14 : 07 - Şarampole yuvarlanan araçta 3 kişi yaralandı   11 : 04 - Ereğli, Yelken Milli Takım Antrenörü İmamoğulları'nı ağırladı   10 : 56 - Turpçu: "Bu kadar termik santralin dünyada örneği yok"   10 : 49 - Demirtaş: "Milli enerjide kar-zarar hesabı yapılmaz"   10 : 00 - "Çanakkale' nin izleri EREYLİN'de"   09 : 38 - Yağmurda kaydı, sürücüsü yaralandı…   09 : 07 - Muhtarlar ve MHP, Ereğli'nin il olmasında mutabakat içinde   08 : 58 - Çakır: "Ereğli'nin menfaatine olacak her projeyi destekleriz"   16 : 38 - Hava muhalefetine karşı uyarı..   14 : 40 - Kent meydanında ilk kazma vuruluyor
 
 
ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
FOTO GALERİ
DİĞER
Firma Profili | Yayın İlkeleri | İletişim | Sitene Ekle | Arşiv | Rss | MOBİL BÖLÜM
ANA SAYFA  / Ekonomi
"Filyos, tüm canlıların ortak mirasıdır"
"Filyos, tüm canlıların ortak mirasıdır"

Ekonomik ve Ekolojik Sürdürülebilirlik Açısından Filyos Vadisi Sempozyumu, 20-21 Mayıs tarihlerinde Çaycuma Belediyesi SEKA Sosyal Tesisleri'nde yapıldı. İki gün boyunca yapılan 5 oturumda, toplam 15 bildirinin sunulduğu sempozyum zengin içeriğiyle göz doldurdu.

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       
 26 Mayis 2017 15 : 18 

Ekonomik ve Ekolojik Sürdürülebilirlik Açısından Filyos Vadisi Sempozyumu, 20-21 Mayıs tarihlerinde Çaycuma Belediyesi SEKA Sosyal Tesisleri'nde yapıldı. İki gün boyunca yapılan 5 oturumda, toplam 15 bildirinin sunulduğu sempozyum zengin içeriğiyle göz doldurdu.

1960'lı yıllarda bölgenin ilk kalkınma planını yapan Sayın İlhan Tekeli'nin ufuk açıcı sunumuyla başlayan sempozyumda Filyos Vadisi ve yapıldığı söylenen projesi her yönüyle ele alındı. Bir de teknik gezinin yer aldığı çalışmada bölgenin arkeolojik ve ekolojik zenginlikleri kadar dikkat çeken doğal peyzajı da çıplak gözle izlendi. İki günlük tartışmaların ışığında ortaya çıkan aşağıdaki metin "Sempozyum Sonuç Bildirgesi" olarak kabul edildi.

"FABRİKA KURMAK AKIL DIŞI"

1. Filyos Vadisi sulak alanları, endemik türleri, biyolojik çeşitliliği, zengin flora ve faunası ile Karadeniz Bölgesi'nin en değerli ekosistemlerinden biridir. Irmak yukarı havzalardan taşıdığı alüvyonlarla çok değerli tarımsal toprak oluşturmaktadır. Batı Karadeniz Bölgesinin tek sulak alanıdır ve göç kuşlarının konaklama yeridir. Bu niteliklere sahip bir arazinin endüstri alanı ilan edilmesi hem iç hukuktaki Toprak Kanunu'na, hem de Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Irmağın eğiminin azaldığı yerlerde oluşturduğu menderesler toprak üreten fabrikalar olarak kabul edilir. Bu doğal fabrikaların üzerine doğayı tahrip edecek yeni fabrikalar kurmaya çalışmak akıl dışıdır.

"BİLİME, AKLA VE DOĞAYA AYKIRI"

2. Filyos Irmağı ülkenin debisi en yüksek akarsularından biridir. Bu ırmağın ağzına uzun yıllar önce planlanan liman için yıllar içinde defalarca fizibilite çalışması yapılmış, ırmağın taşıdığı yoğun sürüntü nedeniyle dolma olasılığı başta olmak üzere pek çok teknik nedenle yapılabilir bulunmamıştır. Öte yandan limanın ekonomik parametreleri de gerçekçi değildir. Endüstriyel merkezlere uzak olduğu için bir lojistik merkez olma olasılığı zayıftır. Projelendirilen kapasiteyi karşılayacak bir ekonomik etkinliğin uzun vadede bile ortaya çıkma olasılığı görünmemektedir. Ayrıca liman proje sahasıyla ilgili devam eden pek çok dava bulunmaktadır, bu nedenle hukuki durumu da son derece tartışmalıdır.  Tüm bunlara karşın liman inşaatının başlatılmış olması bilime, akla, doğaya ve hukuka sırt çevirmek anlamına gelmektedir.

"SİYASİ VE İDARİ İŞBİRLİĞİ GEREKLİ"

3. Yıllardır konuşulması ve bölgesel kalkınma sorununa temel çözüm olarak önerilmesine karşın Filyos Vadisi diye bir projenin aslında olmadığı sempozyumda açık bir şekilde ortaya çıkmıştır.  Kamu kurumları arasında eşgüdümün sağlanamadığı, süreçleri bütünlüklü olarak yönetecek bir idarenin kurulmadığı, avan sayılacak bir projenin bile ortaya çıkarılmadığı, konuşulan her şeyin hayal ticaretinden ibaret olduğu kesin bir dille teyit edilmiştir. Öte yandan çıktılarından etkilenecek üç il olan Zonguldak, Karabük ve Bartın'ın projeye ilişkin kurguları birbirinden çok farklıdır. Bırakınız üç ilin siyasetçilerini, aynı bakanlığa bağlı kamu görevlileri bile işbirliği yapmakta zorlanmaktadır. Bu da vadinin planlamasında tehlikeli sonuçlar doğurmaktadır.

"EKOLOJİK MANTIKLA BAKILMALI"

4. Türkiye'de bölgesel planlamanın öncü isimlerinden olan ve bölge üzerinde 50 yılı aşkın çalışma deneyimi bulunan Prof. Dr. Sayın İlhan Tekeli, 1900'lü yılların sonunda insan doğa ilişkisinin mühendislik mantığı üzerinden çözülmeye çalışıldığını, 1960'lı yıllarda buna bir de kalkınmacılığın eklendiğini, konuşulan projenin bu iki anlayışın ürünü olduğunu söylemiştir.  Bu bakışın artık çağdışı kaldığını ifade eden Sayın Tekeli, soruna bir de ekolojik mantıkla yaklaşılması gerektiğini bildirmiş, Zonguldak'ın kalkınma problemini ekolojik yaklaşımla çözme becerisini göstermenin ülke için son derece önemli olduğunun altını kalın çizgilerle çizmiştir.

"YEREL AKIL, MUTLAKA DAHİL EDİLMELİ"

5. Bu zamana değin Zonguldak havzasıyla ilgili yapılan tüm planlamalar, kentsel vizyon, gelişim kurgusu halkın katılımı olmadan, dışarıdan bakışla yapılmış, bu da hep bölgede yaşayan insanların aleyhine sonuçlar doğurmuştur. Olumsuzlukların önüne geçmek için planlama süreçlerine yerel aklın mutlaka dahil edilmesi gereklidir. Vadi planlamasının projeler değil süreçler üzerinden yapılmasıyla dıştan gelecek her türlü baskının önüne geçilmesi mümkündür.  Ekolojik kaygılarla birleşen yerel arayışlar bölge gerçekleriyle daha çok örtüşen sonuçlar yaratacak ve daha demokratik bir planlama süreci ortaya çıkaracaktır.

"TARIMI DIŞLAMANIN İZAHI OLAMA"

6. Sempozyuma katılarak görüşlerini açıklayan üreticilerin de teyit ettiği gibi tarım, hayvancılık, arıcılık, orman ürünleri gibi zengin potansiyelin desteklenmesi durumunda, hiçbir kirli teknoloji ürünü yatırıma gereksinim duymadan çok daha iyi bir ekonomik gelişim, refah düzeyi çok daha yüksek bir bölge yaratılabilir. Kamunun bu alanlarda ciddi desteklemeler yaptığı da anlaşılmaktadır. Diğer yandan da aynı alanda yörede yaşayanların tarımsal üretim yapmasını engelleyecek endüstriyel tesislerin kurulmaya çalışılmasının izahı mümkün değildir. Filyos ve Türkiye'nin önündeki tek seçenek enerji, demir - çelik ve inşaata dayalı ekonomik büyüme patikası olamaz.  Bu patika ekonomik, toplumsal ve ekolojik açılardan da zaten sürdürülemez durumdadır. Irmağı, ormanı, tarımsal alanları, mandası, insanı, zengin flora ve faunasıyla Filyos Vadisi yeşil ekonomik dönüşümün pilot bölgesi seçilerek bir başarı öyküsü yazılabilir.

"ŞİRKETLEŞMEYİ TEMEL ALAN POLİTİKA YANLIŞ"

7. Sempozyumda söz alan üreticiler, mandacılık, kestane balı üreticiliği başta olmak üzere tüm alanlarda aile tipi küçük üreticilikten daha çok şirketleşmenin teşvik edildiğine dikkat çekmiştir. Bölgedeki ekolojik ve yerli tohuma dayalı üretimin tümüyle sona ermesi anlamına gelen bu politikadan kesinlikle vazgeçilmelidir. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan tüm çalışmalar aile tipi işletmelerin, dev şirketlerden çok daha verimli olduğunu ortaya koymaktadır. Bugün AB ülkeleri ve ABD başta olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde, tarımda şirketlerin payı %2 ile 4 arasındadır. Tüm bunlar göz önüne alındığında Filyos Vadisi'nde şirketleşmeyi temel alan tarımsal politikaların yanlış olduğu rahatlıkla görülebilmektedir. Ne üreticinin ne tüketicinin yüzünü güldüren, aracıları zengin eden tarım politikaları yerine, gıda toplulukları temelli tarıma geçilmesi bir başka alternatif olarak düşünülmelidir.

"İVEDİLİKLE MÜZELER KURULMALI"

8. Filyos Vadisi tarihi-arkeolojik birikimi, ekolojik zenginlikleri, henüz bozulmamış peyzaj özellikleriyle büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Bölgede bulunan yerel yönetimlerin ‘Yavaş şehir' vizyonuyla beldelerini yapılandırdıkları takdirde pek çok olumlu sonuca ulaşması mümkündür. Filyos'ta doğa, tarih, kültür ve bisiklet gibi rotaların belirlenerek turizmin çeşitlendirilmesi; trekking, festival, şenlik, buluşma, kampçılık, kestane hasadı, kuş gözlemi gibi kavramlarla zenginleştirilmesi önerilmektedir. Bölgedeki turizm faaliyetlerini geliştirmek için ‘Filyos Havzası Sürdürülebilir Turizm Eylem Planı' hazırlanmalı, bu plan tüm taraflar için önleyici ve bağlayıcı hükümler taşımalıdır. Yöredeki paydaşların katılımıyla ‘Filyos Vadisi Turizm Koordinasyon Kurulu' oluşturulması çalışmaların bütünlüklü yürümesine hizmet edecektir. Havzanın tarihsel/kültürel zenginliği dikkate alınarak, arkeoloji, kent, mozaik, etnoğrafya gibi kültür değerlerini koruma altına alıp insanlarla buluşmasını sağlayacak müzelerin kurulması için ivedilikle çalışmalara başlanmalıdır.

"FİLYOS HAVZASI KOORDİNASYON KURULU KURULMALI"

9. Filyos Vadisi'nde sanayi-şehirleşme-turizm gibi yapılacak tüm yatırımlarda koruma kullanma dengesi gözetilmeli, havzada yapılması planlanan yatırımlarda mutlaka yeşil endüstriler, bacasız sanayiler, yüksek veya orta-yüksek teknolojilerle temiz üretim hedeflenmelidir. Toplumsal tüm kesimlerin, yerel aktörlerin katılımıyla ‘Filyos Havza Koruma ve Gelişim Planı' hazırlanmalı, bu planla ilgili tüm gelişmelerden kamuoyu şeffaf ve zamanında bilgilendirilmelidir. Kurumlar arası eşgüdümün sağlanması ve ortak bir amaca hizmet edilebilmesi amacıyla yine uzamanlar ve tüm aktörlerin katılımıyla ‘Filyos Havzası Koordinasyon Kurulu' kurulması faydalı olacaktır.

"KAVRAMLAR FETİŞLEŞTİRLMEMELİ"

10. Filyos Vadisi Projesi tartışılırken, çok kullanılan ‘kalkınma', ‘büyüme' gibi kavramların fetişleştirilmesi doğru değildir. Çünkü bu süreçlerden toplumun farklı kesimlerinin adaletli şekilde yararlanamamaktadır. Son zamanların ‘çılgın' projelerinde de görüldüğü gibi ‘kalkınma' diye sunulan süreçlerin, toplumsal maliyeti çok daha ağırdır. Doğanın görünmeyen girdileri düşünülmeden ortaya atıldığı için çok büyük gizli maliyetler içermektedir.

"FİLYOS, TÜM CANLILARIN ORTAK MİRASIDIR"

11.  Yapılan bu sempozyum Filyos Vadisi için yapılacak ekolojik temelli arayışların başlangıcı sayılmalıdır. Başta yerel yönetimler olmak üzere bölgedeki sivil toplum örgütleri, üretici birlikleri, konuya taraf kamu kuruluşları çalıştaylar, sempozyumlar, arama konferansları gibi çalışmalarla tartışmaya devam ederek, doğa- insan dengesini en doğru noktada kuracak çözümler üretilmelidir. Filyos yalnız burada yaşayan yurttaşlarla başka coğrafyalarda yaşayan insanların değil, evrendeki tüm canlıların ortak mirasıdır. Bir ekolojik koridor olarak mutlak koruma altında olmalı, gelecek kuşaklara bozulmadan devredilmelidir.


Haberi Paylaş
Haber :
Bu Haber 540 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :

YORUMUNUZ
YORUM EKLE
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Diğer Başlıklar
 Bu Kategori ile ilgili diğer Başlıklardan
 21-11-2017 | 08 : 58 17  Çakır: "Ereğli'nin menfaatine olacak her projeyi destekleriz"  (80)
 20-11-2017 | 09 : 26 44  Bacıoğlu: "Alım gücündeki erime vahim boyutlarda"  (66)
 18-11-2017 | 11 : 21 58  Keleş: "Zonguldak 5. teşvik bölgesi kapsamına alınmalı"  (89)
 09-11-2017 | 14 : 29 03  "Fabrikalara gidecek balıklar vatandaşlara satılıyor!"  (277)
 09-11-2017 | 14 : 04 56  Kasap esnafı: "Et fiyatları kısa süre sonra patlama yapar"  (275)
 28-10-2017 | 21 : 40 56  Çakır: "Ereğli, tekli öğretime geçiyor"  (302)
 24-10-2017 | 10 : 09 00  18 kilometrelik gerilim hattının bakımı yapıldı  (193)
 23-10-2017 | 10 : 10 39  Türkiye, banka ve kredi kartında Avrupa birincisi  (175)
 21-10-2017 | 10 : 40 27  "Ereğli, teknik destek projelerinde lider oldu"  (364)
 20-10-2017 | 12 : 03 50  Vali Çınar, Ereğlili sanayicilerle görüştü  (256)
 17-10-2017 | 13 : 16 29  Özcan: "Tersanelerin önünün açılması için öncülük edin"  (229)
 16-10-2017 | 12 : 45 48  Madenoğlu: "Varagel, turizme kazandırılmalı"  (270)
 16-10-2017 | 12 : 07 34  100 gençten 21'i işsiz  (204)
 14-10-2017 | 12 : 00 30  Motorlu Taşıtlar Vergisi yeniden düzenlenecek  (480)
 07-10-2017 | 16 : 43 53  Ereğli'de DTO zirvesi yapıldı  (267)
 07-10-2017 | 12 : 46 13  Özcan: "Erdemir'in, Ereğli düşmanlığı bir türlü bitmiyor"  (298)
 07-10-2017 | 12 : 32 01  GMİS: "Torba yasa tasarısı geri çekilmelidir"  (348)
 03-10-2017 | 16 : 02 04  Teknopark'ın bir şubesi de Ereğli'de açılacak  (299)
 03-10-2017 | 11 : 45 35  Tetiker: "Bölge ekonomisine önemli değer katacaktır"  (286)
 03-10-2017 | 10 : 49 58  Tarım ve Hayvancılık Fuarı, yüz güldürdü  (235)
 30-09-2017 | 10 : 34 19  Tarım fuarında 8 kiloluk taş fırın ekmeği  (381)
 29-09-2017 | 09 : 37 33  Batı Karadeniz Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı başladı  (194)
 28-09-2017 | 13 : 53 21  Atayan: "Özel statü değil, ayrımsız kadro istiyoruz"  (232)
 28-09-2017 | 09 : 59 01  3 bin 257 kişiden 276'sı işe yerleştirildi  (234)
 22-09-2017 | 13 : 59 50  Keleş. "Ütopik vaatlerde bulunmayacağız"  (404)
Köşe Yazarları
İzzet Aslanbay
FİRARİ BOĞA VE BOĞAÇHAN
Hülya ÇOKER
KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ
Muhittin GÜRLEK
BARIŞ İSTEMEK, İNSAN OLABİLMEKTİR

ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

YORUMLAR
» Çakır: "Ereğli-Devrek Yolu, planlandığı gibi tamamlanacak"
» "Belediye kaçak binada hizmet veriyor" iddiası…
» "Fabrikalara gidecek balıklar vatandaşlara satılıyor!"
» Ertürk: "AK Partinin Atatürkçülüğü gerçekçi değil"
» Ünlü sanatçı Haluk Levent, madencileri ziyaret etti
» GMİS: "Endişelerimizi, bakana ilettik"
» Anlamayana, davul zurna az….
» Yağmura rağmen… "Yaşasın Cumhuriyet…."
» Sizin yapacağınız yardımın...
» Çakır: "Ereğli sevdasını sorgulamak kimsenin hakkı değil"
 

KATEGORİLER

DEMOKRAT

Sosyal ağlarda Demokrat'ı takip et
Copyright ©Demokrat Keleşler Medya Grup | Tel: 0(372) 322 15 00 - Faks: 0(372) 322 15 04
Hay&NS web katalogları