiz resmen yarıştırılmakta, birbirleriyle rekabet etmeleri istenmektedir. Kapitalizmin dayattığı "piyasacı eğitim" anlayışının tipik bir örneği olan bu anlayış derhal terk edilmeli, öğrencileri birbiri ile rekabet eden değil, onları geliştiren, çok yönlü bilgi ve beceri kazandırıcı, nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir. Bunun için öncelikli olarak yapılması gereken, öğrencilerimizi sınav cenderesinden kurtarmak olmalıdır."


Haberi Paylaş
Haber :
Bu Haber 498 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :

YORUMUNUZ
YORUM EKLE
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Diğer Başlıklar
 Bu Kategori ile ilgili diğer Başlıklardan
 15-10-2018 | 13 : 23 02  Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi'nden "ufuk açacak" proje  (176)
 14-10-2018 | 13 : 02 13  Gelecek için kodluyorlar  (228)
 12-10-2018 | 22 : 36 58  Küçüklerden, büyüklere "büyük" ders...  (402)
 04-10-2018 | 13 : 41 05  "Nitelikli eğitim, nitelikli öğretmenle olur"  (558)
 24-09-2018 | 13 : 12 53  KEAL'e, "sosyal farkındalık" ödülü  (858)
 22-09-2018 | 16 : 19 10  Köseler'de "Okul" seferberliği!..  (701)
 21-09-2018 | 09 : 39 46  Okulun bahçesinde, dünyanın çevresini ölçtüler  (661)
 21-09-2018 | 09 : 12 30  "Ya öğreten ya öğrenen ol"  (330)
 18-09-2018 | 10 : 48 17  Akbaş: "Eşit ve parasız eğitim hakkı gasp ediliyor"  (161)
 16-09-2018 | 14 : 16 48  Ereğli'de, 136 okulda, 31 bin 677 öğrenci ders başı yapıyor  (246)
 15-09-2018 | 16 : 14 54  Yılmaz: "Okullar eğitim kurumu olmaktan uzaklaşıyor"  (527)
 14-09-2018 | 15 : 53 54  Kantarcı: "Ulusal eğitim politikası oluşturulmalıdır"  (226)
 14-09-2018 | 15 : 37 02  BEÜ Tıp Fakültesi'nin eğitim kalitesi tescillendi  (370)
 13-09-2018 | 12 : 48 09  Yılmaz: "Bakanlık çözüm değil, sorun üretme merkezi"  (219)
 11-09-2018 | 11 : 19 01  Çevik: "Alaplı 2018-2019 eğitim ve öğretim yılına hazır"  (234)
 10-09-2018 | 15 : 01 01  Okullarda uyum süreci başladı  (259)
 06-09-2018 | 21 : 57 57  Kura ile sınıfları belirlendi…  (774)
 30-08-2018 | 11 : 11 22  Bakan, o müdürü bizzat aradı ve tebrik etti  (661)
 29-08-2018 | 11 : 15 13  Türkiye eğitim kalitesinde 99. sırada  (550)
 28-08-2018 | 13 : 52 12  Zonguldak'ta 1 yılda 921 kurs düzenlendi  (407)
 12-08-2018 | 11 : 45 06  Binlerce öğrenciye teşvik müjdesi  (1227)
 09-08-2018 | 14 : 20 24  YÖK bu bölümlerde okuyacak gençlere burs verecek  (984)
 09-08-2018 | 09 : 18 33  MEB'den lise yerleştirmelerine ilişkin açıklama  (781)
 07-08-2018 | 10 : 35 14  28 bin 126 kütüphanemiz var  (475)
 06-08-2018 | 14 : 02 22  Öğrencilere müjde!  (515)
Köşe Yazarları
İzzet Aslanbay
CHP, Ereğli'de hükmen mağlup…
Hülya ÇOKER
LAFIN TAMAMI…

ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

YORUMLAR
» Servisçiler, yeni eğitim yılı için kurban kesti
» Öğretmenler, Dünya Öğretmenler Günü'nü kutladı
» Cumhurbaşkanı'nın açıklaması ardından denetimler başladı
» Uysal: "Başarı dileklerimi sunuyorum…"
» Belediye'den bin 5 yüz öğrenciye kırtasiye yardımı…
» Demirtaş: "Koca çınarın gölgesinde herkese yer var!
» 400 maden şehidinin yakını kamuda iş başı yapacak
» Demirtaş: "Laiklikten ödün verilemez"
» Gülüç, Aleyna Tilki'yle coştu…
» Büyük Zafer, Ereğli'de özensiz ve yetersiz katılımla "kutlandı"
 

KATEGORİLER

DEMOKRAT

Sosyal ağlarda Demokrat'ı takip et
Copyright ©Demokrat Keleşler Medya Grup | Tel: 0(372) 322 15 00 - Faks: 0(372) 322 15 04
Hay&NS web katalogları