14 : 50 - Çaturoğlu: "Taşeronlarla ilgili çalışma son haddesinde"   12 : 33 - Turpçu: "İthal kömürden alınan vergiler amacı dışında kullanılıyor"   11 : 26 - Neşe Erberk anaokulu törenle hizmete açıldı...   11 : 21 - Keleş: "Zonguldak 5. teşvik bölgesi kapsamına alınmalı"   11 : 15 - Ekşi ailesinin acı günü   11 : 11 - "Beni herkes bilir, ben teknoloji özürlüyüm..."   15 : 37 - Erdemir'de eylem!   14 : 09 - Baba Akyüz sonsuzluğa uğurlandı   14 : 06 - "Belediye kaçak binada hizmet veriyor" iddiası…   09 : 36 - Ereğli Belediyespor, lidere konuk oluyor
 
 
ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
FOTO GALERİ
DİĞER
Firma Profili | Yayın İlkeleri | İletişim | Sitene Ekle | Arşiv | Rss | MOBİL BÖLÜM
ANA SAYFA  / Eğitim
Yılmaz: "Eğitim harcamaları halkın sırtına yıkılmak isteniyor"
Yılmaz: "Eğitim harcamaları halkın sırtına yıkılmak isteniyor"

Eğitim Sen Zonguldak Şube Başkanı Orhan Yılmaz, 2018 Merkezi Yönetim Bütçesinde Milli Eğitime ayrılan payın, eğitim giderlerini halkın sırtına yükleneceği kuşkularını artırdığını iddia etti.

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       
 25 Ekim 2017 14 : 53 

Yılmaz yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:

2018 Merkezi Yönetim Bütçesi, geçtiğimiz hafta TBMM'ye sunulmuştur. 2018 yılı Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi ise 7 Kasım Salı günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülecektir. 2018 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) ayrılan bütçe rakamlarına bakıldığında, iktidar temsilcilerinin aksi yöndeki tüm iddia ve çarpıtmalarına rağmen eğitimin en temel ihtiyaçlarının yine görmezden gelindiği, bütçenin önceki yıllarda olduğu gibi sadece zorunlu harcamalar dikkate alınarak hazırlandığı anlaşılmaktadır. Yıllardır kamu hizmetlerine özellikle de eğitime ayrılan kaynaklar sadece rakamsal olarak artmakta, doğrudan eğitim hizmetlerine yönelik yatırımlar açısından bütçelerde gerçek anlamda bir artışın olmadığı açıkça görülmektedir.

MİLLİ EĞİTİME AYRILAN PAY 92 MİLYAR 529 MİLYON LİRA

2017 yılında 85 milyar 49 milyon TL olan MEB bütçesi, 2018 yılı için 92 milyar 529 milyon TL olarak belirlenmiştir. Bütçe rakamları içinde en kapsamlı ve en yaygın kamu hizmetleri içinde yer alan eğitime ayrılan pay, hükümetin eğitim hedeflerini gerçekleştirmek bir tarafa, mevcut ihtiyaçları bile karşılayabilecek seviyede olmadığını göstermektedir.

Yıllar itibariyle baktığımızda MEB bütçesinde sayısal olarak bir artış yaşanmasına rağmen, asıl bakılması gereken eğitim bütçesinin milli gelir içinde ne kadar yer aldığıdır. Geçtiğimiz 15 yıl içinde MEB bütçesinin milli gelire oranı çok az artmış olmasına rağmen, belirlenen rakamlar ihtiyacın çok altında kalmış ve eğitim harcamalarının esas yükü, eğitimi adım adım ticarileştirme ve kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması politikalarının da etkisiyle büyük ölçüde halkın sırtına yıkılmıştır.

AKP hükümetinin son 15 yıl içinde en başarısız olduğu alan tartışmasız eğitim alanıdır. Her bütçe döneminde eğitime en çok payı ayırmakla övünen siyasi iktidar, son yıllarda "okulöncesi eğitimin zorunlu olacağı" ve 2019 yılına kadar tüm okullarda "tam gün eğitime geçileceğini" iddia etmiştir. Bütün bu iddiaların gerçekleşebilmesi için 2018 MEB bütçesinde önceki yıllara kıyasla ciddi bir artış yapılması gerektiği açıktır.

ORANSAL AZALMA VAR

TBMM'ye sunulan 2018 Bütçe Kanun Tasarısında MEB'e ayrılan bütçe rakamlarına bakıldığında, bir önceki yıla kıyasla oransal olarak artış değil, yüzde 1'lik bir azalma olduğu dikkat çekmektedir. Her fırsatta eğitime en çok payı kendilerinin ayırdığını iddia eden AKP hükümetleri döneminde eğitim bütçesinin milli gelire oranı OECD ortalaması olan yüzde 6'nın çok altındadır.  Bu verilerin en açık anlamı, eğitim harcamalarının önemli bir bölümünün, tıpkı geçmiş yıllarda olduğu gibi, 2018 yılında da halkın sırtına yıkılacağıdır.

MEB bütçesinin rakamsal büyüklüğünün temel nedeni, hükümetin eğitime verdiği önemden değil, büyük ölçüde personel harcamalarından kaynaklanmaktadır. Bu durumun farkında olan MEB, eğitim emekçilerini esnek, kuralsız ve güvencesiz çalıştırmak için gece gündüz çalışmakta, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasını temel alıp eğitimde güvencesizliği yaygınlaştırmaktadır.

MEB'in Öğretmen Strateji Belgesi ile öğretmenlere yönelik performans dayatması ve angarya çalıştırma uygulamaları ile işgücü maliyetlerini aşağıya çekmeye çalışmasına rağmen, bakanlık bütçesinin yüzde 80'i personel için yapılan sabit ödemelere gitmektedir.

MEB bütçesinin büyük bölümü personel giderleri (%69) ve sosyal güvenlik devlet primi giderlerine (%11) gitmektedir. Başka bir ifadeyle, eğitime bütçeden en çok payı ayırdıklarını iddia edenler, bu payın yüzde 80'inin zorunlu olarak personel harcamalarına ayrıldığını özellikle gizlemeye çalışmaktadır. 2018 MEB bütçesi içinde mal ve hizmet alım giderlerinin payı % 9,5, cari transferler % 3, diğer giderler ise % 7,5'dir.

2002-2018 yılları itibarıyla MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan payın gelişim seyri, her fırsatta "Bütçeden en çok payı eğitime ayırdık" diyenlerin halkı nasıl kandırdıklarının, eğitime ayrılan bütçenin ne kadarının yatırıma ayrıldığını gizlemeye çalışarak gerçekleri nasıl çarpıttıklarını göstermektedir. MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17,18 iken, eğitim hizmetlerinin sunumu açısından çok önemli olan bu rakam 2009'da yüzde 4,57'ye kadar gerilemiştir. 4+4+4 sonrasında zorunlu olarak kısmen de olsa artışa geçen eğitim yatırımlarına ayrılan bütçe oranı, 2014 sonrasında yeniden azalmaya başlamıştır. 2018 yılı itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay sadece ve sadece yüzde 8,36'dır.

BU BÜTÇE İLE HEDEFLERE ULAŞILMAZ

Hükümetin eğitim alanında önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğini iddia ettiği okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi ve bütün okullarda tam gün eğitime geçilmesi hedefinin mevcut bütçe rakamları ile gerçekleşmesi mümkün değildir.

2018 MEB bütçesinin bizlere gösterdiği en temel gerçek, eğitimde yaşanan yoğun ticarileşme sürecinin önümüzdeki dönemde artarak devam edeceği ve velilerin 2018 yılında cebinden yapacağı eğitim harcamalarının belirgin bir şekilde artacağıdır. 

Eğitimden beklenen amaçların gerçekleşmesi, öğretmen açıklarının kadrolu istihdam ile kapatılması, eğitimin niteliğinin yükseltilmesi, okul-derslik açıkları sorununun çözülmesi, fiziki alt yapı ve donanım eksikliklerinin giderilmesi ve diğer sorunlar için mevcut bütçe anlayışının acilen değişmesi gerekmektedir.

EĞİTİM HİZMETİ PİYASA KOŞULLARINA GÖRE DÜZENLENİYOR

Eğitim, devredilemez ve vazgeçilemez kamusal bir haktır. Bu alanda yapılan çeşitli araştırmaların da gösterdiği gibi, devlet okullarında paralı eğitim uygulamaları yaygınlaştıkça, en düşük gelir dilimindeki yüzde 20'lik kesimin gelirleri içinde eğitim harcamalarına ayırmak zorunda oldukları pay artmaktadır. Söz konusu artış ise ancak gıda ve sağlık harcamalarından kısılarak gerçekleştirilebilmektedir. Bu koşullarda devlet okullarında eşitsizlikleri derinleştiren örnekler, var olan toplumsal eşitsizlikler doğrultusunda okulları ayrıştırmaya neden olmakta zenginle yoksula ayrı ayrı "devlet okulu", hatta aynı devlet okulu içinde gelir durumuna ya da başarı düzeyine göre farklı "sınıf"lar oluşturulmasının önünü açmaktadır.

Piyasacı eğitim sistemi, yaşamın her düzeyinde rekabeti, hizmetin bedelini ödemeyi, öğrenci ve velilerin "müşteri" haline getirilmesini hedefleyerek, toplumsal eşitsizliği ve toplumdaki sınıf farklılıklarını daha da derinleştirmektedir. Aynı okul içinde sınıflar, aynı bölgede okullar, farklı bölgeler, birbirleriyle rekabet içine sokularak eğitim hizmetleri piyasa kurallarına göre düzenlenmekte, öğrenciler birer yarış atı gibi sınavdan sınava koşturmaktadır. 

Yapılması gereken, kamusal kaynakların yine kamusal bir hak olan eğitim için, özel çıkarlar değil, toplumsal çıkarlar gözetilerek değerlendirilmesi ve sadece eğitimde değil, bütün alanlarda kamu harcamalarının payının arttırılmasıdır."


Haberi Paylaş
Haber :
Bu Haber 153 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :

YORUMUNUZ
YORUM EKLE
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Diğer Başlıklar
 Bu Kategori ile ilgili diğer Başlıklardan
 18-11-2017 | 11 : 26 02  Neşe Erberk anaokulu törenle hizmete açıldı...  (69)
 15-11-2017 | 10 : 52 48  Eğitim Sen, rehberlik yönetmeliğine Danıştay'da iptal davası açtı  (87)
 12-11-2017 | 12 : 53 22  Turgut Reis'te, eğitim için uyumlu birliktelik  (287)
 07-11-2017 | 13 : 49 11  Yılmaz: "Sınav kalktı sözü büyük bir aldatmaca"  (157)
 25-10-2017 | 14 : 53 59  Yılmaz: "Eğitim harcamaları halkın sırtına yıkılmak isteniyor"  (153)
 17-10-2017 | 15 : 28 50  Yılmaz: "Çözüm sınavla değil, eğitim sistemiyle sağlanır"  (192)
 17-10-2017 | 10 : 35 12  BEÜ Mühendislik Fakültesi Yatay Geçiş Kontenjanlarına yoğun ilgi  (318)
 17-10-2017 | 09 : 43 45  Rehber öğretmenler, "Yaratıcı Drama Eğitimi" aldı  (283)
 13-10-2017 | 09 : 23 36  Madenoğlu: "Ansızın gelebilirz"  (345)
 07-10-2017 | 12 : 23 25  Akbaş: "Eğitimle ilgili her şey, herkes belirsizlik içinde"  (678)
 03-10-2017 | 15 : 57 56  TGEV'in, "Ateş Böceği" Ereğli'de"  (295)
 02-10-2017 | 10 : 35 56  BEÜ Teknopark, kuruldu  (266)
 27-09-2017 | 13 : 23 12  Eğıtim-Sen: "Asıl sorun, ‘ben yaptım oldu' tavrıdır"  (198)
 27-09-2017 | 11 : 11 20  BEÜ Yabancı Diller Yüksekokulu akredite edildi  (180)
 26-09-2017 | 11 : 15 41  Eğitim Sen: "Herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalı"  (494)
 21-09-2017 | 11 : 14 19  Babal: "Bazı okullara müdür atanamadı"  (350)
 21-09-2017 | 11 : 01 49  Öztürk: "Yeni yönetmelik yeni mağduriyetler yaratmamalı"  (381)
 19-09-2017 | 11 : 55 40  Eğitim Sen: "Ereğli'de, ‘süper müdür' kavramı yaratıldı"  (1054)
 19-09-2017 | 09 : 30 13  BEÜ, 2017-2018 akademik yılına başladı  (199)
 17-09-2017 | 13 : 20 42  Yılmaz: "Üyesine sahip çıkmayan sendikacılığı anlayabilmiş değiliz"  (244)
 17-09-2017 | 11 : 35 45  Eğitim Sen: "Eğitim ticarileşti, özelleşti, dinselleşti"  (389)
 14-09-2017 | 14 : 42 57  Kaymakamlıktan, YGS-LYS sınavları için kurs desteği  (380)
 08-09-2017 | 13 : 48 07  Madenoğlu: "Maaş alıyorsan, görevini yapacaksın"  (376)
 07-09-2017 | 12 : 15 31  Savcılık "FETÖ ile irtibatı yoktur" dedi, iadesini istedi...  (294)
 05-09-2017 | 10 : 20 37  Tosun: "İkili öğretimin sonuna geldik"  (280)
Köşe Yazarları
İzzet Aslanbay
FİRARİ BOĞA VE BOĞAÇHAN
Hülya ÇOKER
KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ
Muhittin GÜRLEK
BARIŞ İSTEMEK, İNSAN OLABİLMEKTİR

ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

YORUMLAR
» "Belediye kaçak binada hizmet veriyor" iddiası…
» "Fabrikalara gidecek balıklar vatandaşlara satılıyor!"
» Ertürk: "AK Partinin Atatürkçülüğü gerçekçi değil"
» Ünlü sanatçı Haluk Levent, madencileri ziyaret etti
» GMİS: "Endişelerimizi, bakana ilettik"
» Anlamayana, davul zurna az….
» Yağmura rağmen… "Yaşasın Cumhuriyet…."
» Sizin yapacağınız yardımın...
» Çakır: "Ereğli sevdasını sorgulamak kimsenin hakkı değil"
» "Siz Cumhuriyet'i kutlamayın"
 

KATEGORİLER

DEMOKRAT

Sosyal ağlarda Demokrat'ı takip et
Copyright ©Demokrat Keleşler Medya Grup | Tel: 0(372) 322 15 00 - Faks: 0(372) 322 15 04
Hay&NS web katalogları